ARINMA ZAMANI
Konya’dan bir Erdoğan geçti
Altın Yumurtlayan Tavuğu Kesmek
Galibiyet Yok Ümitler de Bitti
Konyaspor bina okur döner döner bir daha okur!
Özbekistan’da 14 Şubat ve Babürlülerin Kurucusu Zahîrüddîn Muhammed Doğum Günü
Sanal Kumar Ekonomi ve Gençliğimiz İçin Beka Meselesidir
GÜNAH ADASININ ARKASINDA YATAN GERÇEKLER
MOTOSİKLET KAZASI!
YENİ DÜNYA DÜZENİNDE GÜÇLÜ OLMAYA MECBURUZ.
Yusuf Tekin istifa mı etsin?
Suriye çadır kent sorunu
MİHALGAZİ BELEDİYE BAŞKANI ZEYNEP GÜNEŞ AKGÜN YALNIZ DEĞİLDİR.
ANNECİĞİM
ŞEMSİYENİ AÇ
BİREYSELCİLİKTEN MEALCİLİĞE
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Neden hiçbir şeyde tabiri caizse elimizin ayarı yok ?!
Severken, kızarken, sahiplenirken, üzülürken, sevinirken vs. ya tamamen dibi görüyoruz ya da zirvelere oynuyoruz.
Vatanımızı severiz; bizden gayrısı hain olur. Dinimize sahip çıkarız; bizden gayrısı kafir olur. İşimize aidiyet duyarız; bizden gayrısı tembel olur. Helalimizi severiz; sever miyiz, üzer miyiz belli değil.
Kızdığımız durumlarda da bundan farklı değiliz. Kızmakla nefret etmeyi birbirine karıştırırız. Hatta kin seviyesine getiririz meseleyi.
Severken gönlümüzle sevmeyi, karar alırken aklımızla hareket etmeyi başarabilirsek bu sorunların üstesinden gelebiliriz diye düşünüyorum. Kimi durumların duygularla, kimilerinin de akılla çözüleceğini anladığımız an ifrat ve tefritten kurtulabileceğiz.
Son zamanlarda gündemden düşmeyen birçok mevzu maalesef içine düştüğümüz bu halin sonucu.
Kadına şiddet mesela…
Kadına şiddetin tarafları genellikle ya eşler, ya boşanmış çiftler, ya da sevgili olduğunu zannedenler arasında cereyan ediyor. Tabi ki alkol ve uyuşturucu gibi etkenler de mevcut ama şiddeti uygulayanların ekseri mazereti ya sözde çok sevmesi ya da bir şeylere tahammülsüzlüğü.
Dini hayatımız mesela…
En itidalli olmamız gereken hususta bile ifrat ve tefrit içerisindeyiz. İtikatta çok sağlam olduğumuzu iddia edip bizden başkasına münafık ve kafir gözüyle bakmamız bize günah olarak yetecektir. Koca koca İslam bilginlerinin birbirlerine ardı ardına yaptığı reddiyeler de sade Müslümanları etkiliyor ve vebal altına giriyorlar maalesef.
Siyasi görüş mesela…
Partizan olmak ayrı, bir partiye gönül vermek çok ayrı. Körü körüne bir fikri savunmak ayrı, dava eri olmak çok ayrı. Saplantılı bağımlılığımız sayesinde etrafımızda kırıp dökmediğimiz kimse kalmıyor. Aslında böyle yaparak görüşlerini savunduğumuz siyasi oluşuma da zarar verdiğimizi akledemiyoruz.
Örnekleri çoğaltmak mümkün. Mesela futbol ! Takım mı tutuyoruz, ailemizi mi muhafaza ediyoruz anlam vermek güç.
Dünya hayatında en önemli ölçümüz itidalli yani orta yol üzere olmaktır. Peygamber tavsiyesi olan bu ölçüyü her şeyimize tatbik edebilmemiz gerekli.
Vesselam…
HUZUR KENDİ İÇİMİZDE
VATAN AŞKI
MİLLETİN KANALI
KUL HAKKI
GÜLÜNCE HAYAT GÜZEL
EMROLUNDUĞUMUZ GİBİ !
Büyük Sermaye
YÂ BASÎR !
BİR NEBZE NASİHAT
KAPILMA DÜNYANIN CAZİBESİNE !