KAYBOLAN NESİL DEĞİL KAYDIRILAN YÖNDÜR
YARATILIŞ GAYEMİZ
Yazma Eserlerin İzinde: 20 Mayıs 2012’de, Alâeddin Keykubat’ın hz. Mevlâna ve Ailesini Konya’ya Davet Mektubu Bulundu
BAŞKASINI ELEŞTİRMEDEN ÖNCE KENDİMİZİ ELEŞTİRİYE TABİ TUTALIM
AKŞAM OLMAKTA
Tur rehberi mi şarap gurmesi mi?
Ekonomide yeni şeyler söyleme zamanı
İlk Yarıdaki Coşkulu Oyunla
MAÇKA YOLLARI
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÖNCE BİZ ŞIMARDIK
ÖZBEKİSTAN’DA GENÇLER İÇİN MİLLİ RUH VE MİLLİ TARİH ÇALIŞMALARI
RED ETME
İslam’ı Zirveye Taşıyan Âlimler (7.Yüzyıldan 13.Yüzyıla)
GELECEK 100 YILIN TÜRKİYE’Sİ
Antalya Güneşi, Konya Rüzgârı
Gelecek İnfaz Edildi
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
Hz. Ali (ra) Efendimiz gibi 63 yıllık bir hayat sürmüştür. Efendimiz (s) Hz. Ali'nin annesi Fatma binti Esed için "annemden sonra annem.” Der. Hz. Ali doğduğunda Fatma binti Esed kundak içerisinde onu Kâbe'ye getirmiştir. Efendimiz bunu görür ve sorar, "adını ne koyacaksın?” Demiştir. Fatma binti Esed, "babamın ismi Esed koyacağım.” Der. Resulullah, "tamam Esed olsun ama onun adı Ali olsun.” Der. Yani Hz. Ali'ye ismini de Efendimiz koymuştur.
Efendimiz, 38 yaşındadır. Hz. Hatice ile evlenmiştir. Hz. Hatice'ye, "Amcam Ebu Talip'ten hep iyilik gördük. Bugün artık o yaşlandı. Amcam Abbas'la birlikte oğullarından birini evlat edinerek ona katkı sağlamalıyız.” Ebu Talip bu teklifi duyunca, "Akil'i bana bırakın diğerlerinden istediğinizi alın.” Der. Hz. Abbas (ra) 15 yaşındaki Cafer'i alır. Efendimiz (s) 5 yaşındaki Hz. Ali (ra)'ı alır. Eve gelince Hz. Hatice'ye derki, "Haticem ben öyle birini seçtim ki Allah onu benim için seçmiştir!”
Efendimiz (s) Hz. Ali için pek çok sıfat kullanmıştır. Örneğin Harun Musa için neyse Efendimiz kendisinin yanında Hz. Ali'nin aynısı olduğunu söylemiştir. Efendimiz (Sav) Hz. Ali'ye zaman zaman "dünya ahiret kardeşim” sözleriyle onun kendisinin yanındaki konumunu tanımlamıştır. "Esadullah”dır (Allah'ın arslanı). "Esadül galip”tir (her daim galip gelen bir aslandır). "Murtaza”dır Allah'tan razı olan ve Allah'ı razı eden bir makamın sahibidir. Damadı nebidir. Hz Ali (ra): "Ben Resulullahı bir deve yavrusu nasıl annesini takip ederse öyle takip ettim. Bir deve yavrusu annesinin arkasından ayrılmama konusunda nasıl bir hassasiyet gösterirse bende aynen öyle yaptım.” Demiştir.
Hz. Ali (ra) Efendimiz (s)'in sağ olduğu evrede onunla tam 28 yıllık bir birliktelik yaşamıştır. Bu 28 yıllık evre dört kavram temeline oturur, 1) Teslimiyet, 2) Selamet, 3) Fedakârlık, 4) İstikamet.
Kendi hilafeti dönemini bir cümleyle ifade etmek gerekirse, "haklı olmak kadar haklı kalmakta önemlidir.”
(TESLİMİYET)
Efendimiz (s) vahiy gerçekleştiğinde ona ikinci iman eden 10 yaşında olan Hz. Ali'dir. Efendimiz tüm akrabalarını davet ederek irşad etmek istediğinde hizmet etmekle Hz. Ali sorumludur. Efendimiz akrabalarına, "Allah'a giden yolda kim bana ensar (yardımcı) olacak.” Diye sorar. Derin bir sessizlik vardır. Bu soru üç kere tekrarlanır ve her üçünde de cevapsız kalınca Hz. Ali (ra), elindeki servis yaptığı sürahiyi bırakarak, "ben Ya Resulullah, ben sana yardımcı olurum.” Der. Amcası Ebu Leheb, "Tamam bu çocuk sana yeter.” Diyerek kendince alay eder. Ancak 63 yıllık ömrü hayatı boyunca "ben Ya Resulullah” diyerek havaya kaldırdığı o elini hiçbir zaman yere indirmemiştir.
(SELAMET)
Hz. Hasan (ra)'ın dayıcığım diye hitap ettiği Hint bin Hale isimli Hz. Hatice (ra)'ın oğulluğu var. Hz. Hatice vefat edince Efendimiz'in vefatına kadar onu hep adım adım takip etmiştir. Efendimiz (s) vefat edince Hz. Ali (Ra)'ı takip etmeye başlamıştır. Nihayetinde Cemel vakası sırasında şehit düşmüştür. Kendisine neden bir başka sahabeyi değil de Hz. Ali'yi böylesine takip ediyorsun? Diye sorulduğunda şu cevabı verir, "Siz fark etmiyor musunuz onda Resulullah'ın kokusu var.”
(FEDAKÂRLIK)
Efendimiz (s) hicret için hazırlık yaparken kendisinin Mekke'den ayrıldığının fark edilmemesi için o gece yatağına yatarak kendini takip eden müşrikleri kandıracak birini arar. Hz. Ali hiç tereddütsüz, "lebbeyk ya resulullah” diyerek o yatağa yatmayı kabul etmiştir. O gün Efendimiz (s)'in kapısında Mekke'nin en usta kılıç kullanan fedaileri vardı. Beni Haşim, Beni Muttalip kendilerine karşı kan davası güdememesi için her aileden bir kılıç ustası seçilmişti. O yatağa yatmak o yatakta bir gece geçirmek değil ölmeyi kabul etmekti. Küfe günlerinde gençler Hz. Ali (ra)'a sorarlar, "O gece Efendimiz'in yatağına yatmaya nasıl cesaret ettin?” diye. Hz. Ali şu cevabı verir, "Vallahi 50 küsur yaşındayım, o geceden bu yana 30 küsur sene geçti. Bu kadar zamandır o gece uyuduğum uykuyu özlüyorum.”
(İSTİKAMET)
Hz. Ali (Ra)'ın nasıl bir istikamet insanı olduğuna dair her hangi bir anektod paylaşmayacağım. Çünkü onun 63 yıllık hayatının her bir anı onun istikamet insanı olduğunun delili niteliğindedir.
Rabbim hepimizi bu güzel insanın şefaatine nail eyleyin inşallah dostlarım.
GELECEK 100 YILIN TÜRKİYE’Sİ
BATI MEDENİYETİ İSLAM’DAN NEDEN KORKUYOR?
TASARLANMIŞ KONTROLLÜ KAOS
SON HAÇLI SEFERİ VE SAVAŞIN KABALİST ARKA PLANI
RAMAZANDAN İSTİFADE EDEBİLMEK
FATMA NUR ÖĞRETMENİM ÖZÜR DİLERİM. SUÇ BENİM.
İNSANLIĞA DÜŞMAN ŞETAN VE ONUN ASKERLERİ
GÜNAH ADASININ ARKASINDA YATAN GERÇEKLER
YENİDÜNYA DÜZENİNE GEÇİŞ SÜRECİNDE TÜRKİYE
BAYRAK NEDİR?