“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
Merkez Bankası Risk Alabilirdi
FREN
Özbekistan’da Rakamlarla Gelişmeler
DÜN SAVAŞTIKLARIMIZDA BUGÜN BARIŞ YAPABİLİRMİYİZ?
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Ali Özek Hatıratında; II. Abdülhamit, M. K. Atatürk, M. A. Ersoy, H. B. Çantay, Ö. N. Bilmen, Y. Nuri Öztürk v.d.
KÜRESEL SİYONİST OLİGARŞİNİN KAÇINILMAZ TASVİYESİ YOLUNDA TÜRK DEVLETİ’NİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI AĞIRLIĞI
KARA GECE
DARBELERİN GÖLGESİNDEN 15 TEMMUZ DİRİLİŞİNE
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
Ülkemizin en büyük sorunlarından biri maaş hesaplama yöntemidir.
Yıllardır maaş hesaplama tatmin edici bir esasa bağlanamamıştır. Bu nedenle de adaletsizlikler, memnuniyetsizlikler ve tartışmalar sürüp gitmektedir.
Maaş ve ücret sistemi, iş hukukumuzun temel ilkelerinden biri olan "eşit işe eşit ücret” anlayışıyla ele alınmalıdır.
Adaletin sağlanmaması halinde fazla ücret vermek çalışanı da, emekliyi de tatmin etmez.
Az ama adaletin sağlandığı bir ücret sistemi muhataplarında tatmin duygusu oluşturur.
Konunun uzmanı değilim. Ama bu yazımla karınca kararınca "maaş hesaplama yöntemi” ve bir sistem teklifi sunmaya çalışacağım. Umarım ilgililere ve yetkililere ışık tutar.
Öncelikle memur, işçi, sözleşmeli, SGK'lı, BAĞ-KUR'lu, Emekli Sandığı'na tabi gibi tüm ayrımlar kaldırılmalı, sistem sadeleştirilmelidir.
Sadece "çalışanlar” ve "emekliler” ayrımı yapılmalı, sistem buna göre tanzim edilmelidir.Her insan özel olduğu gibi, her çalışanın veya emeklinin durumu da özeldir.
Bu nedenle her "çalışanın” ve "emeklinin” durumuna uygun her bir değişkene puan verilerek herkes için bir "maaş puanı” belirlenmelidir. Açalım:
Tahsil, kıdem, prim ödeme gün sayısı, iş güçlüğü, iş riski, görev yapılan bölge, medeni hal, çocuk sayısı, eşinin çalışıp çalışmaması gibi burada sayıp dökemediğimiz yüzlerce değişkene belli puanlar verilmeli, her bir kişinin "maaşına esas teşkil edecek puan”ı belirlenmelidir.
Böylece her çalışanın veya emeklinin "maaşının hesaplanmasına esas teşkil edecek bir puanı” olacak, "çalışan” ve "emekli” birbirine ne kadar maaş veya ücret aldığını değil, maaşına esas teşkil eden puanını soracaktır.
Kendisinden daha fazla maaş veya ücret alanın daha fazla prim ödediğini, daha tahsilli olduğunu, daha zor şartlarda görev yaptığını v.s. anlayarak tatmin olacaktır.
En düşük memur ve emekli maaşı uygulamaları yanlıştır. Zira daha fazla prim ödeyen bir emeklinin, daha az prim ödeyen emekli ile aynı emekli maaşını alması adaletsizliktir.Çalışanın veya emeklinin "maaşının hesaplanmasına esas teşkil edecek puanı”, devletin tespit edeceği "katsayı” ile çarpılarak ödenecek maaş belirlenmelidir.
Bu sistemle, işçinin müdüründen, A kurumunda çalışanın B kurumunda çalışandan fazla maaş alması, az prim ödeyenin daha fazla prim ödeyenle maaşının aynı olması gibi adaletsizlikler ortadan kalkacaktır.
Memur ve işçi sendikaları maaşların hesaplanmasına esas teşkil edecek olan "katsayı veya artış oranı” konusunda devletle gerekli görüşmeleri veya pazarlıkları yapmaya devam edebilirler.
İnanıyorum ki; bu sistemle adaletsizlikler, memnuniyetsizlikler ve tartışmalar ortadan kalkacak, kimsenin kimseye söyleyebileceği bir şey de kalmayacaktır…
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
İSRAİL’İN NİL’DEN FIRAT’A HAYALİ
AVRUPA BİRLİĞİ VE NATO CAN ÇEKİŞİYOR.
YENİ DÜNYA DÜZENİNDE GÜÇLÜ OLMAYA MECBURUZ.
“EPSTEİN DOSYASI” VE İSRAİL İSTİHBARATI
KANADA BAŞBAKANI CARNEY’İN FERYADI
PKK/YPG/SDG ÇÖP OLDU
İRAN’IN SON KULLANMA TARİHİ GELDİ
DÜNYA DÜZENİNİN ÇİVİSİ ÇIKTI.
ÖZGÜR ÖZEL FETVA VERİRSE…