Tasavvuf, Tarikat ve Şeriat Dengesinde Bir Duruş-5-
ZENGİN FAKİR KAYNAŞMASINI YARDIMLAŞARAK SAĞLAYALIM
Çip kavgası İran savaşını öne mi çekti?
SAYGIYI KAYBEDEN TOPLUMUN GELECEĞİ OLUR MU?
Özbekistan’da 14 Şubat ve Babürlülerin Kurucusu Zahîrüddîn Muhammed Doğum Günü
SEÇİMİM BENİM
BU FUTBOL DEĞİL, ADALET TARTIŞMASI
PAYİTAHTA RUH VERENLER
Müzebzeb
FATMA NUR ÖĞRETMENİM ÖZÜR DİLERİM. SUÇ BENİM.
8 Mart’ın Hatırlattığı Büyük Hakikat: Veda Hutbesi
HAYATIMIZIN HER ANI RAMAZAN OLSUN RAMAZAN SADECE ORUÇ DEĞİL BİR AHLÂK İNKILABIDIR RAMAZAN SADECE İBADET DEĞİL BİR MEDENİYET İNŞASIDIR
Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
SENİN DÜNÜR
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
Ermenistan`ın ilk Başbakanı Ovanes Kaçaznuni 1923 yılında Taşnak Partisi’nin Bükreş`te düzenlediği konferansta SSCB ve Avrupa delegasyonu huzurunda 128 sayfalık rapor sundu. Türk Hava Kurumu tarafından Rusça`dan Türkçe`ye tercüme edilerek kitap haline getirilen bu rapor, soykırım iddialarını kesin bir dille yalanlıyor ve bütün Ermeni tezlerini çürütüyor. Kaçaznuni’nin bu kitaptaki çok çarpıcı ifadelerini özetleyerek aşağıya alıyorum:
“1914 sonbaharında, Türkiye henüz savaşa katılmamıştı. Devrimci Taşnaksutyun Partisi Ermeni gönüllü birlikleri oluşturulmasına öncülük etti. Türkiye`ye karşı saldırılar başlatıldı. İtilaf devletleri yanında yer alarak ayaklandık. Türkiye`den "denizden denize Ermenistan" talep ettik. Ordularınızı gönderin ve hâkimiyetimizi sağlayın diye İtilaf devletlerine resmî çağrılar yaptık. Öldük ve öldürdük. Artık, Türklere ne gibi bir güven telkin edebiliriz ki?
Kandırıldık, gerçekleri göremedik. Rusya`ya bağlandık. Olayların sebebi biziz. Türklerin millî mücadelesi haklıydı. Barışı reddedip silahlanmamız büyük hataydı. Sevr Antlaşması gözümüzü kör etmişti. İsyanımızın temelinde İtilaf devletlerinin vaat ettiği büyük Ermenistan hayali vardı. Bunun hayalden öte olmadığı gerçeğini göremedik.
Biz Ermeniler kayıtsız şartsız Rusya`ya yöneldik. Herhangi bir gerekçe yokken zafer havasına kapıldık. Çar hükümetinin vaad ettiği Bağımsız Ermenistan hayaline kapıldık. Aklımız dumanlandı ve gerçekleri anlayamadık.
1915 yaz ve sonbaharında Türkiye Ermenileri zorunlu bir tehcire tâbi tuttu. Türkler ne yaptıklarını biliyorlardı. Pişmanlık duymalar için bir neden yoktur. Bu yöntem en kesin ve uygun olanıydı. Kızgınlık ve korku içinde bulunan biz Ermeniler, Rus Hükümetini ve onun kalleşçe politikaları suçlu ilan ettik. Siyasal açıdan dengesiz insanlara özgü bir şaşkınlık içinde, bir uçtan diğerine savrulduk. Rus Hükümeti`ne karşı dünkü inancımız ne denli körü körüne ve temelsizse, bugünkü suçlamalarımız da o denli körü körüne ve temelsizdi. Siyasal parti (Taşnaksutyun) olarak biz, meselemizin Rusları ilgilendirmediğini, onların gerektiğinde cesetlerimizi çiğneyerek geçip gidebileceklerini unuttuk.
1.dünya savaşını kaybeden Türkler, direnerek iki yıl içerisinde tekrar kendilerine geldiler. Türkiye`de millî bilinç ve kendisini savunma içgüdüsü uyanmıştı. Onlar istiklâllerini temin edebilmek için Sevr Antlaşması`na askerî güçle karşı koymak zorundaydılar. Çok geçmeden sınırlarımıza askerî operasyonlar başladığında, Türkler barış teklif ettiler. Onların barış teklifini geri çevirerek silahlanmamız büyük bir hataydı.
Felaketimizin sebeplerini dışımızda aramak acıklıdır. Bu bizim hastalıklı millî psikolojimizin karakteristik özelliğidir ve Taşnaksutyun Partisi de bundan kaçamamıştır. Fransızlar, İngilizler, Bolşevikler, Amerikalılar, Gürcüler, bütün dünya bizi kolayca aldattı, atlattı ve ihanet etti. Bizler safça savaşın Ermeniler için yapıldığına inandırılmıştık."
Osmanlı arşivlerinde bu anlatımı doğrulayan on binlerce belge var.
Bu belgeler hiç olmasa da Ermenistan`ın ilk Başbakanı Ovanes Kaçaznuni’nin ifadeleri soykırım yalan olduğunu, gerçekte Ermenilerin İtilaf devletleri ve Ruslarla işbirliği yapıp Osmanlı Devleti’ne ihanet ettiklerini, Müslüman halkı katlettiklerini ispata yeter de artar bile.
Haklılığımız tarihi belgelerle tescilli olduğu halde Türkiye’nin “halkların acılarını anlıyor ve paylaşıyoruz” demesi “tevil yollu ikrar/dolaylı kabul ” anlamı taşır. Bu tutum, soykırımı yalanı ile bizi köşeye sıkıştırmak isteyen Hristiyan aleminin ekmeğine yağ sürer, haklığımızı gölgeler.
Haklılığımızı dünya kamuoyuna anlatmak için sayısız yollar denenebilir.
Benim çok basit bir önerim var. Devlet, Ermeni Başbakanı’nın itiraflarını içeren bu kitabı dünya basın-yayın organlarına, Papa’ya, AB meclisi üyelerine, Rusya’ya v.d ilgili ülkelere ve onların sivil toplum kuruluşlarına göndermeli, gerçekleri yüzlerine çarpmalıdır. Bunu devlet yapmazsa biz yapalım. Ayrıca sosyal medyada paylaşalım.
Hiç değilse, İbrahim yakılacağında su taşıyarak “tarafım belli olsun” diyen karınca bari olalım…
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
İSRAİL’İN NİL’DEN FIRAT’A HAYALİ
AVRUPA BİRLİĞİ VE NATO CAN ÇEKİŞİYOR.
YENİ DÜNYA DÜZENİNDE GÜÇLÜ OLMAYA MECBURUZ.
“EPSTEİN DOSYASI” VE İSRAİL İSTİHBARATI
KANADA BAŞBAKANI CARNEY’İN FERYADI
PKK/YPG/SDG ÇÖP OLDU
İRAN’IN SON KULLANMA TARİHİ GELDİ
DÜNYA DÜZENİNİN ÇİVİSİ ÇIKTI.
ÖZGÜR ÖZEL FETVA VERİRSE…