Özel Sektörle Kamu Sektörü Arasındaki Ücret dengesizliği Ekonomik Büyümeyi Tehdit Ediyor
KAYGI
DÜNYA DÜZENİNİN ÇİVİSİ ÇIKTI.
Bir Gecede Alınan Başkan, Bir Asırdır Sorulan Soru
HELÂL RIZIK PEŞİNDE KOŞUP HARAMLARDAN KAÇINMALI
ÜLLİMİNATİ VE MÜZİK PİYASASI
ABÂD OLMAZ
AKLINI VE ALNINI TERLETENLER
Yol Arkadaşlığında “Hızır Ölçüsü”
NOEL BİZİM NEYİMİZ OLUR? YILBAŞI BİZİM NEYİMİZE?
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
Müfredat, Rotasyon ve Kalite
Veeeee nihayet! Güzel futbol güzel sonuç…
Bahanesiz Maçtan Hüsran Çıktı
AHLAK VE VİCDANIN SESİ MISIRLI YAZAR MUSTAFA LUTFİ EL-MENFALUTİ
CUMHURİYET OLMASA BİZ OLMAZ MIYDIK?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
SAĞLIK BAKANINA MEKTUP
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Samsunspor ders verdi, Konyaspor izledi…
Milletin ekmeği ile oynamayın! Konya’da ekmek neden zamlandı?
Lise yıllarım, gençliğim ve içimde patlayan isyanlarımın tercümanı..
Büyük üstadı kaybettiğimizi öğrendiğim de gönlümün içinde kocaman bir kaybediş telaşı başladı.
Durduramadım çırpınan o telaşı..
İmam hatip sıralarında ki küçük kız çocuğuna gülümsedim o an. Bir diriliş kokusu, kırmızı kalemim ve yağmurun en güzel dizesi sanki cebimde.. Kalbimdeki kuşlarda havalandı o an. Ve tek cümle ettim; ne güzel bir duruştur bu…
Anlayacağımız, sadece bi duruş kalacak.
Bir Karakoç dirilişinin adımları..
Bir hayat, mahçup ve duru..
Ölüm hak ve tek gerçek.
Yasını da tutacağız, boşluğunu da hissedeceğiz.
Yürürken, dünyada neymiş adımların ve ‘işte gidiyorum' derken ki mağrurluğun.. Elinde bir poşetle mütevazı ve bir o kadar asilce yürüyüşün kaldı gözlerimizde .
İyi ki aynı çağda yaşadık . Duyduk, okuduk, o şiirlerini emanet aldık. Pamuklara sarıp taşıdık yüreğimizde . İyi ki o deryadan içtik kana kana.
O rahleler de diz çökerken, ‘İslami Duruşu' öğrendik. Bir neslin dirilişine ömür nasıl vakfedilir bunu öğrendik. Tek bir seslenişinle bir davayı anladık. Özgürlüğü yazdık defterlerimizin ilk sayfasına . İnsanı ancak Allah'ın özgür kıldığını, inkarın tutsaklık, inancın özgürlük olduğunu kazıdın zihinlerimize. En çok o asil duruşu özleyeceğim. O mağrur kafiyeleri, o kelimelerin ateş ederken ki incitmez hissini.
Ama biliyorum ki her özlediğimde bir mısran gülümseyecek bana.
Yok başka Karakoç
Vurulduk ince ince hayli zamandır. Ve zaman bizi de kirletti, cümleleri de .. İyi insanlar bir bir göçüyor. Yalnızlığımız ve boşluğumuz büyüyor.
Sayın yönetici olmuyor!. Neyin çığırkanlığı .. Kirli beyinlerinizle, üstadın ölümüyle bile neyin kavgası. Olmuyor! Tertemiz bir ismin gölgesine sığınmasın siyasetiniz. Kalbe dokunmayınca olmuyor. Naylon cümlelerle olmuyor şimdilerde ..
Yok başka Karakoç
Olmayacakta, ya da olamayacak. Zamanın ve çirkin insanların çarkında kuklalarız. Öyle bir zaman ki korkular sarmış dört bir yanımızı . Haykırsak ya siyaset izin veriyor ya da krallar çıkıyor karşımıza . ‘Kölesin' diyor!
Sanki ilk defa okurcasına yeniden okuyup yeniden anlayacağız. Anlamak yaşatmaktır.
O İslami Duruşu anlayıp yeniden yaşatacağız.
Biten dünya sürgünün ve En Sevgili'ye kavuşma zamanın sevgili üstadım.
Geceye yenilmeyen asil duruşunla gündüze, güneşe kavuştun.
"Ve güldün rengarenk yağmurlar yağdı." diyen Karakoç, sen gittin ve rengarenk bir gökyüzü kaldı. Mezarında yükselen bir bahar kaldı. Gençliğimin öğretmeni, Mekanın cennet olsun .
Efsanelerin Yemişi
Sessiz Tanık / Saatli Cami
Kommagene’nin Kalbi PERRE
Mehir’le Kurulan Yüz Yuva
Konya’nın Yüreğine Ateş Düştü
Tarsus’ta Bir Nefeslik Yol Hikayesi
Perdeler Anılar Kapılar
GÖKLERDE BİR DESTAN: KONYA’DA ANADOLU KARTALI-2025
Dijital Çıplaklık
Taşkuyu’nun Sırrı