Konyaspor’un Konforu Antalyaspor’un Stresi
Antalya Güneşi, Konya Rüzgârı
ÖZBEKİSTAN VE YEŞİL VATAN
Ekonomik program tehlikede mi?
Gelecek İnfaz Edildi
Bir Neslin Kırılma Noktası: İstikamet…!
KİŞİSEL BAKIMIN YERİ VE ADABI
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
DİL BOZULURSA TOPLUM ÇÖZÜLÜR
UÇTU UÇTU BAŞKAN UÇTU!
Yazma Eserlerin İzinde – Akif Atakan (Mestanlı /Bulgaristan)
SİGARA VE KAHVE
Zavadanak İrancılar
BÜYÜK SAVAŞ YAKLAŞMAKTADIR
DOSTLUĞUMUZ NE KADAR SAMİMİ?
Değişim/Eğitim Sabır İster (Kaplumbağa Terbiyecisi Metaforu)
BATI MEDENİYETİ İSLAM’DAN NEDEN KORKUYOR?
Sarı Lacivert Kemer
Finansal Nükleer Bomba: Hürmüz’de “Dolar Geçmez“ Dönemi
Konya’ya Bahar Geldi
YOL
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
Geçmişten itibaren stratejik konum, doğal güzellik gibi yaşanabilirlik kriterlerinden dolayı ilgi çeken kimi şehirler zamanla aldığı göçlerle metropol şehirlere dönüşmüşlerdir. Kimi metropol şehirlerde yaşayanların varlık mücadeleleri, geçinebilmek için gösterdikleri çabalar ve maddi durumu iyi olanların da doğal güzellikleri edebiyata taşımaları sosyalleşme ve eğitim imkanları edebiyatın nitelik ve nicelik bakımından ilerlemesine vesile olmuştur.
Şüphesiz bu başlık altında söylenecek çok şey vardır. Ancak burada konuyla ilgili kısa bir panorama çizeceğim. Türk ve Batı edebiyatlarına kısmen vakıf bir Arap edebiyatı akademisyeni olarak şunu söyleyebilirim ki uluslararası üne sahip yazarların büyük bir bölümü metropollerde yaşamış ve buralarda gördüklerini eserlerine taşımışlardır.
Kendisiyle tanıştığım ve mülakat yaptığım, toplumsal gerçekçi romanları üzerine doktora tezi hazırladığım ve 1988'te kendisine Nobel Edebiyat Ödülü verilen Necip Mahfuz, hikâye ve romanlarının neredeyse tamamında Afrika'nın en büyük şehri Kahire ve Kahire insanını anlatır. Örneğin kendisine Nobel Ödülü verilmesini sağlayan Midak Sokağı ile Sülasiyye/Üçleme adlı eserleri bütünüyle Kahire'nin sosyokültürel yapısını, burada yaşayan insanların yaşadıkları problemleri, ekonomik sıkıntılarını, aile içi çatışmaları, çarpık ilişkileri ve siyasi olayları bütün detaylarıyla bizlere aktarır.
Aynı şekilde kendisine Nobel Edebiyat Ödülü verilen Orhan Pamuk, Benim Adım Kırmızı adlı eserinde on altıncı yüzyıl Osmanlı Dönemi İstanbul'unu ve bu dönemin öne çıkan minyatür ustalarının hayatlarını anlatır. Pamuk'un Masumiyet Müzesi adlı eseri de İstanbul'u anlatır. İstanbul Orhan Pamuk dışında pek çok Türk yazarına ilham kaynağı olmuştur. Ahmet Hamdi Tanpınar, Beş Şehir, Kemal Tahir Esir Şehir Üçlemesi, Mithat Cevdet Kuntay Üç İstanbul ve Zülfü Livaneli Leyla'nın Evi adlı eserinde İstanbul'u gözler önüne serer. Sadece hikâye ve romanlarda yer almayan İstanbul pek çok Türk şairine de ilham kaynağı olmuştur. Yahya Kemal Beyatlı Bir Başka Tepeden, Orhan Veli Kanık Bir Garip Orhan Veli, Bedri Rahmi Eyüpoğlu İstanbul Destanı, Necip Fazıl Kısakürek Canım İstanbul, Cahit Sıtkı Tarancı Bahar Sarhoşluğu, Turgut Uyar Bir Gün Sabah, Ümit Yaşar Oğuzcan İstanbul Dedim de Seni Hatırladım adlı şiirinde bu güzel şehri okuyucusuna sunar.
İstanbul dışındaki şehirler de edebiyata ilham kaynağı olmuştur. Mesela İnce Mehmet adlı romanıyla ünlü Yaşar Kemal eserlerinde daha çok Adana'yı. Orhan Pamuk Kar adlı romanında Kars adlı şehri ve burada yaşayan farklı görüş ve yelpazedeki grupların birbirleriyle olan ilişkilerini ve çatışmalarını anlatır.
Adeta Londra yazarı olarak bilinen Charles Dickens, Londra'yı bütün çıplaklığıyla gözler önüne serer. Hayatının büyük bir bölümünü bu şehirde geçirmiş, sokaklarında gezmiş insanlarını gözlemlemiştir. Bütün bu gözlemlerini büyük bir başarıyla eserlerine aktarmıştır.
Dava adlı eseriyle tanınan Kafka, bu ve diğer eserlerinde doğduğu ve yetiştiği yer olan Prag'ın barok tarzı şatolarını, taş sokaklarını anlatır. Okuyucuya bu dönemin detaylarını sunar.
Emile Zola ise Nana, Germinal ve Meyhane gibi öne çıkan romanlarında Paris'i anlatır. Burada yaşayan Fransız toplumunun sıkıntılarını, açmazlarını, ikilemlerini anlatır.
Rus edebiyatının öne çıkan önemli yazarlarından Dostoyewsky ise eski adı Leningrad olan St. Pettersburg'u anlatır. Suç ve Ceza, Petersburg Düşleri ve Beyaz Geceler adlı eserler St. Pettersburg'da yaşanan olaylardan bahseder. Onun sayesinde tarihe bir yolculuk yapar eski St. Petttersburg'u tanıma imkanını elde edersiniz.
James Joyce ise başta Ulysses olmak üzere eserlerinde İrlanda'nın başkenti olan ve edebiyat şehri olarak anılan Dublin'i, tarihi mekanlarını usta bir şekilde okuyucuya aktarır. Ulysses adlı eseri okuduğunuzda adeta şehirde bir geziye çıkar buradaki bütün detaylara vakıf olursunuz.
Bunların dışında isimleri şehirlerle özdeşleşen başka yazarlar da vardır. Walter Scott Edinburg, Ernest Hemingway Havana, Jorge Luis Borges Buenos Aires, Allan Ginsberg San Francisco, Pablo Neruda Santiogo, Charles Baudelaire Paris'le özdeşleşmiştir.
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
AHLAK VE VİCDANIN SESİ MISIRLI YAZAR MUSTAFA LUTFİ EL-MENFALUTİ
BİZİM KUŞAĞA OKUMAYI SEVDİREN YAZAR KEMALETTİN TUĞCU
BİR KİTAP FUARININ ARDINDAN
HASTALIK BİR NİMET MİDİR?
HER ŞEY O’NU HATIRLATIYOR DEMİRDEKİ HİKMET
HAYATIN ANLAMINI KAVRAYAN İKİ ŞAHSİYET KUSS B. SAİDA VE EBU’L-BEKA ER-RUNDÎ
ASIRLIK ÇINAR ALTINDA AKŞEHİR
GAZZE KONUSUNDA DURUŞUMUZ NASIL OLMALI
TÜRKLERDEN ÇOK BATILILARIN İLGİ GÖSTERDİĞİ BİR MÜSLÜMAN TÜRK BİLGİNİ İBNİ SİNA