TÜRKİYE’NİN ŞEMSİYESİ

Batı medeniyeti ile Doğu medeniyeti arasında asırlardır devam eden mücadelede Doğu'nun, Batı'daki teknik gelişmelere ayak uyduramayarak aradaki makasın bir türlü kapatılamadı. Bu durum 100-200 yıl sürmesiyle birlikte aydınımızda bir aşağılık kompleksine yol açtı. Neticede Batı değerlerini kutsayan, kendi değerlerini aşağılayan ve küçümseyen bir aydın profili ortaya çıktı.

Türkiye'de 50'li yıllarda başlayan demokratikleşme ve 60'lı yıllarda dernekleşmeyle birlikte aralarında Süleyman Yalçın, Necmettin Hacıeminoğlu, Salih Tuğ, Nihat Sami Banarlı, Sebahattin Zaim, Muharrem Ergin gibi hocaların da yer aldığı 54 kişi Türkiye Aydınlar Ocağı adıyla dernek kurmaya çalıştılar.

Türkiye ismi ile amblem olarak Türk bayrağının kullanılması Bakanlar Kurulu kararıyla oluyormuş. Bu karar çıkmadığı için 65'li yıllarda önce Aydın Fikirler Kulübü olarak ortaya çıktı. Konya'da Fevzi Özçimi ve Veysel Öksüz gibi dönemin entelektüel insanları Konya şubesini kurdular. 70'li yıllarda genel merkezi İstanbul'da Aydınlar Ocağı olarak resmi kuruluşu gerçekleşti. Anadolu'daki şubeler de birbirinden bağımsız olarak kurulmaya başlandı. İstanbul'da başlayan bu hareket zamanla Anadolu'ya dalga dalga yayıldı. Konya'da da Selçuk Üniversitesi hocaları Abdülkadir Akçin, Mehmet Arslan, Ali Sinan, Akif Akkuş, Ahmet Bilge, Abdurrahman Kutlu ve Sekreter olarak Orhan Aydın'ın yer aldığı dokuz kişi Konya Aydınlar Ocağı'nı 8 Kasım 1986'da kurdular. Mekân olarak da Fatih Çarşısı birinci katta bir yer tutuldu. 22 Kasım 1986 tarihinde yapılan genel kurulda Prof. Dr. Şaban Karataş Konya Aydınlar Ocağı Genel Başkanı seçildi. Ondan önce geçici olarak Prof. Dr. Abdülkadir Akçin başkanlık yaptı. 1988'de Prof. Dr. Abdurrahman Kutlu başkanlığında yönetim değişikliği oldu. Sonra Opr. Dr. Mustafa Akın başkan seçildi. Av. Mehmet Ali Uz ise 1989- 2002 arasında 13 sene başkanlık yaptı.

İki grup arasında çıkan ihtilaflar üzerine Mustafa Güçlü ismi üzerinde ittifak edilip uzlaşılınca 2002'den itibaren Konya Aydınlar Ocağı genel başkanlığını devraldı. Aydınlar Ocağı'nın diğer derneklerden tek farkı ise, Türk aydınıyla Türk halkını aynı çizgi etrafında birleştirmek ve halkın inancını, kültürünü, geleneğini, değerlerini daha rafine hale getirip hem kendi halkına hem dünyaya sunabilmenin kavgasını veriyor. Bundan dolayı bir partinin, bir cemaatin arka veya ön bahçesi değil. Yelpazenin bütün renklerine açık İslâm'la barışık, Osmanlı ve tarihiyle barışık Türkiye'nin şemsiyesidir.

Yıllardır tanırım. O günden bugüne hal ve hareketlerinde; riyaya, gösterişe, israfa, samimiyetsizliğe…kapı açmamış. Dün ne demişse, bugün de aynı sözünü tekrar eden, fikriyatı dopdolu, hasbi bir insan. Her yerde sevilen, sayılan, itibar gören… tam anlamıyla "dilara” bir gönül insanı!

Böyle insanları tanımak, bu tür kıymetlerin sohbetinde bulunmak, yönetiminde olduğu teşkilata üye olmak, hayatı değerlendirmek, boşa kürek çekmemek demektir.

Bir teşkilat düşünün; yaz kış demeden ve belirlenen programdan asla inhiraf etmeden, haftanın o günü ve o saatinde mutlaka programın başladığı, isterse bir kişi olsun mutlaka bir şeylerin anlatıldığı…daha önce Sille Kültür evinde yapılan program bundan böyle il halk Kütüphanesinde her Salı günü aksamadan devam etmektedir. Sloganı; "Selçuklu Salı Sohbetleri!”

  1. Sivil Toplum kuruluşları içinde tatil yapmayan tek teşkilat dersem sanırım yanlış olmaz. Diğer teşkilatlarda da programlar oluyor, onlar da, kültüre hizmet etme yarışında, ancak ara verme durumları söz konusu. Bu açıdan teşekkürü hak ediyor.

Böyle bir özelliğe sahip olan Aydınlar Ocağının olağan Genel Kuruluna katıldık. Yukarıda sözünü ettiğim değerli gönül insanı ve Başkanı Mustafa Güçlü, yine aynı ekibiyle yönetime devam etmeye hak kazandı. İsabetli bir karardı, zira tasarrufa azami dikkat etmiş, lüzumsuz harcamaya gidilmemiş, her şeyi yerli yerinde kullanarak üyelerin teveccühünü elde etmiştir.

Seçilen yönetime başarılar diler, Güçlü başkanın bütün gücüyle daha güzel ve daha kalıcı hizmetlere, dün olduğu gibi yine aynı hızla devam edeceğinden ümitvarım. Allah yar ve yardımları olsun. (24 OCAK 2022)


Yazarın Diğer Yazıları