Bir deli Göçü’de kuyuya taş attı! Koca bir şehir çıkaramıyor
Sektörel Ücret Dengesizlikleri Büyümeyi Tehdit Ediyor
MEKKE’DE DOĞAN TEVHİD, AKABE’DE VERİLEN SÖZ 1. BÖLÜM
“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
Bir Kitap, Bir Dipnot ve Bir Medeniyet Meselesi
Özbekistan Mergilan Şehrinde Muhteşem Bir Merkez: Burhaneddin el-Marğinani İlim, Eğitim ve Turizm Külliyesi/ Kompleksi
AK Parti’nin Rantçı Şımarıkları
BEN İNSANIM
İSLÂMİ NATO’NUN AYAK SESLERİ
ŞAKA MI, SAYGISIZLIK MI ???
Beşten Dördü Gitti, Biri Kaldı!
Mekke Anlaşması
OSMANLIDA BİR RAMAZAN NASIL GEÇERDİ?-2-
TÜRKİYE’NİN AFRO-AVRASYA’NIN BÜTÜN ENERJİ VE TEDARİK KORİDORLARINDA VE HATLARINDA YÜKSELEN GÜÇ ETKİSİNİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI MİMARİSİ DAHA DA DERİNLEŞİYOR.
GENÇLİĞİMİZİ ve GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDEN EN BÜYÜK TEHDİT UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI BELASI
TOPLUMSAL YOZLAŞMA VE OKUL MEZUNİYET PARTİLERİ
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
Son yıllarda Türkiye'nin pek çok yerinde kimi zaman insan ölümüne, yaralanmasına veya psikolojilerinin bozulmasına travmaya sebep olan başıboş köpeklerin durumu henüz tam olarak çözülmüş değildir. Yöneticiler ne yazık ki palyatif çözümlerle durumu idare etmeye çalışmaktadırlar. Konya da bu problem henüz çözülmüş değildir. Neden konuya neşter vurulup nihai bir çözüm üretilememektedir. Düşündürücü…
Bu toplumsal konu yeni değil. Geçmişte de var olan dile getirilen bir konu olmuştur. Türk asıllı Mısırlı ünlü şair Ahmet Şevki, Osmanlı Devleti'nin son yıllarında İstanbul'a yaptığı ziyaretlerde gözlemlediği önü alınamayan bu sorunu "Kilâbu'l-Asitane/İstanbul'un Köpekleri” adlı şiirinde dile getirmiştir.
‘İstanbul, korkuların evi ve ziyaret edeni vesvese bırakmaz' dediler
Şaşılacak şey, orada köpekler güven içerisinde korkulardan emin, insanlarsa korku içinde.
‘Der Saadet (İstanbul)'te çok köpek gördüm sayısı, insanların sayısına eşit belki de daha ziyadedir.
Ordular nasıl taksim edilirse onlar da komutanlar ve erler olarak sokakta düzenli bir şekilde yürüyorlar.
Kimileri koç gibi semiz, kimileri de çekirge gibi zayıftır.
Onların en çok sevdikleri şey, kaldırımlarda uzanarak uyumak ve sokağın ortasında doğurmaktır.'
Kaynaklarda Osmanlı Döneminde kimi vakalar sonucu bazı özel tedbirlere başvurulmuş. Mesela İkinci Mahmud döneminde başıboş köpeklerin saldırısına uğrayan bir İngiliz vatandaşının ölmesi diplomatik krize sebep olmuş; tüm köpekler kayık ile uygun bir adaya nakledilmiştir. Bu çözüm Abdulaziz ve sonraki dönemlerde uygulanmaya devam edilmiş zaman zaman sokak köpekleri Sivriada gibi bazı ıssız adalara nakledilmiştir.
Günümüzde Türkiye'de milyonlarca sahipsiz köpek olduğu belirtilmekte ve ne yazık ki sayıları her gün artmaktadır. Bu konuyla ilgili kalıcı ve köklü bir çözüm üretilememektedir. Uzmanlar çözüm için birbirinden farklı kimi öneriler sunmaktadır. İnsanlardan uzak bir ortamda tutmak, gönüllülerin sahiplenip güvenli ortamda tutmaları, kısırlaştırma ve itlaf etmek. Özellikle sonuncusu yani hayatlarına son verme seçeneği insani değil.
Konya'daki tablo ülke genelindeki tablodan pek farklı değil. Geçmişten günümüze Belediyeler bu konuda kimi faaliyetler yapmışlar. Sivil Toplum Kuruluşlarıyla işbirliği halinde kimi hayvan barınakları yapılmış ve bu başıboş hayvanlar orada toplanmış. Mevcut kimi teşebbüsler var. Ancak bunlar sözlü ve yazılı basına yansıyan başıboş köpeklerin insanlara verdikleri zararları tümüyle yok edemiyor.
Devletin ve yerel yönetimlerin STK'larla iş birliği halinde bu konuyu masaya yatırıp daha köklü çözümler üretmesi gerekmektedir. Bulunduğu semtte bir çocuğumuzun sokakta yürürken parkta oynarken başıboş bir köpeğin saldırısına maruz kalması, hayatını kaybetmesi, yaralanması veya yaşadığı bu tablonun onun psikolojisine yapacağı tahribat kabul edilemez, mazur görülemez. Pek çok alanda gerçekten takdire şayan hizmetler yapan kurumlarımızın böylesi bir konuda zayıf ve etkisiz kalabileceği düşünülemez.
Yüce yaratıcının yarattığı bu varlık aleminin bireyleri olan insanlarla hayvanların birbirlerine zarar vermeden yaşayabileceği temennisiyle sözlerimi Ahmet Şevki'nin şiirine nazire olmak üzere üç dörtlükle sonlandırmak istiyorum.
KİLAB-I KONYA
Yolda giderken parklarda oynarken
Hayaller kurup neşeyle yürürken
Bir sesle irkilirsin durup dururken
Ansızın karşına çıkar kilab-i konya
Çırpınırsın tez elden kaçmak için
Semtin kilabı gelmiş senin için
Sana bu dünyayı dar etmek için
Birçok garipliklerle dolu dünya
Nafile yapılacak hiçbir şey yok
Heyhat geçmez sendeki bu büyük şok
Yegâne yapılacak dua pek çok
Akarken ağzından kilabın salya
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
AHLAK VE VİCDANIN SESİ MISIRLI YAZAR MUSTAFA LUTFİ EL-MENFALUTİ
BİZİM KUŞAĞA OKUMAYI SEVDİREN YAZAR KEMALETTİN TUĞCU
BİR KİTAP FUARININ ARDINDAN
HASTALIK BİR NİMET MİDİR?
HER ŞEY O’NU HATIRLATIYOR DEMİRDEKİ HİKMET
HAYATIN ANLAMINI KAVRAYAN İKİ ŞAHSİYET KUSS B. SAİDA VE EBU’L-BEKA ER-RUNDÎ
ASIRLIK ÇINAR ALTINDA AKŞEHİR
GAZZE KONUSUNDA DURUŞUMUZ NASIL OLMALI
TÜRKLERDEN ÇOK BATILILARIN İLGİ GÖSTERDİĞİ BİR MÜSLÜMAN TÜRK BİLGİNİ İBNİ SİNA