TÜRKLERİN YENİ BİR BAĞIMSIZLIK BİLDİRGESİ OLACAK YENİ ANAYASA YOLUNDA TÜRK DEVLETİ’NİN SON HAMLELERİ
“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
Merkez Bankası Risk Alabilirdi
FREN
Özbekistan’da Rakamlarla Gelişmeler
DÜN SAVAŞTIKLARIMIZDA BUGÜN BARIŞ YAPABİLİRMİYİZ?
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Ali Özek Hatıratında; II. Abdülhamit, M. K. Atatürk, M. A. Ersoy, H. B. Çantay, Ö. N. Bilmen, Y. Nuri Öztürk v.d.
KARA GECE
DARBELERİN GÖLGESİNDEN 15 TEMMUZ DİRİLİŞİNE
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
Hz. Ali (ra) Efendimiz gibi 63 yıllık bir hayat sürmüştür. Efendimiz (s) Hz. Ali'nin annesi Fatma binti Esed için "annemden sonra annem.” Der. Hz. Ali doğduğunda Fatma binti Esed kundak içerisinde onu Kâbe'ye getirmiştir. Efendimiz bunu görür ve sorar, "adını ne koyacaksın?” Demiştir. Fatma binti Esed, "babamın ismi Esed koyacağım.” Der. Resulullah, "tamam Esed olsun ama onun adı Ali olsun.” Der. Yani Hz. Ali'ye ismini de Efendimiz koymuştur.
Efendimiz, 38 yaşındadır. Hz. Hatice ile evlenmiştir. Hz. Hatice'ye, "Amcam Ebu Talip'ten hep iyilik gördük. Bugün artık o yaşlandı. Amcam Abbas'la birlikte oğullarından birini evlat edinerek ona katkı sağlamalıyız.” Ebu Talip bu teklifi duyunca, "Akil'i bana bırakın diğerlerinden istediğinizi alın.” Der. Hz. Abbas (ra) 15 yaşındaki Cafer'i alır. Efendimiz (s) 5 yaşındaki Hz. Ali (ra)'ı alır. Eve gelince Hz. Hatice'ye derki, "Haticem ben öyle birini seçtim ki Allah onu benim için seçmiştir!”
Efendimiz (s) Hz. Ali için pek çok sıfat kullanmıştır. Örneğin Harun Musa için neyse Efendimiz kendisinin yanında Hz. Ali'nin aynısı olduğunu söylemiştir. Efendimiz (Sav) Hz. Ali'ye zaman zaman "dünya ahiret kardeşim” sözleriyle onun kendisinin yanındaki konumunu tanımlamıştır. "Esadullah”dır (Allah'ın arslanı). "Esadül galip”tir (her daim galip gelen bir aslandır). "Murtaza”dır Allah'tan razı olan ve Allah'ı razı eden bir makamın sahibidir. Damadı nebidir. Hz Ali (ra): "Ben Resulullahı bir deve yavrusu nasıl annesini takip ederse öyle takip ettim. Bir deve yavrusu annesinin arkasından ayrılmama konusunda nasıl bir hassasiyet gösterirse bende aynen öyle yaptım.” Demiştir.
Hz. Ali (ra) Efendimiz (s)'in sağ olduğu evrede onunla tam 28 yıllık bir birliktelik yaşamıştır. Bu 28 yıllık evre dört kavram temeline oturur, 1) Teslimiyet, 2) Selamet, 3) Fedakârlık, 4) İstikamet.
Kendi hilafeti dönemini bir cümleyle ifade etmek gerekirse, "haklı olmak kadar haklı kalmakta önemlidir.”
(TESLİMİYET)
Efendimiz (s) vahiy gerçekleştiğinde ona ikinci iman eden 10 yaşında olan Hz. Ali'dir. Efendimiz tüm akrabalarını davet ederek irşad etmek istediğinde hizmet etmekle Hz. Ali sorumludur. Efendimiz akrabalarına, "Allah'a giden yolda kim bana ensar (yardımcı) olacak.” Diye sorar. Derin bir sessizlik vardır. Bu soru üç kere tekrarlanır ve her üçünde de cevapsız kalınca Hz. Ali (ra), elindeki servis yaptığı sürahiyi bırakarak, "ben Ya Resulullah, ben sana yardımcı olurum.” Der. Amcası Ebu Leheb, "Tamam bu çocuk sana yeter.” Diyerek kendince alay eder. Ancak 63 yıllık ömrü hayatı boyunca "ben Ya Resulullah” diyerek havaya kaldırdığı o elini hiçbir zaman yere indirmemiştir.
(SELAMET)
Hz. Hasan (ra)'ın dayıcığım diye hitap ettiği Hint bin Hale isimli Hz. Hatice (ra)'ın oğulluğu var. Hz. Hatice vefat edince Efendimiz'in vefatına kadar onu hep adım adım takip etmiştir. Efendimiz (s) vefat edince Hz. Ali (Ra)'ı takip etmeye başlamıştır. Nihayetinde Cemel vakası sırasında şehit düşmüştür. Kendisine neden bir başka sahabeyi değil de Hz. Ali'yi böylesine takip ediyorsun? Diye sorulduğunda şu cevabı verir, "Siz fark etmiyor musunuz onda Resulullah'ın kokusu var.”
(FEDAKÂRLIK)
Efendimiz (s) hicret için hazırlık yaparken kendisinin Mekke'den ayrıldığının fark edilmemesi için o gece yatağına yatarak kendini takip eden müşrikleri kandıracak birini arar. Hz. Ali hiç tereddütsüz, "lebbeyk ya resulullah” diyerek o yatağa yatmayı kabul etmiştir. O gün Efendimiz (s)'in kapısında Mekke'nin en usta kılıç kullanan fedaileri vardı. Beni Haşim, Beni Muttalip kendilerine karşı kan davası güdememesi için her aileden bir kılıç ustası seçilmişti. O yatağa yatmak o yatakta bir gece geçirmek değil ölmeyi kabul etmekti. Küfe günlerinde gençler Hz. Ali (ra)'a sorarlar, "O gece Efendimiz'in yatağına yatmaya nasıl cesaret ettin?” diye. Hz. Ali şu cevabı verir, "Vallahi 50 küsur yaşındayım, o geceden bu yana 30 küsur sene geçti. Bu kadar zamandır o gece uyuduğum uykuyu özlüyorum.”
(İSTİKAMET)
Hz. Ali (Ra)'ın nasıl bir istikamet insanı olduğuna dair her hangi bir anektod paylaşmayacağım. Çünkü onun 63 yıllık hayatının her bir anı onun istikamet insanı olduğunun delili niteliğindedir.
Rabbim hepimizi bu güzel insanın şefaatine nail eyleyin inşallah dostlarım.
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
2 ASIRLIK HATANIN BEDELİ KAYBOLAN GENÇLİK
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
5G NE KADAR GÜVENLİ?
GELECEK 100 YILIN TÜRKİYE’Sİ
BATI MEDENİYETİ İSLAM’DAN NEDEN KORKUYOR?
TASARLANMIŞ KONTROLLÜ KAOS
SON HAÇLI SEFERİ VE SAVAŞIN KABALİST ARKA PLANI
RAMAZANDAN İSTİFADE EDEBİLMEK