Tasavvuf, Tarikat ve Şeriat Dengesinde Bir Duruş-5-
ZENGİN FAKİR KAYNAŞMASINI YARDIMLAŞARAK SAĞLAYALIM
Çip kavgası İran savaşını öne mi çekti?
SAYGIYI KAYBEDEN TOPLUMUN GELECEĞİ OLUR MU?
Özbekistan’da 14 Şubat ve Babürlülerin Kurucusu Zahîrüddîn Muhammed Doğum Günü
SEÇİMİM BENİM
BU FUTBOL DEĞİL, ADALET TARTIŞMASI
PAYİTAHTA RUH VERENLER
Müzebzeb
FATMA NUR ÖĞRETMENİM ÖZÜR DİLERİM. SUÇ BENİM.
8 Mart’ın Hatırlattığı Büyük Hakikat: Veda Hutbesi
HAYATIMIZIN HER ANI RAMAZAN OLSUN RAMAZAN SADECE ORUÇ DEĞİL BİR AHLÂK İNKILABIDIR RAMAZAN SADECE İBADET DEĞİL BİR MEDENİYET İNŞASIDIR
Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
SENİN DÜNÜR
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
Malum ! Hükümet ile Cemaat arasındaki gerginlik 2011’den beri sürüyordu. Bu, 17 Aralık operasyonu ile gün yüzüne çıktı ve taraflar arasındaki gerginlik “savaşa” dönüştü.
Bu savaşın nerede biteceğini, hangi sonuçlara yol açacağını kamuoyu da, taraflar da bilmiyor. Yani kavga, tarafların kontrolünden çıktı ve galibi belli olmayan bir kör dövüşü halini aldı.
Bu savaştan sadece Hükümet ve Cemaat zarar görmüyor. Asıl zarar gören milli menfaatlerimiz.
Müslümanları bölen, birbirine düşüren, Türkiye üzerinde kirli oyun oynayanlara karşı savaş verilmesi gerekirken birbirimizle savaşmak ne kadar da anlamsız.
İnanıyorum ki; bu durumdan her iki tarafa gönül veren, aklı selim sahibi, Milletimizi ve milli menfaatlerimizi düşünen herkes rahatsız. Ama, düşmanlarıın “kıs kıs” güldüğü, ellerini oğuşturup, “zevkten dört köşe” oldukları kesin.
Bu konuda elbette bir duruşum ve düşüncem var. Ama bu durumda taraf olmak değil, “yangına körükle gitmemek”, taraflara itidal, sükunet, ateşkes ve barış tavsiye etmek “aklı selim” sahibi olmanın gereğidir.
Hatta bununla yetinmeyip, uzlaşma planı ortaya koymaya, bunu hayata geçirmeye çabalamak gereklidir.
Taraflardan birine gönül vermek, bu göreve engel değildir. Aksine, görev “hariçten gazel okuyanlara” değil, tarafların “akil insanlarına” düşer. Ülke yararını düşünen, düşmanlarımızı sevindirmek istemeyen herkes buna katkı koymalıdır. Bu toz duman içinde “uzlaşmanın zor, hatta mümkün olmadığı” kanaatinin yaygın olduğunu biliyorum.
Ama, SSCB’nin yıkıldığı, Komünizmin ve soğuk savaş döneminin bittiği, ezeli düşman doğu ile batı bloklarının uzlaştığı, Vatanımızı işgal eden Yunanlılarla barış yapıldığı, Kıbrıslı Rumlarla uzlaşma masasına oturulduğu dünyamızda;
Hükümet ile Cemaatin uzlaşması bu kadar mı zor veya imkansız?
Amca katilini affeden Rasulümüzü (SAV) önder kabul edenlerin bundan ders almaları gerekmez mi?
Cemaat, dinler arası diyalog başlatıp papa ile görüşürken, din kardeşleriyle diyalog kurmamasını, Hükümet herkesi kucaklayacağını söylerken, uzlaşmaya soğuk bakmasını halka anlatamaz. Uzlaşmak medeniyettir. Uzlaşmak mecburiyettir. Aksi halde taraflar, aldıkları öldürücü yaralarla –zamanla- silinip giderler.
Allah’tan (CC) sevap umarak, hayata geçmesi için dua ederek taraflara “uzlaşma planı” teklif ediyorum.
1- Derhal ateşkes ilan edilmeli, her iki tarafa yakın basın ve yayın organları saldırılarını durdurmalıdır.
2- Hükümete ve Cemaate yakın akil insanlardan bir heyet oluşturulmalı ve diyalog başlatılmalıdır.
3-Taraflar, taşra teşkilatlarının başlatılan ateşkes ve barış ortamına uygun tavır almalarını sağlamalıdır.
4-Akil insanlar heyeti, uzman akademisyenler nezaretinde uzlaşma şartlarını oluşturmalıdır.
5-Varılan uzlaşma kamuoyu ile paylaşılmalı, uygulanması için taraflar teşkilatlarını seferber etmelidir.
6-Taraflardan çok, Ülkenin zarar gördüğü, bunun büyük manevi vebal doğurduğu unutulmamalıdır.
7-Gülen yaptığı beddua için özür dilemeli, halkın bu özrü erdem olarak kabul edeceğini bilmelidir.
8-Gülen, kadrolarına cemaatin amaçları için değil, milli irade için çalışmaları yönünde talimat vermelidir.
9-Yolsuzluk iddiaları sabit olmuş gibi yargısız infaza dönüştürülmemeli, yargı kararı beklenmelidir.
10-Hükümet yolsuzluk iddialarının üzerine kararlılıkla gitmeli, suçu sabit olanları ihraç etmelidir.
11-Uzlaşmanın uygulanmasını tarafsız bir komisyon denetlemeli, ihlal edenleri halka duyurmalıdır.
Taraflara Mehmet Akif’in “Girmeden bir millete tefrika (ayrılık) düşman giremez, Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.” özlü ifadesini ve “Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin..” (Al-i İmran 103) ilahi emrini hatırlatıyor “uzlaşma planı” sunarak görevimi ifaya çabalıyorum.
Uzlaşmak veya gerginliği sürdürmenin maddi-manevi vebaline katlanmak tarafların yetkililerine ait.
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
İSRAİL’İN NİL’DEN FIRAT’A HAYALİ
AVRUPA BİRLİĞİ VE NATO CAN ÇEKİŞİYOR.
YENİ DÜNYA DÜZENİNDE GÜÇLÜ OLMAYA MECBURUZ.
“EPSTEİN DOSYASI” VE İSRAİL İSTİHBARATI
KANADA BAŞBAKANI CARNEY’İN FERYADI
PKK/YPG/SDG ÇÖP OLDU
İRAN’IN SON KULLANMA TARİHİ GELDİ
DÜNYA DÜZENİNİN ÇİVİSİ ÇIKTI.
ÖZGÜR ÖZEL FETVA VERİRSE…