Yolun Sonu Kupa Olsun
Final sana yakıştı
SELÇUKYA, YENİ BİR PROJEYE DAHA İMZA ATTI
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
Bakanlıkların Baş Belâsı: İletişimsizlik
Fahiş Fiyatların Asıl Sebebi Tepkisiz Tüketicilerdir
Vasatlıktan Çıkış Nasıl Olur?
5G NE KADAR GÜVENLİ?
İMAM BUHARİ’YE İHTİRAM, HALKA SELAM VE TAAM
HAH BU EKSİKTİ
Bir Dergi Kapağından Türbelerin Hafızasına
KAYBOLAN NESİL DEĞİL KAYDIRILAN YÖNDÜR
YARATILIŞ GAYEMİZ
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
RED ETME
Gelecek İnfaz Edildi
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Bir arkadaşım anlatmıştı. Antalya'da seracılık yapan bir misafirleri çantalar dolusu ürettiği sebze, meyveyi hediye olarak getirmiş. Arkadaşım da taze sebzeler diye, onların getirdiği bu ürünlerden yemekler yaparak akşam ikram etmiş. Ama kadınla adam; ev sahibi arkadaşım "Çok teşekkür ederiz. Ne taze sebzeler. Yemeği sizin getirdiklerinizden yaptım.” der demez, ellerindeki çatalı kaşığı bırakmış. Ev sahibi arkadaşım şaşırarak, ne olduğunu sormuş. Biraz ısrar edince:
- Kusura bakmayın. Biz üretim bol olsun diye bazı maddeler kullanıyoruz. O yüzden kendi yediklerimiz için ayrı küçük bir bahçemiz daha var. Ürettiğimiz sebzelerden yemiyoruz.
Arkadaşım şaşırıp kalmış. Tüm insanların sağlığı ile açık açık oynanmasına mı yansın; yoksa bunu misafir gittiği eve yemediği ürünlerden getirip, bir de fütursuzca söylenmesine mi?
Fıtrat; yaradılış, maya, doğal olan demek. Ve nicedir, bizim fıtratımızla oynanıyor. Dünya nüfusunun çok arttığını ve doğal tarımla bunun karşılanamayacağını düşünen, dünya halklarına kendi düzenlerini dayatan bu sistemler; daha iyi ürün adına genetik üretim-beslenme uyguluyorlar. A vitamini, demir, iyot ve çinko eksikliği gibi beslenme problemlerinin giderilmesini hedeflediklerini söyleseler de, bu ürünler mayamızı zedeliyor.
Tarımla uğraşan çiftçimiz suçlu; çünkü daha çok kazanma hırsıyla bu değirmene su taşıyor. Tarım politikalarımız suçlu; çünkü denetimler olsa da cezalar caydırıcı boyutta olmadığı için en fazla birkaç günlük kârını vererek firmalar suçuna devam ediyor.
Para kazanma hırsı o kadar çok ki, içkinin zararı bir yana, bir de sahtesini üreterek ardarda kaç kişinin ölümüne sebep oluyorlar. Çayın rengini karartmak için boya kullananlar, süte yoğurda bozulmaması için kimyasal karıştıranlar…
Üretici; gıda konusunda bilinçlendirilmeli, denetimleri gıda mühendisleri yapmalı, cezalar caydırıcı olup ceza alan firmaların isimleri belediyelerin reklam panolarında gösterilmeli. Halk ne yediğini bilmeli.
Ambalajlı ürünler zaten tam bir muamma. Etikette glikoz, sakkaroz, fruktoz, jelatin derken doğal diye bir şey yok. Biraz daha gayretli olmalıyız. İyi tarımı tercih etmeli, anne babalar olarak çocukların ruhunun yediklerinden oluştuğunu unutmamalıyız. Kekimizi, pastamızı kendimiz yapıp; yoğurdu mayalayıp; salça, reçel, tereyağı gibi asıl ürünlerimizi evimizde üretmeliyiz.
BİZ NE YİYORSAK OYUZ. MAYAMIZI KORUMALIYIZ…
RED ETME
ÇÜRÜME
YOL
TESPİT-TAMİR
ÜNLÜ EDELİM
SEÇİMİM BENİM
ÇIVIT
BESLENME ÇANTASI
ŞEMSİYENİ AÇ
YIKIM