870 Yılı Ramazan Bayramında Vefat Eden İmam Buhari’nin Adına Yapılan Külliye 2026 Ramazan Bayramında Semerkant’ta Açıldı
Taşın Hatırlattığı Ahlâk: Köy Odalarından Misafir Taşına
BAMYA ÇORBASI
ÖLÜM GELİNCEYE KADAR İBADETLERE DEVAM EDİLMELİDİR
5816 KALDIRILMALI MI?
Hesap Tutmadı: Washington’ın İran Yanılgısı
Trump küresel ekonomiyi kaosa sürüklüyor
İnsanın Anlaşamadığı Dünya
BİR BAYRAM BÖYLE GEÇTİ!
Cevher-Araz/Sünni-Şii
Her biri altın değerinde 6 puan
Petrodoların Kanlı Tasfiyesi
RAMAZAN’DAN BAYRAMA BİR AYLIK TERBİYE BİR ÖMÜRLÜK DİRİLİŞ
AK Parti Neden İvme Yakalayamadı?
RAMAZANDAN İSTİFADE EDEBİLMEK
ÜNLÜ EDELİM
Epic Fury: Ortadoğu’da Jeopolitik Bir İntiharın Anatomisi
Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Dil nedir sence ?dedim.
-Küçük et parçası; onunla tat alırız, yediğimiz, içtiğimiz her lezzet onunla kimlik kazanır. Acı mı, tatlı mı, ekşi mi ?
Sonra aklına geldi, bir şiir mırıldandı.
" Dil ne bilir şekeri ,şerbeti ;
Aldığın lezzeti baldan mı sandın?.
- Eeee o zaman lezzet dilin hüneri değil miymiş? Gönlün yorulsa , ağzının tadı kaçsa dil neden aynı lezzeti alamaz? Dedim. Güldü,
- Dur hele !Sen dili soruyorsun; hani şu anlaşmamız sağlayan, iletişim kurduğumuz şeyi. Sözcüklerden oluşan ,seslerden meydana gelen, bağlantı kurmamıza yarayan harfler bütünüdür dil.
Haklısın, dedim. Dilin öyle bir gücü var ki ; insanları, kâinatı birbirine bağlar, takdim eder ama anlaşmak için illa kelimeler gerekir mi ki?.
Sözcükleri çok güzel bilen , pek çok dilde mahareti olan biri eğer doğru kelimeleri kullanamamışsa muhatabına ulaşır mı ki?.
Bir köpeğim var; başını, sırtını okşamaya başladım mı kendini hemen önüme atıyor, yere yatıp karnını çevirerek sevilmek istiyor. Saatlerce sevsem bıkmıyor. Arada kelimelerimiz yok ama anlaşmamız için kelimeye ihtiyacımız da yok.
Kapının önündeki ağacın üzerine yuva yapan kargalar bebek kargayı sık sık ağaçtan düşürüyorlar. Yeterince uçamayıp , yerde debelenen yavru için inip inip çıkıyorlar. Yavruyu alıp ,çatıdan yanlarına bırakıyoruz .Yardım için kelimeye gerek yok. Dil ;kalbin işi .
Yağmur yağarken penceresini açıp, kokusunu içine çeken, sesini dinleyerek demlenen insanların duyduğu hangi dildir? Kimi der :”Yağmur benim yerime ağlıyor..” Kimi der :Yağmur aşkımızın sesi, bereketim” Yağmur kaç lisan biliyor?
Bir resme bakıyoruz; çok güzel bir manzara. Dağlar dumanlı, dereler akıyor, bir küçük ev dumanı tüten bacasıyla .”Keşke şurada olsak ,nasıl güzel ,huzurlu bir yer” diyoruz. Resim hangi lisanla anlattı bize acaba bakınca hissettiğimiz o huzuru?
Hiç anlamadığımız bir lisanla söylüyor türküsünü ozan; bağlamasının teli sanki gönlümüze bağlanmış. Her tele dokundukça titretiyor göz pınarlarımızı. Bu müzikte ağlamak için illa sözleri anlamak mı lazım?
Bir neyin , bir piyanonun iliklerimize işleyen, özümüze dokunan, huzur veren nağmeleri hangi lisanı biliyor?
Bir hüzünlü bakışın anlattığı hikaye kaç kelimelik?
Derler ya; bir lisan bir insan. Doğrudur; bilmek iletişimin temelidir ama anlaşmak, ulaşmak için illa kelimeye ihtiyaç yoktur.
Kâinatta her nesnenin, sanatın bir dili vardır. Anlamak için gayret gerekir ,bakışımızı temizlemek gerekir. Sonuçta kâinatın özünde tüm bakışlar ikiye ayrılır; iyi ve kötü .
Bin lisan da bilsen; eğer iyiye ve güzele ait değilse kelimeler ne fayda!
Solomon adalarında yaşayan yerlilerin ilginç bir ağaç kesme yöntemi varmış. Elektronik testere gibi teknolojik aletlerden mahrum olan yerliler baltayla kesemeyecekleri kadar kalın bir ağacı üfleyerek deviriyorlarmış. Ağacın karşısına kalabalık bir şekilde geçip hep bir ağızdan kötü sözler fısıldıyorlarmış. Bunu yaparken her ağacın içinde bir ruh taşıdığına inanıyorlarmış. Kötü sözlerin fısıltılarının bu ruhu güçlendirip, ağacı terk etmesini bekliyorlarmış. Haklı da çıkıyorlarmış. Bir süre sonra ağaç kuruyup, devriliyormuş.
Kötü sözler ağaca baltanın yapamadığını yapıyorsa; insan ruhuna neler yapmaz?..
Kaç lisan biliyoruz? Kaç gönüle şifa olduk, kâinat da fısıltı olduk? Güzelin lisanını konuşabildik mi?…
ÜNLÜ EDELİM
SEÇİMİM BENİM
ÇIVIT
BESLENME ÇANTASI
ŞEMSİYENİ AÇ
YIKIM
YOLUN SONU
KÜFÜR
ABÂD OLMAZ
SEVDALISIYIZ