Turizm Bölgelerindeki Fahiş Fiyatlar Ayağımıza Sıkıyor
ÇÖKEN BATI GÜVENLİK MİMARİSİNDEN KÜRESEL GÜVENLİK MİMARİSİNE GİDEN YOLUN KÖPRÜ BAŞI TÜRKİYE...
HADSİZLİK
SEN SENİ BİL SEN SENİ
MİZAHIN MİZANI
FASÜLYE Mİ NOHUT MU???
Yüksek Sesle Konuşmak ve Kötü Kokmak Caiz mi?
Özbekistan’da 30 Haziran “Yoshlar kuni” “Gençler Günü”: Devlet Başkanından Samimi, Tarihi ve Ufuk Açıcı Mesajlar
GÖZÜMÜZÜN NURU, GÖNLÜMÜZÜN SÜRURU EVLÂTLARIMIZI KUR’AN’LA BULUŞTURALIM
Etliekmek Zamları Kime Rağmen?
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
GÜÇLÜ DEVLETİN SIRRI GÜÇLÜ TOPLUMDUR
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
AK Partililer de AKP’liler de Yanlış Yapıyor
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Neden hiçbir şeyde tabiri caizse elimizin ayarı yok ?!
Severken, kızarken, sahiplenirken, üzülürken, sevinirken vs. ya tamamen dibi görüyoruz ya da zirvelere oynuyoruz.
Vatanımızı severiz; bizden gayrısı hain olur. Dinimize sahip çıkarız; bizden gayrısı kafir olur. İşimize aidiyet duyarız; bizden gayrısı tembel olur. Helalimizi severiz; sever miyiz, üzer miyiz belli değil.
Kızdığımız durumlarda da bundan farklı değiliz. Kızmakla nefret etmeyi birbirine karıştırırız. Hatta kin seviyesine getiririz meseleyi.
Severken gönlümüzle sevmeyi, karar alırken aklımızla hareket etmeyi başarabilirsek bu sorunların üstesinden gelebiliriz diye düşünüyorum. Kimi durumların duygularla, kimilerinin de akılla çözüleceğini anladığımız an ifrat ve tefritten kurtulabileceğiz.
Son zamanlarda gündemden düşmeyen birçok mevzu maalesef içine düştüğümüz bu halin sonucu.
Kadına şiddet mesela…
Kadına şiddetin tarafları genellikle ya eşler, ya boşanmış çiftler, ya da sevgili olduğunu zannedenler arasında cereyan ediyor. Tabi ki alkol ve uyuşturucu gibi etkenler de mevcut ama şiddeti uygulayanların ekseri mazereti ya sözde çok sevmesi ya da bir şeylere tahammülsüzlüğü.
Dini hayatımız mesela…
En itidalli olmamız gereken hususta bile ifrat ve tefrit içerisindeyiz. İtikatta çok sağlam olduğumuzu iddia edip bizden başkasına münafık ve kafir gözüyle bakmamız bize günah olarak yetecektir. Koca koca İslam bilginlerinin birbirlerine ardı ardına yaptığı reddiyeler de sade Müslümanları etkiliyor ve vebal altına giriyorlar maalesef.
Siyasi görüş mesela…
Partizan olmak ayrı, bir partiye gönül vermek çok ayrı. Körü körüne bir fikri savunmak ayrı, dava eri olmak çok ayrı. Saplantılı bağımlılığımız sayesinde etrafımızda kırıp dökmediğimiz kimse kalmıyor. Aslında böyle yaparak görüşlerini savunduğumuz siyasi oluşuma da zarar verdiğimizi akledemiyoruz.
Örnekleri çoğaltmak mümkün. Mesela futbol ! Takım mı tutuyoruz, ailemizi mi muhafaza ediyoruz anlam vermek güç.
Dünya hayatında en önemli ölçümüz itidalli yani orta yol üzere olmaktır. Peygamber tavsiyesi olan bu ölçüyü her şeyimize tatbik edebilmemiz gerekli.
Vesselam…
HUZUR KENDİ İÇİMİZDE
VATAN AŞKI
MİLLETİN KANALI
KUL HAKKI
GÜLÜNCE HAYAT GÜZEL
EMROLUNDUĞUMUZ GİBİ !
Büyük Sermaye
YÂ BASÎR !
BİR NEBZE NASİHAT
KAPILMA DÜNYANIN CAZİBESİNE !