YAZMA ESERLERİN İZİNDE: KONYA’DAN DÜNYAYA UZANAN BİR HAFIZA KÖPRÜSÜ
Hürmüz krizi doları vuruyor.
TÜRKİYE, SİYONİST HEGEMON EMPERYALİZME BARİYER
EN İYİ ARKADAŞIM
ACI BAŞLANGIÇ, HAYIRLI SONUÇ!
KONYA’DA MUSA EROĞLU RÜZGÂRI ESTİ
Beni Seviyorsanız Resulümün (s.a.v.) Ahlakını Kuşanın! (3/31)
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
FATİH’İN İDEALLERİ FETİH RUHU VE İSTANBUL’UN FETHİ BİZE NE ANLATIYOR?
Yanmaz, yapışmaz muhalefet
YARGININ MUTLAK BUTLAN KARARI İLE CHP’NİN 80 YILLIK SÜREDE Batı’nın ÜZERİNE GİYDİRDİĞİ VESAYET ZIRHI ve ZİHNİYETİ PARÇALANIYOR
BASINIMIZIN MEDARI İFTİHARI ULU ÇINAR
Yeni Konya bu şehrin kendisidir.
2026 - Özbekistan’da Mahalleyi Geliştirme ve Toplumsal Yükseliş Yılı
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
28 Şubat’ın Sivil Kahramanına Veda
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
Fazıl Say, “Bilmem fark ettiniz mi nerde yavşak, adi, magazinci, hırsız, şaklaban varsa hepsi Allahçı. Bu bir paradoks mu?" dediği için 10 ay ceza aldı.
Sanatı veya ateist olduğu için değil, Müslümanlara hakaret ettiği, için ceza verildi. Ama malum basın, sanat, siyaset çevreleri yazısı ve düşünceleri için ceza verilmiş gibi konuyu saptırdı.
“Yavşak, adi, magazinci, hırsız, şaklaban” demek düşünceyi ifade etmek mi yani? Fazıl’a hakaret edilirse bu düşünce ve ifade özgürlüğü mü olacak? Size göre demokrasi, sadece yandaşlarınız için var. Sevsinler sizi…
Bu hakaretler Hristiyan, Musevi, Budist , hangi din mensuplarına yapılırsa yapılsın suçtur.
Herkes böyle aşağılama, nefret ifadeleri kullanırsa toplumsal barış nasıl sağlanır?
Fazıl, piyanoya harcadığı vaktin onda birini İslam'ın dünya görüşünü, düşünce, inanç ve özgürlük anlayışını, insanlığa verdiği yüce mesajları, sağladığı geniş hakları araştırmaya ayırsaydı eminim bu talihsiz hakaretleri yapmazdı. Fazıl ve onun gibilere İslam’ı, getirdiği değerleri anlatmaya çalışalım:
Düşünce özgürlüğünü ve özgür düşünmeyi dünyaya öğreten İslam'dır.
İslam, tevhit inancıyla kula kulluğu kaldırıp, Allah'a kulluğu emrederek insanı düşünce- inanç açısından özgürleştirmiş, “ dinde zorlama yoktur, biz seni onlar üzerine bekçi göndermedik, görevin güzelce tebliğ etmektir” anlamındaki ayetlerle başka inanç ve düşüncelere saygılı olmayı, onları hoş görmeyi öğretmiştir.
Bilginin temeli düşünme, düşünmenin temeli akıldır. İslam akla, düşünmeye ve bilgi edinmeye önem verdiği için yeryüzünü -bu özellikleri taşıyan- insana has kılmış, kainatı onun emrine vermiştir.
Kur'an yüzlerce ayette, "tefekkür, tezekkür, düşünmez misiniz?, düşünmüyorlar mı?, düşünen bir kavim için ibretler vardır " gibi ifadelerle bizi düşünmeye çağırmakta, körü körüne itaat ve taklitten sakındırmaktadır.
O dönemde krallar ve kilise mutlak iradeye sahipken , İslam, aklı kullanma, düşünme, istişare, meclis (şura) ile karar alma kapısını 15 asır önce açmıştır. “işlerinde mü'minlere danış" (Al-i Imran, 159)
Batı düne kadar zencileri insan bile saymazken, İslam Habeşli bir köleyi ordu komutanı yapmıştır.
İslam zayıfı, güçsüzü korurken Batı, toplumunu sınıflara ayırmış, arenalarda kölelerin birbirlerini öldürmesini, aslanların insanları parçalamasını içki yudumlayarak, zevkle ve vahşice seyretmiştir.
İlk ayeti "oku" olan, “düşünmek fazilettir” diyen, “aklı olmayanı sorumlu tutmayan, hür olmayanı bazı vecibelerden muaf tutan” bir dinin , düşünce özgürlüğü tanımadığı nasıl söylenebilir? Kur'an düşünce hürriyeti tanımasa insanları sık sık düşünmeye çağırır mıydı? Allah'a inanmayanlara yasak koyma, onları cezalandırma yerine, sorularla özgür düşünmeye çağırarak gerçeği bulmalarını sağlama ( ikna ) metodunu seçer miydi?
İslam'da "düşünce suçu" yoktur. Aksine çok ayette “eğer gücünüz yetiyorsa, davanızda doğru iseniz, Allah'tan başka gücünüzün yettiği kimseleri çağırın." (Hud, 13 v.b) denilerek müşrikler yok sayılmamış, mahkum edilmemiş, aksine serbestçe iddialarını ispata çağrılmış, sınırsız bir düşünce özgürlüğü tanınmıştır.
Bati’nın sunduğu gibi 1215 "Büyük Ferman" (Magna Carta) ilk insan hakları sözleşmesi değildir.
Hz. Muhammed'in Müslüman, Yahudi ve müşriklerle imzaladığı 47 maddelik Medine Yurttaşlık ve Yardım laşma Sözleşmesi Magna Carta’dan 593 yıl önce çatışmasız, kansız imzalanmıştır.
1789 Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Beyannamesi ve 1948 BM İnsan Hakları Bildirgesi sınıf çatışması, kan, savaş ve buhran ile sağlanmıştır. İslam ve Medine Sözleşmesi insanlığa bunlardan daha fazla haklar sağlamıştır.
İnanan da inanmayan da hor görülüp, kınanamaz. Fazıl ateistim dese, inanması için baskı yapılsa, horlansa veya ceza verilse işte o zaman bu inanç, düşünce ve ifade özgürlüğüne aykırı olur.
Ama; düşünce özgürlüğü gibi bir değerin arkasına sığınarak inanç ve değerlere hakaret eden zavallıları din, hukuk düzeni ve demokrasi korumaz, Halk ve Hak hiç affetmez…
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
İSRAİL’İN NİL’DEN FIRAT’A HAYALİ
AVRUPA BİRLİĞİ VE NATO CAN ÇEKİŞİYOR.
YENİ DÜNYA DÜZENİNDE GÜÇLÜ OLMAYA MECBURUZ.
“EPSTEİN DOSYASI” VE İSRAİL İSTİHBARATI
KANADA BAŞBAKANI CARNEY’İN FERYADI
PKK/YPG/SDG ÇÖP OLDU
İRAN’IN SON KULLANMA TARİHİ GELDİ
DÜNYA DÜZENİNİN ÇİVİSİ ÇIKTI.
ÖZGÜR ÖZEL FETVA VERİRSE…