HAYATIMIZIN HER ANI RAMAZAN OLSUN RAMAZAN SADECE ORUÇ DEĞİL BİR AHLÂK İNKILABIDIR RAMAZAN SADECE İBADET DEĞİL BİR MEDENİYET İNŞASIDIR
Hoca Bir Kültür Fenomeni -3-
Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
SAVUNMA SANAYİMİZDEKİ BAŞARI, DOSTA GÜVEN, DÜŞMANA KORKU VERMEKTEDİR.
SENİN DÜNÜR
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
O KADAR MI ZOR?
Taşkent’te Muhteşem Bir Kompleks: İslam Medeniyet Merkezi
İŞTE KULUM
Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Haydutlar küresel ekonomiyi yangın yerine çevirdiler
ÇIVIT
İhtiyarlar Cennete Giremez!
Müslümanların Büyük İmtihanı “Ne tarafta yer alacağız?”
Eski Konyaspor ruhu, bu
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
İNSANLIĞA DÜŞMAN ŞETAN VE ONUN ASKERLERİ
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
Küçük bir odada kocaman bir sevgi vardı bizim evde. Kerpiç duvarlar serindi ama insanın içine işleyen bir sıcaklık taşırdı. Duvarda asılı dedemden kalma bir baston vardı, her baktığımda onu hatırlardım. Testilerin içindeki filize tülbentler, kanepenin üstünde annemin elleriyle işlediği yastıklar... Her şey dokunulurdu, samimiydi, gerçekti.
Sonra değişti her şey.
Duvarlar değişti, kapılar değişti. Örtüler, yastıklar değişti. Evlerin ruhu bile değişti.
Annem yamardı pantolonumun yırtık dizini. Yenisi hemen alınmazdı, eskimeden hiçbir şey atılmazdı. Eski demek ayıplanacak bir şey değildi, kıymetti. Komşumuz salçalı ekmek sürerdi elime. Bakkal amca, param yetmese de gazozu eksik etmezdi. Herkes birbirini tanırdı, selamsız sabahsız geçilmezdi.
İnsanlar gönül alırdı, hürmet ederdi. Edebi bilen utancıyla güzelleşirdi. Gülerken bile utanır dudaklarımızı kapatırdık. Birinin acısı herkesin acısı olurdu, sevinci de hepimizin. Sevmek menfaatsizdi, çıkarsızdı. Aşklar hoyratça yaşanmazdı. Sevdiğimizden mektup beklerdik, satırlarda nefesini arardık.
Şimdi ne anılar kaldı, ne o eski perdeler, ne de öyle aşklar.
Nerede o güzel, erdemli insanlar? Çok güzeldik eskiden. Sonra değişti her şey.
Duvarlar değişti, kapılar değişti. Örtüler, yastıklar değişti. Ama en çok da insanlar değişti.
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Efsanelerin Yemişi
Sessiz Tanık / Saatli Cami
Kommagene’nin Kalbi PERRE
Mehir’le Kurulan Yüz Yuva
Konya’nın Yüreğine Ateş Düştü
Tarsus’ta Bir Nefeslik Yol Hikayesi
GÖKLERDE BİR DESTAN: KONYA’DA ANADOLU KARTALI-2025
Dijital Çıplaklık
Taşkuyu’nun Sırrı