Tekno-faşizim ekonomik bağımsızlığı tehdit ediyor
ALLAH VAR, ATEİZM YOK!
YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Eski örf adet ve geleneklerini özlediğim Konyam...
Hanlarını, faytonlarını, şıngır şıngır titrek sesle geçip giden at arabalarını, çöğen helvalarını, bakır mertabanılar da bolca yapılıp insanların yemesi için sunulan tiritlerini, büyük kalaylı bakır tencerelerinde yapılarak kalabalık insanların yemesine sunulan bulgur pilavlarını...
Eski buğday pazarını, odun pazarını, at pazarını, amele pazarını, tellal pazarını, saman pazarını... Hangi birisini sayayım bunlar ilk etapta düşünürken aklıma geliverenler.
Bir de atalarımızın manalı sözlerini. Benim köyümden bir söz örneği bir kişi bir büyüğe fazlaca bir şeyler sorunca ya da iş danışınca, o şöyle derdi:
"Yeter be gardaşım; artık kendin bu işleri öğren ben aklımı her defasında sana vereyim de kendim köy sığırına çoban mı durayım” gibi esprili anlamlı sözlerdi.
Bir askerlik arkadaşım vardı Samsunlu Şinasi... Onunda bir sözünü hep hatırlarım: "Arkadaş her bilgimi sana versem kendimi Samsun'un çırak pazarında bulurum” derdi. "O ne demek?”diye sorunca, Şinasi "Bizim memlekette bahar gelirken şehrin bir yerinde çırak pazarı kurulur, köylerden fakir aileler yeni yetişmekte olan oğlan çocuklarını pazara getirir. Civar köylerin veya şehrin ağaları da bu pazara gelir, kimileri oğlak kuzu çobanlığı için, kimileri çiftçi yamaklığı için kimileri de kaz hindi çobanlığı vs için çoban arayanlara çocuklarını 6 aylık, 3 aylık, senelik gibi kıyasıya bir pazarlıkla çırak verirler” deyince benim tuhafıma gitmişti.
Bende "Bizim şehrimizde de amele pazarı var” deyince o da gülerek "Bırak dalga geçmeyi öyle amele pazarı diye bir şey mi olur” demişti.
Ama vardı Konya'da amele pazarı. 1925-30'larda başlamış veya daha önce bilemiyorum, 1980'li yıllara kadar bu Pazar baya revaçta olarak devam etti.
Amele pazarı şimdiki Karatay Belediyesi'nin batı kısmında Eski Garaj'dan Kadınlar Pazarı'na doğru giden Garaj Caddesi ile Karaman Caddesi arasında, şimdi çift yönlü yolun olduğu yerde idi. Burada geniş bir alan 1955'lerde şimdi yeni açılan ve Kızılay Hastanesi yanından geçip Eski Garaj'a giden yol üzerinde araç parçaları satan acenteler vardı. Çünkü bu Eski Garaj civarı Karaman Caddesi, Mengene Caddesi'ne doğru her yer tamircilerin ve acentelerin bulunduğu bir sanayi idi.
Amele pazarının çok revaçta olduğu yıllardı. Konyamız, o yıllarda geniş bağ bahçeler ile yaşam sürüyordu. Bağ belletmek, mandal yapmak,avarzavar ekimi yapmak,inşaat işlerini yaptırmak için bu tür işlerde çalışmak isteyen ameleye ihtiyaç duyanlar; belli başlı işi olmayan çoluk çocuğunun iaşesini kazanmak için sabahın erken saatlerinde bu pazara gelen çalışmaya muhtaç insanları alıp götürürlerdi. Tarlasında, bahçesinde inşaatında, işçiye ihtiyacı olan ağalar gelir pazardan amele tutardı. Akşama kadar işini yaptırır akşam ücretini öder gönderirdi.
Bu Pazar, her gün 50-60 kişi bazen daha çok amele ile dolardı. Bir ağa at arabası ya da bir kamyonet ile gelince onlar işçi aradığını sezer daha adam var mı çalışacak demeden 25-30 kişi doluşuverirdi vasıtaya. Adam şöyle binenleri bir süzer tabi ihtiyacı kadar hem de beğendiklerini alır giderdi çalıştırmaya.
Bu Pazar 1990'lı yıllara kadar önemini sürdürdü. Sonra buraya bir petrol yapıldı.
Konyamız'da son elli yılda öyle hızlı yenileşme ve değişimoldu ki hızına yetişmek mümkün değil.
Örneğin eski sebze hali, yeni sebze hali derken üçüncü değişim önce yeni Karatay belediyesi güneyinde Eski Garaj'a bitişik iken sonraları Kızılay Hastanesi civarına taşındı. Baruthane Hali oldu. Daha sonra seksenli yıllarda Adnan Menderes Hali oldu.
Eski Garaj şimdi minübüslerin ilk ve son durağı olan NalçacıdakiKulesite'nin oraya taşındı. Daha sonraları İstanbul yolu Yazır taraflarına taşınınca üçüncü değişimi yaşadı. Matbaacılar, önceleri Aziziye Cami ile Mevlana Çarşısı arasında PürçüklüSokağı civarlarında konuşlanmışken seksenli yıllarda Baruthane Hali'ne taşındı. Daha sonra yeterli olmayınca şimdiki yerine matbacılar sitesine taşındı üçüncü eski yeni oldu.
Odun pazarı, KapuCami civarında iken daha sonraları Larende Caddesi Fethiye Un Değirmeni karşılarına sonra, üzeri kapalı olan Muhacir Pazarı'nın olduğu yere Mevlana Kültür Merkezi'nin güney batısındaki Saman Pazarı'na ve Meram Sanayi'deki MahrukatçılarSanayii'ne taşındı.Ağaç pazarı ise İstanbul yolunda yeni ağaç pazarına taşınınca yeniler birkaç defa eskileşiverdi. (Devam edecek)
HAYALİMDEKİ SAĞLIK KURUMLARI (hastaneler)
Pekmezler Kaynatılırken “Budadım Bağları” Türküsü -II-
Pekmezler Kaynatılırken “Budadım Bağları” Türküsü -I-
Postal ve Kabaralı Kundura –II-
Postal ve Kabaralı Kundura -I-
Soğansız Sağlık: II
Soğansız Sağlığı-I
“Ben de bu dağları biliktir”
Köyde Bir Evin Hayvanlarla İmtihanı
Değişen Konya, Aile Kurumu...II