Reklam
Yeni Konya Gazetesi - Günlük tarafsız siyasi gazete
Recep Öğütçü
Recep Öğütçü
recepogutcu@yenikonya.com.tr

Kurbanın Hikmetleri

08 Ağustos 2018, Çarşamba günü eklendi. Font boyutu:

Geçen gün sosyal medya hesaplarından birinde bir yoruma rastladım. Bir vatandaş, kurban kesmediğini, bu yıl da kesmeyeceğini, bedelini bir fakire vereceğini söylüyordu. Gerekçe olarak da; kurban kesmenin hayvan üretimine zarar verdiğini, bir nevi hayvan katliamı olduğunu, zaten hayvan üretiminin yetersiz olduğu ülkemizde hayvan üretimini engellediğini, fakire sağması ve üretmesi için süt hayvanı hediye etmenin daha doğru olduğunu, eski mısır dinlerinde bile kurban yerine hayvan hediye edildiğini, hediye edilen hayvanın kesilmesinin yasaklandığını, bir mantık dini olan İslamiyet'in böyle bir yanlışa cevaz veremeyeceğini ileri sürüyordu.

Evet, bu yorum an indi ve sakat bir yorum, kurbanın hikmetini anlayamayanın bir kanaati. Kurbanın hayvan kesmek olmadığını, sadece bir yardımlaşma ve dayanışma olduğunu söylemek hiç doğru değildir. Hazreti Adem'den bugüne kadar gelen bütün semavi- ilahi dinlerde kurban vardır, hatta putperestlikte bile kurban vardır. Hazreti Adem, hasetlikten dolayı münakaşa eden iki oğluna kimin haklı kimin haksız olduğunu bilmeleri için bir Kurban kesmelerini emretmiş, haklı olanın (Habil'in) kurbanını gökten gelen bir ateş yakıp yok etmiş, bu kurbanın kabulüne işaret olmuştur. Yani kurban ibadeti Habil ile Kabilin kestikleri kurbanla başlamıştır. Daha sonra Hazreti İbrahim, "bir oğlum olursa Allah için onu kurban keseceğim demiş, Allah oğlu İsmail'i bağışlayınca rüyasında kurban keseceği hatırlatılmış, bunun üzerine oğlunu kurban etmeye azmetmiş, bu ihlas ve teslimiyeti sonuncunda Allah Cebrail ile bir kurban göndermiş ve onu kesmiştir. Dolayısıyla Hz. İbrahim'in Hanif dininde kurban vardır.

Peygamberimize ve İslamiyet'e gelince, kurban hicri ikinci yıldan itibaren kesilmeye başlanmıştır. Peygamberimiz, Hediy (Haç kurbanı), şükür, adak ve akika (yeni doğan çocuklar için kesilen) kurbanları kesmiştir. Bu konuda sahih rivayetler vardır. Kur'an'da kurbanla ilgili ayetler muğlaktır, kapalıdır, ancak sünnette hadisler sarihtir, sahihtir. Onun için İmam-ı Azam, farz değil vacip demiş, diğer mezhepler kuvvetli-müekket sünnet olduğuna hükmetmiştir. İnkarı küfür değildir ancak günahtır.

Evet, kurbanın gayelerinden biri dayanışmak ve paylaşmaktır ama amaç sadece yardımlaşmak değildir. Kurbanın başka hikmetleri ve sebepleri de vardır. Kurban et yemek de değildir.

1-Kurban kan akıtmaktır, "nahr”in anlamı da budur. Kanı akıtılmayan, kesilmeyen, sadece canlı olarak "fakir üretsin-süt sağsın” diye hediye edilen kurban değildir. O sadakadan ibarettir.

2-İnsanda kan akıtma, öldürme dürtüleri vardır. Bir hayvanı kurban eden insan bu dürtülerden kurtulur, tatmin olur ve insan öldürmekten vazgeçer. Yani kurban, insanı eğiten, kan akıtma duygusunu yok eden, insanı melekleştiren ve Allah'a yaklaştıran bir özelliğe sahiptir. Onun için "yakınlaştıran” anlamında "kurban” ismi verilmiştir.

3-Kurban fedakârlıktır, Allah için en sevdiğini onun yolunda kesebilmektir. Sünnet olan; kurban edilecek hayvanın birkaç gün önceden alınıp beslenmesi, insanın kurbanıyla ünsiyet kurması ve onu sonra kesmesidir. İşte bunun adı, sevdiğinden fedakârlık etmektir. Bizim yaptığımız ise, aynı gün satın salıp kesiyoruz, bu sünnete uygun değildir. Kurbanı tercihen on gün beslemeli, onu okşamalı, sevmeli, sonra kesebilmeli.

4-Kurbanın eşitliği sağlayan bir yönü de vardır. Aynı günde toplu kesilen kurbanlar sebebiyle herkes ayın günlerde et yemekte, fakir ve zengin arasında eşitlik sağlanmaktadır. Ömründe veya bir yıl boyunca et görmeyen insanlar, kurban dolayısıyla et yiyebilmektedir. Kurbanlar aynı günde kesildiğinden et fazlalığı oluşmakta, bu fazlalık fakirlere verilmektedir. Aksi halde farklı zamanlarda kesilseydi bu fazlalık oluşmayacaktı ve fakirlere bu kadar et verilmeyecekti. İşte bunun adı sosyal adalettir, eşitliktir.

5- Kurbanda ekonomik bir canlılık da oluşmakta, üretici de, tüketici de, tüccar da, derici de kazanmakta, yapılan ikramlarla bir kardeşlik iklimi oluşmaktadır.

6- Kurban hayvan üretimine zarar veren bir uygulama değildir. Aksine hayvan üretimini teşvik etmektedir. Birçok insan kurbanlık satmak için hayvan beslemektedir. Dişi hayvanlar üretilsin diye erkek hayvanların kesilmesi tavsiye edilmiştir. Efendimiz hep erkek koç kesmiştir.

Bunlar bizim aklımıza gelen hikmetlerdir. Daha nice sırlar ve hikmetler vardır kurbanda. Allah, kurban bayramını et bayramına indirgeyenlerden, kurban kesmeyi hayvan katliamı diyenlerden korusun, kurbanın hikmetini anlayanlarda kılsın ve Hazreti İbrahim'in teslimiyetini nasip etsin.

Bu yazı 839 kez okundu.
Yorumlar

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayınız!

KÖŞE YAZARLARI
SON DAKİKA HABERLERİ