ATA YURDU AYMANAS
Kandırıldıkça Göğerenler
OSMANLIDA BİR RAMAZAN NASIL GEÇERDİ?-2-
GAZZE, MEKKENİN FETHİ ÖNCESİ DÖNEMİ YAŞIYOR
Enflasyonu Temel Harcama Kalemleri Besliyor
KASKO YAPTIRMALI MI YAPTIRMAMALI MI ???
TÜRKİYE’NİN AFRO-AVRASYA’NIN BÜTÜN ENERJİ VE TEDARİK KORİDORLARINDA VE HATLARINDA YÜKSELEN GÜÇ ETKİSİNİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI MİMARİSİ DAHA DA DERİNLEŞİYOR.
Bir Kelimenin Peşinde Yirmi Yıl, Bir Medeniyetin Peşinde Asırlar
BİRAZ…
GENÇLİĞİMİZİ ve GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDEN EN BÜYÜK TEHDİT UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI BELASI
24 Temmuz Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in Doğum Günü ve Türkistan Cedit Hareketinin Öncülerinden MahmudHoca Behbudi’nin 150. Doğum Yıl Dönümü Etkinliği
Kullukta Kolaya Kaçmak!
TOPLUMSAL YOZLAŞMA VE OKUL MEZUNİYET PARTİLERİ
Yeni Ambalajlı Eski Bir Kaos
MİLLÎ İRADE DİNÎ İRADE İLE AYAKTA DURUR
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
Bir arkadaşım anlatmıştı. Antalya'da seracılık yapan bir misafirleri çantalar dolusu ürettiği sebze, meyveyi hediye olarak getirmiş. Arkadaşım da taze sebzeler diye, onların getirdiği bu ürünlerden yemekler yaparak akşam ikram etmiş. Ama kadınla adam; ev sahibi arkadaşım "Çok teşekkür ederiz. Ne taze sebzeler. Yemeği sizin getirdiklerinizden yaptım.” der demez, ellerindeki çatalı kaşığı bırakmış. Ev sahibi arkadaşım şaşırarak, ne olduğunu sormuş. Biraz ısrar edince:
- Kusura bakmayın. Biz üretim bol olsun diye bazı maddeler kullanıyoruz. O yüzden kendi yediklerimiz için ayrı küçük bir bahçemiz daha var. Ürettiğimiz sebzelerden yemiyoruz.
Arkadaşım şaşırıp kalmış. Tüm insanların sağlığı ile açık açık oynanmasına mı yansın; yoksa bunu misafir gittiği eve yemediği ürünlerden getirip, bir de fütursuzca söylenmesine mi?
Fıtrat; yaradılış, maya, doğal olan demek. Ve nicedir, bizim fıtratımızla oynanıyor. Dünya nüfusunun çok arttığını ve doğal tarımla bunun karşılanamayacağını düşünen, dünya halklarına kendi düzenlerini dayatan bu sistemler; daha iyi ürün adına genetik üretim-beslenme uyguluyorlar. A vitamini, demir, iyot ve çinko eksikliği gibi beslenme problemlerinin giderilmesini hedeflediklerini söyleseler de, bu ürünler mayamızı zedeliyor.
Tarımla uğraşan çiftçimiz suçlu; çünkü daha çok kazanma hırsıyla bu değirmene su taşıyor. Tarım politikalarımız suçlu; çünkü denetimler olsa da cezalar caydırıcı boyutta olmadığı için en fazla birkaç günlük kârını vererek firmalar suçuna devam ediyor.
Para kazanma hırsı o kadar çok ki, içkinin zararı bir yana, bir de sahtesini üreterek ardarda kaç kişinin ölümüne sebep oluyorlar. Çayın rengini karartmak için boya kullananlar, süte yoğurda bozulmaması için kimyasal karıştıranlar…
Üretici; gıda konusunda bilinçlendirilmeli, denetimleri gıda mühendisleri yapmalı, cezalar caydırıcı olup ceza alan firmaların isimleri belediyelerin reklam panolarında gösterilmeli. Halk ne yediğini bilmeli.
Ambalajlı ürünler zaten tam bir muamma. Etikette glikoz, sakkaroz, fruktoz, jelatin derken doğal diye bir şey yok. Biraz daha gayretli olmalıyız. İyi tarımı tercih etmeli, anne babalar olarak çocukların ruhunun yediklerinden oluştuğunu unutmamalıyız. Kekimizi, pastamızı kendimiz yapıp; yoğurdu mayalayıp; salça, reçel, tereyağı gibi asıl ürünlerimizi evimizde üretmeliyiz.
BİZ NE YİYORSAK OYUZ. MAYAMIZI KORUMALIYIZ…
BİRAZ…
SEÇERSEN
FREN
YARIŞ
HADSİZLİK
KURUYANLAR-YEŞERENLER
EN İYİ ARKADAŞIM
MÜZELİK OLMADAN
SU VE GELECEK
RED ETME