Bir deli Göçü’de kuyuya taş attı! Koca bir şehir çıkaramıyor
Sektörel Ücret Dengesizlikleri Büyümeyi Tehdit Ediyor
MEKKE’DE DOĞAN TEVHİD, AKABE’DE VERİLEN SÖZ 1. BÖLÜM
“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
Bir Kitap, Bir Dipnot ve Bir Medeniyet Meselesi
Özbekistan Mergilan Şehrinde Muhteşem Bir Merkez: Burhaneddin el-Marğinani İlim, Eğitim ve Turizm Külliyesi/ Kompleksi
AK Parti’nin Rantçı Şımarıkları
BEN İNSANIM
İSLÂMİ NATO’NUN AYAK SESLERİ
ŞAKA MI, SAYGISIZLIK MI ???
Beşten Dördü Gitti, Biri Kaldı!
Mekke Anlaşması
OSMANLIDA BİR RAMAZAN NASIL GEÇERDİ?-2-
TÜRKİYE’NİN AFRO-AVRASYA’NIN BÜTÜN ENERJİ VE TEDARİK KORİDORLARINDA VE HATLARINDA YÜKSELEN GÜÇ ETKİSİNİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI MİMARİSİ DAHA DA DERİNLEŞİYOR.
GENÇLİĞİMİZİ ve GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDEN EN BÜYÜK TEHDİT UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI BELASI
TOPLUMSAL YOZLAŞMA VE OKUL MEZUNİYET PARTİLERİ
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
Yüce dinimiz İslam'ın asırlar öncesinden yapılmasını emrettiği hususların tarihi süreç içerisinde bilim insanları tarafından yapılan araştırmalar sonucunda bir bir teyit edildiğini görmek buruk bir sevince sebep oluyor. Burukluğun sebebi bazı kişilerin İslam'ın emrettiği kimi konuları akıl ve bilim dışı olduğunu söyleyerek reddetmelerini ve bundan dolayı günah kazanmalarını görmek. Sevincin sebebi ise yeri ve göğü tüm evreni yaratan yüce yaratıcının yapılmasını emir buyurduğu ve gerçek Müslümanların hulus-i kalple teslim olup pratikte uygulayageldikleri hususların ne kadar doğru olduğunun görülmesidir. Bunlardan biri Ramazan ayında tutulan orucun salt bir açlık olarak değerlendirilip hafife alınması ve gereksiz bir uygulama olarak görülmesidir. 2016 yılında bu konuyla ilgili yaptığı bir araştırma ile Nobel Tıp ve Fizyoloji Ödülü'nü alan Japon bilim adamı Hücre Biyologu Yoshinori Ohsumi, İslamiyet'in ne denli bilimsel kriterlere uygun bir din olduğunu adeta bütün dünyaya haykırmıştır. Ohsumi, bu araştırmasında hücrelerin yenilenmesi için yaşlı hücrelerin imha edilmesi gerektiğini, bunun da uzun bir süre aç kalınarak yani oruç tutularak mümkün olabileceğini belirtmiştir.
Ohsumi, OTOFAJİ (kendi kendini yeme) adını verdiği bu kurama göre vücudun uzun süreli bir açlıkta hücrelerin vücuttaki zararlı toksinleri yok ettiğini vücudun yenilenmesine vesile olduğunu ileri sürmektedir. Ona göre 3 günlük oruçtan sonra vücut bağışıklık mekanizması yeni akyuvar oluşumunu sağlamaktadır. Hücreler insanlar gibi çöp niteliği atıklarını zararlı olanlarını özel torbalara doldurup depoluyorlar. En kirli olanlar yok edilip sindiriliyor bazıları da enerjiye dönüştürülüyor. Bunun dışında diğer iki önlem ise biri egzersiz yapmak diğeri de karbonhidrat alımını azaltmaktır.
Uzmanlar tarafından orucun alzheimer ve parkinson ile diyabet ve kalp hastalığına yakalanma riskini azalttığı, bağışıklığı güçlendirdiği, zihinsel fonksiyonları artırdığı, cildi canlandırdığı, sindirim sistemini dinlendirdiği belirtilmektedir.
Salt bir açlık ibadeti olmayan orucun insanın ruh sağlığına da çok önemli katkıları vardır. Ne yazık ki yüzde 40'tan fazlası açlık sınırında hayatını sürdürmeye çalışan bir dünyada yaşıyoruz. Sözlü ve yazılı basında bu insanların içler acısı durumunu görmekteyiz. İnsanın normal hayatındakinden biraz fazla bir açlığı yaşadığında kısmen de olsa bu aç insanların halini hatırlayabilmekte ve hem kendisinin haline şükretmesi hem de o insanlara yardım etmesi gerektiğini anlayabilmektedir. Tabi bu herkese de nasip olmuyor. Toplumsal sorumluluğunu yerine getirmesi kişiyi ruhsal olarak rahatlatır.
Oruç, temelde insanın yaratıcıya bağlılığını, kulluğunu, teslimiyetini ifadeye vesile olduğu gibi sağlıklı bir bünyeye sahip olmanın da aracısıdır.
Bu konuda Peygamberimizin söylediği şu söz ne güzel bir özet: ORUÇ TUTUNUZ Kİ SIHHAT BULASINIZ. Rabbim samimiyet ve mutlak teslimiyetle oruç ve diğer ibadetleri yapmayı hepimize nasip eylesin. Amin…
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
AHLAK VE VİCDANIN SESİ MISIRLI YAZAR MUSTAFA LUTFİ EL-MENFALUTİ
BİZİM KUŞAĞA OKUMAYI SEVDİREN YAZAR KEMALETTİN TUĞCU
BİR KİTAP FUARININ ARDINDAN
HASTALIK BİR NİMET MİDİR?
HER ŞEY O’NU HATIRLATIYOR DEMİRDEKİ HİKMET
HAYATIN ANLAMINI KAVRAYAN İKİ ŞAHSİYET KUSS B. SAİDA VE EBU’L-BEKA ER-RUNDÎ
ASIRLIK ÇINAR ALTINDA AKŞEHİR
GAZZE KONUSUNDA DURUŞUMUZ NASIL OLMALI
TÜRKLERDEN ÇOK BATILILARIN İLGİ GÖSTERDİĞİ BİR MÜSLÜMAN TÜRK BİLGİNİ İBNİ SİNA