KONYA’MIZIN KIRMIZI GÜLÜ
Top Çevirirken; Şeytanın İnananlara Sağ Taraftan Attığı Goller
Uluslararası Rezerv Düzeni Yeniden Şekilleniyor
KANAYAN YARAMIZ URUMÇİ
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AK Partililer de AKP’liler de Yanlış Yapıyor- 2
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
Özbekistan’da Müstakilliğin/Bağımsızlığın 35. Yılı Münasebetiyle Etkinlikler Yapılıyor: “Tek Vatan, Tek Halk”
İSLÂM İLE İNSAN ARASINDAKİ BÜTÜN ENGELLERİ KALDIRMAK İÇİN ÇALIŞMALIYIZ
ÇÖKEN BATI GÜVENLİK MİMARİSİNDEN KÜRESEL GÜVENLİK MİMARİSİNE GİDEN YOLUN KÖPRÜ BAŞI TÜRKİYE...
HADSİZLİK
MİZAHIN MİZANI
FASÜLYE Mİ NOHUT MU???
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Bir parçalanmış cesedi gördüğümüzde boğazımız düğümlenmiyorsa, içimizde bir acı kıpırtısı bile uyanmıyorsa, artık onları sadece birer görüntü gibi izlemeye başlamışsak, bilin ki vicdanımız felç olmuştur. Kalbimizi kaybetmişizdir.
İnsanlık, vicdanını yitiriyor. Her yeni görüntüyle biraz daha alışıyoruz dehşete. Bir çocuğun cansız bedeni, bir annenin çığlığı, bir enkazın altından çıkarılan bebek... Ve biz sadece bakıyoruz. Belki üzülüyoruz ama sonra hayatımıza devam ediyoruz. Uyurken, eğlenirken, yürürken orada insanlar ölüyor. Her gün. Her saat. Her saniye. Ve bu ölümler artık sadece istatistik olmuşsa ekranlarımızda, işte o zaman insanlık kaybetmiş demektir.
Bu yüzden duruş sahibi olan herkese büyük görev düşüyor. Sadece bir paylaşım değil mesele. Bir boykotun, bir meydan sesinin ötesinde bir sorumluluktan bahsediyorum. Sivil Toplum Kuruluşları susmamalı. Ses vermeliyiz. Çünkü bu sadece bir coğrafyanın çığlığı değil, bu insanlığın çığlığıdır.
Mahmud Derviş yıllar önce ne demişti: "Ölümüzü seviyorlar bizim." Ne kadar doğru. Siyahlar ölürse, çekik gözlüler ölürse, Müslümanlar ölürse, kimsenin umurunda değil. 1950'den bu yana yazılmış onca insan hakları beyannamesi, uluslararası hukuk metinleri, vicdanın değil menfaatin bekçisi olmuş.
İsrail, kendi Hollywood sahnelerinde mazlum rolünü oynarken, gerçekte bir soykırım devleti olarak karşımıza dikiliyor. Öyle profesyonel ki kurduğu zulüm düzeni, bir yandan bombaları gönderiyor İngiltere'den, Amerika'dan, Fransa'dan, Almanya'dan... Öte yandan medya diliyle bizi susturmak, sindirmek istiyor.
"Yapsan da bir şey değişmeyecek" mesajını her yerden zerk ediyorlar. Ama biz biliyoruz ki değişir. Vicdanı diri olanlar oldukça değişir. Bir çocuğun gösterdiği cesareti toplumlar gösterseydi, bugün dünya başka bir yer olurdu.
Bu yüzden susmayacağız. Gördüğümüz her zulmü sadece bir "görüntü" olarak değil, bir tanıklık, bir şahitlik olarak göreceğiz. Ve o şahitlikten doğan sorumluluğu omuzlayacağız.
Çünkü orada insanlar ölüyor. Ve biz burada yaşıyorsak, ses vermek zorundayız.
Konya’ya Bahar Geldi
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Efsanelerin Yemişi
Sessiz Tanık / Saatli Cami
Kommagene’nin Kalbi PERRE
Mehir’le Kurulan Yüz Yuva
Konya’nın Yüreğine Ateş Düştü
Tarsus’ta Bir Nefeslik Yol Hikayesi
Perdeler Anılar Kapılar
GÖKLERDE BİR DESTAN: KONYA’DA ANADOLU KARTALI-2025