DURMADAN YAZIYORUM VE YAZACAĞIM
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Ali Özek Hatıratında; II. Abdülhamit, M. K. Atatürk, M. A. Ersoy, H. B. Çantay, Ö. N. Bilmen, Y. Nuri Öztürk v.d.
KÜRESEL SİYONİST OLİGARŞİNİN KAÇINILMAZ TASVİYESİ YOLUNDA TÜRK DEVLETİ’NİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI AĞIRLIĞI
Sağlık turizmi katma değeri yüksek bir sektör haline geldi
KARA GECE
DARBELERİN GÖLGESİNDEN 15 TEMMUZ DİRİLİŞİNE
Taşkent’te Tarihi Toplantı : 1. Uluslararası İslam Medeniyeti Forumu
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
15 TEMMUZ İHANETİNİ, İŞGAL GİRİŞİMİNİ UNUTMAYACAĞIZ VE UNUTTURMAYACAĞIZ!
YARIŞ
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
" Bir hilal uğruna Yarab! Ne güneşler batıyor”
Müslüman olmanın güzelliğinin ölülerinize yansıması, yaralarınızı sarıp, sarmalamasıdır şehitlik… Kâinatın ete, kemiğe bürünmüş küçük bir özü olan insanın; büyüyebileceği en üst makamdan arşa kanat açışıdır.
"Hiç kimse ölümün acısını yaşadıktan sonra tekrar ölmeyi arzu etmez” buyurur kainatın efendisi. Sadece şehitler hariç; onlar, verilen makamın güzelliğinden binlerce canı olup tekrar tekrar vermeyi arzu ederler.
Bin yıllık tarihimizde yağmurlarla yarışır, şehit kanlarımız bu topraklarda… Hilalin, vatanın, bayrağın, namusun değeri kalbimizde imanla eşittir. O yüzden askerlerimiz düğüne gider gibi gönderilir kışlaya. Bilir ki; bu değerler uğurun da can verirse, toprak kokulanır, bir cennet bahçesi olup süslenir ona…
Diyoruz ya; Şehit oldu! Tamam mı? Değil! Hiç bitmeyen bir köz koydular annenin, babanın ciğerine.. Eve geç gelse; yatıp uyuyamayan, başına bir fenalık mı geldi diye tasalanan o insanlar; artık toprağa emanet ettikleri bir güneş için son nefese kadar yanacak.
Ah! bir de evliyse, nişanlıysa o şehit… Yarım kalan hayaller, artık acı bir lokma… Boğazın tam ortasında bir düğüm; ne kadar yutkunsa geçmeyen. Canının yarısı gitmiştir ,tutan eli, yürüyen ayağı felç, konuşan dili lâl olmuştur.
Ama en çok çocuklar ;”baba” der toprağa sarılır, gökyüzüne uzatır ellerini; gözlerine görünen babayı indirip sarılmak istercesine… Artık hep özlemek düşer sol yanlarına. En tatlı anlarında; mezuniyetlerinde, iş başarısında, yuva kurduğunda sızlar sol yanı.
Binbir zorlukla okutulup öğretmen olan ve vatanına hizmet için sevinçle görev yerine gelen Aybike gibi kaç canımız vardı bizim.” Seni öldüren de yoktur din iman "dedirten…
Kaç polisimiz, askerimiz, subayımız, savcımız, korucumuz, öğretmenimiz hain pusularda toprağa düştü. Ama anne- baba ve yâr dilinde tek bir cümle:
"Bir ölür bin doğarlar, vatan sağ olsun”
Biliriz ki ; her zerremiz onları özlese de ;cennet onlara aşık, süslenir, onları bekler. Onların emanetleri artık devletin ve hepimizin ailesidir. Devlet çocuklarını okutur, iş bulmada yardımcı olur, dul ve yetim aylıkları ile şehit yardımı ile destekler.Evladını, eşini, anne -babasını vatanına feda edenlere devlet; evlat, eş, anne- baba olmak için uğraşır. Şehit tahtından seyrederken; emanetlerime sahip çıkıldı desin ister.
Bir şeyin değeri; feda edilen ile ölçülür. Vatan; sen öyle bir güzelsin ki ,binlerce can feda ettik …Ve feda olan canlar öyle güzelsiniz ki; değeriniz vatan kadar…
ŞEHİTLERİMİZE VE AİLELERİNE BİNLERCE DUA İLE….
YARIŞ
HADSİZLİK
KURUYANLAR-YEŞERENLER
EN İYİ ARKADAŞIM
MÜZELİK OLMADAN
SU VE GELECEK
RED ETME
ÇÜRÜME
YOL
TESPİT-TAMİR