Tekno-faşizim ekonomik bağımsızlığı tehdit ediyor
ALLAH VAR, ATEİZM YOK!
YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Selçuklu kültürümüzde var mıydı bilmiyorum ama atlara olan özel sevgimden dolayı Alparslan dizisinin kız isteme sahnesi çok hoş gelmişti.
Alparslan( Barış Arduç) ve ailesi atların üstünde; Akça( Fahriye Evcen) at üstünde görkemli bir isteme, aile olmanın ilkeleri ile taçlandırılarak seyirciye sunuluyordu.
Filmden etkilenmiş olamazlar heyhat üzerinden 1-2 sene geçti. Yeni bir akım başlamış. Artık isteme nişan öncesi davetlilerin önünde oluyor. Kız kahve getiriyor ama sadece damada. Davetliler şerbet içiyor.
" Verdik, hayırlı olsun” dileklerinden sonra gelin adayı tekrar içeriye alınıyor. Kıyafet değişimi yapıp, nişan girişi ile damat ile geliyor.
Her gün bir yenisini duyduğumuz akımlara alıştığımız için milletçe seyir deyiz. Tabii olayın tehlikeli yönleri de var. Kızın ailesi” yok vermiyorum” dese; davetliler olarak kalkıp ikna etme konuşmaları yapacağız.
Her akıma” ben de yapmalıyım” diye özendiğimiz günlerde madem taklit edeceğiz; iyiyi, güzeli, faydalı olanı kulaktan kulağa, gözden göze, yaymalıyız.
Nasıl biri olduğumuzu seçimlerimiz, davranışlarımız, sözlerimiz yansıtır, ipucu verir .
Hiç kimsenin görmediği, şahit olmadığı bir saatte Mersin'de; Kıbrıs'a gitmek için feribot bekleyen bir vatandaşımız, gidecek yeri olmadığı için hasta çocuğu ve ailesiyle birlikte camiye sığınıyor.
Çocuk hasta olduğu için caminin elektriğinden hava makinesi için kullanıyor ve hava sıcaklığından dolayı klima açıyor.
Giderken 200 TL para ile birlikte caminin imamına not bırakıyor:
" Hocalarım biz elektriği ve klimayı kullandık .Camide dinlendik ,hakkınızı helal edin”…
Yine aynı günlerde bir kilisede 38 ayrı suçtan dosyası bulunan bir kişi hırsızlıkla kilisenin çanını çalıyor ve suçuna kılıf olarak da aşkı kullanıyor:
- "Sevgilime verecektim”…..
İkisi de tertemiz bir fıtratla doğdular. Yetişme ve karakter onları besledi. En nihayetinde iyi ya da kötü olmayı seçtiler. Alışkanlık ettiler ve yaydılar.
Hepimiz bir yansımayız. Kalbimizin hayata yansımasına” ömür” diyoruz.
Ömrümüzün güzel geçmesi için kalbimizi inşa etmeliyiz……
SU VE GELECEK
RED ETME
ÇÜRÜME
YOL
TESPİT-TAMİR
ÜNLÜ EDELİM
SEÇİMİM BENİM
ÇIVIT
BESLENME ÇANTASI
ŞEMSİYENİ AÇ