İFTAR VAKTİ
Emir Timur ve Mirası
Ramazan Günlerinde Kitap, Şehir ve Hatıralar
İSRAİL’İN NİL’DEN FIRAT’A HAYALİ
POSTMODERN 28 ŞUBAT DARBESİNİ UNUTMAYACAĞIZ VE UNUTTURMAYACAĞIZ!
İNSANLIĞA DÜŞMAN ŞETAN VE ONUN ASKERLERİ
Dolarizasyonun Enflasyon Üzerindeki Etkisi Zayıflıyor
BESLENME ÇANTASI
50 YILLIK YAZARLIK HAYATIM VE ŞİİR ÇALIŞMALARIM
Hz. Yusuf Kıssası ve Epstein Cemaati
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
“Benim Kim Olduğumu Biliyor Musun?”
Dünya devini farklı yenen lideri devirdik
Konya Büyükşehir Belediyesi uzaya taşınıyor.
TARİHTEN GÜNÜMÜZE MERHAMETSİZ TEKFİRCİ HARİCİLİĞİN MODERN ADI TAĞUTÇULUK
Siyasette Seviye İçin Muhalefete Kulak Verelim
Kalbe Misafir Olmayı Bilmek
Suriye çadır kent sorunu
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Hz. Ali (ra) Efendimiz gibi 63 yıllık bir hayat sürmüştür. Efendimiz (s) Hz. Ali'nin annesi Fatma binti Esed için "annemden sonra annem.” Der. Hz. Ali doğduğunda Fatma binti Esed kundak içerisinde onu Kâbe'ye getirmiştir. Efendimiz bunu görür ve sorar, "adını ne koyacaksın?” Demiştir. Fatma binti Esed, "babamın ismi Esed koyacağım.” Der. Resulullah, "tamam Esed olsun ama onun adı Ali olsun.” Der. Yani Hz. Ali'ye ismini de Efendimiz koymuştur.
Efendimiz, 38 yaşındadır. Hz. Hatice ile evlenmiştir. Hz. Hatice'ye, "Amcam Ebu Talip'ten hep iyilik gördük. Bugün artık o yaşlandı. Amcam Abbas'la birlikte oğullarından birini evlat edinerek ona katkı sağlamalıyız.” Ebu Talip bu teklifi duyunca, "Akil'i bana bırakın diğerlerinden istediğinizi alın.” Der. Hz. Abbas (ra) 15 yaşındaki Cafer'i alır. Efendimiz (s) 5 yaşındaki Hz. Ali (ra)'ı alır. Eve gelince Hz. Hatice'ye derki, "Haticem ben öyle birini seçtim ki Allah onu benim için seçmiştir!”
Efendimiz (s) Hz. Ali için pek çok sıfat kullanmıştır. Örneğin Harun Musa için neyse Efendimiz kendisinin yanında Hz. Ali'nin aynısı olduğunu söylemiştir. Efendimiz (Sav) Hz. Ali'ye zaman zaman "dünya ahiret kardeşim” sözleriyle onun kendisinin yanındaki konumunu tanımlamıştır. "Esadullah”dır (Allah'ın arslanı). "Esadül galip”tir (her daim galip gelen bir aslandır). "Murtaza”dır Allah'tan razı olan ve Allah'ı razı eden bir makamın sahibidir. Damadı nebidir. Hz Ali (ra): "Ben Resulullahı bir deve yavrusu nasıl annesini takip ederse öyle takip ettim. Bir deve yavrusu annesinin arkasından ayrılmama konusunda nasıl bir hassasiyet gösterirse bende aynen öyle yaptım.” Demiştir.
Hz. Ali (ra) Efendimiz (s)'in sağ olduğu evrede onunla tam 28 yıllık bir birliktelik yaşamıştır. Bu 28 yıllık evre dört kavram temeline oturur, 1) Teslimiyet, 2) Selamet, 3) Fedakârlık, 4) İstikamet.
Kendi hilafeti dönemini bir cümleyle ifade etmek gerekirse, "haklı olmak kadar haklı kalmakta önemlidir.”
(TESLİMİYET)
Efendimiz (s) vahiy gerçekleştiğinde ona ikinci iman eden 10 yaşında olan Hz. Ali'dir. Efendimiz tüm akrabalarını davet ederek irşad etmek istediğinde hizmet etmekle Hz. Ali sorumludur. Efendimiz akrabalarına, "Allah'a giden yolda kim bana ensar (yardımcı) olacak.” Diye sorar. Derin bir sessizlik vardır. Bu soru üç kere tekrarlanır ve her üçünde de cevapsız kalınca Hz. Ali (ra), elindeki servis yaptığı sürahiyi bırakarak, "ben Ya Resulullah, ben sana yardımcı olurum.” Der. Amcası Ebu Leheb, "Tamam bu çocuk sana yeter.” Diyerek kendince alay eder. Ancak 63 yıllık ömrü hayatı boyunca "ben Ya Resulullah” diyerek havaya kaldırdığı o elini hiçbir zaman yere indirmemiştir.
(SELAMET)
Hz. Hasan (ra)'ın dayıcığım diye hitap ettiği Hint bin Hale isimli Hz. Hatice (ra)'ın oğulluğu var. Hz. Hatice vefat edince Efendimiz'in vefatına kadar onu hep adım adım takip etmiştir. Efendimiz (s) vefat edince Hz. Ali (Ra)'ı takip etmeye başlamıştır. Nihayetinde Cemel vakası sırasında şehit düşmüştür. Kendisine neden bir başka sahabeyi değil de Hz. Ali'yi böylesine takip ediyorsun? Diye sorulduğunda şu cevabı verir, "Siz fark etmiyor musunuz onda Resulullah'ın kokusu var.”
(FEDAKÂRLIK)
Efendimiz (s) hicret için hazırlık yaparken kendisinin Mekke'den ayrıldığının fark edilmemesi için o gece yatağına yatarak kendini takip eden müşrikleri kandıracak birini arar. Hz. Ali hiç tereddütsüz, "lebbeyk ya resulullah” diyerek o yatağa yatmayı kabul etmiştir. O gün Efendimiz (s)'in kapısında Mekke'nin en usta kılıç kullanan fedaileri vardı. Beni Haşim, Beni Muttalip kendilerine karşı kan davası güdememesi için her aileden bir kılıç ustası seçilmişti. O yatağa yatmak o yatakta bir gece geçirmek değil ölmeyi kabul etmekti. Küfe günlerinde gençler Hz. Ali (ra)'a sorarlar, "O gece Efendimiz'in yatağına yatmaya nasıl cesaret ettin?” diye. Hz. Ali şu cevabı verir, "Vallahi 50 küsur yaşındayım, o geceden bu yana 30 küsur sene geçti. Bu kadar zamandır o gece uyuduğum uykuyu özlüyorum.”
(İSTİKAMET)
Hz. Ali (Ra)'ın nasıl bir istikamet insanı olduğuna dair her hangi bir anektod paylaşmayacağım. Çünkü onun 63 yıllık hayatının her bir anı onun istikamet insanı olduğunun delili niteliğindedir.
Rabbim hepimizi bu güzel insanın şefaatine nail eyleyin inşallah dostlarım.
İNSANLIĞA DÜŞMAN ŞETAN VE ONUN ASKERLERİ
GÜNAH ADASININ ARKASINDA YATAN GERÇEKLER
YENİDÜNYA DÜZENİNE GEÇİŞ SÜRECİNDE TÜRKİYE
BAYRAK NEDİR?
SAVAŞIN BARONLARI
İNSANOĞLUNUN EN BÜYÜK İMTİHANI, YAPAY ZEKÂ
HELAK OLAN GÜNAH TOPLUMUN ŞEHRİ, POMPEİ
ÜLLİMİNATİ VE MÜZİK PİYASASI
KÜRESEL GÜÇLERİN ELİNDEKİ SİHİRLİ GÜÇ, BİLİM
TEKNOKRATİK TEK DÜNYA DEVLETİ