YAZMA ESERLERİN İZİNDE: KONYA’DAN DÜNYAYA UZANAN BİR HAFIZA KÖPRÜSÜ
Hürmüz krizi doları vuruyor.
TÜRKİYE, SİYONİST HEGEMON EMPERYALİZME BARİYER
EN İYİ ARKADAŞIM
ACI BAŞLANGIÇ, HAYIRLI SONUÇ!
KONYA’DA MUSA EROĞLU RÜZGÂRI ESTİ
Beni Seviyorsanız Resulümün (s.a.v.) Ahlakını Kuşanın! (3/31)
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
FATİH’İN İDEALLERİ FETİH RUHU VE İSTANBUL’UN FETHİ BİZE NE ANLATIYOR?
Yanmaz, yapışmaz muhalefet
YARGININ MUTLAK BUTLAN KARARI İLE CHP’NİN 80 YILLIK SÜREDE Batı’nın ÜZERİNE GİYDİRDİĞİ VESAYET ZIRHI ve ZİHNİYETİ PARÇALANIYOR
BASINIMIZIN MEDARI İFTİHARI ULU ÇINAR
Yeni Konya bu şehrin kendisidir.
2026 - Özbekistan’da Mahalleyi Geliştirme ve Toplumsal Yükseliş Yılı
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
28 Şubat’ın Sivil Kahramanına Veda
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
Güya, BM'nin en yüksek yargı organı UAD (Uluslararası Adalet Divanı) idi.
İsrail, 26 Ocak'ta UAD'ın verdiği "sivilleri korumak için çok acil önlem alacaksın” biçiminde verdiği ihtiyati tedbir kararını da takmadı, takmıyor.
Netanyahu, bırakın sivillerin canını korumayı, önlem almayı, o günden bu yana 3 bine yakın Filistinliyi daha katletti, toplamda 30 bin masumu öldürdü.
Dünyanın gözü önünde pervasızca soykırım yapmaya da devam ediyor.
Yani UAD'deki duruşmanın ardından "Bizi kimse durduramaz ne Lahey ne başkası” diyen Netanyahu öldürmekten vazgeçmedi, vazgeçmiyor. Yıllardır olduğu gibi kendisini yine hukukun üstünde görüyor ve bildiğini okumaya, öldürmeye devam ediyor…
Böyle şımarmasının, hadsizleşmesinin nedeni de askeri ve ekonomik anlamda destek veren, vermeye devam eden, bugüne kadar İsrail aleyhindeki sayısız BMGK kararını veto eden ABD.
Bu haliyle ABD de İsrail'in yaptığı soykırımın suç ortağı.
ABD'nin de soykırım destekçisi ve azmettireni olarak hukuken sanık sandalyesine oturtulması gerekir. Mevcut dünya düzeninde hukuk maalesef güçlünün koruyucusu olmaktan öte geçmiyor.
Haklının güçlü değil, güçlünün haklı olduğu bir dünyada ne demokrasiden, ne insan haklarından, ne adaletten bahsetmek mümkün değildir.
Bu açmaz karşısında dünya düzeninin güçlüleri, yaptıklarıyla ve zulüm destekçileri olarak insanlığın vicdanında mahkûm olmuşlardır.
Elbette onların insanlığın vicdanında mahkûm olmaları bütün tarihi olaylarda olduğu gibi hemen etkisini göstermeyecektir. Ama hâkimiyet kurmak istedikleri ülkeleri ve halklarını demokrasi, insan hakları, adalet, eşitlik, özgürlük gibi yaldızlı sloganlarla artık aldatamayacaklardır.
Bu soykırım karşısında İslam Dünyası'nın söylem düzeyinden eylem düzeyine geçememesi elbette çok acıdır.
Ancak İslam Dünyası'nın birlik olamamasının sebebini 1.Dünya savaşı sonunda İslam Coğrafyasının sun'i devletçiklere bölünmesinde, 1. Dünya Savaşı galiplerinin piyonu yöneticilerin yönetime getirilmiş olmasında aramak gerekir.
Müslümanlar hatta tüm insanlık İsrail'in soykırımının karşısında konumlanırken İslam Ülkeleri'nin yöneticileri şahsi çıkar hesaplarıyla sessiz ve eylemsiz kalmaktadırlar.
Zulüm asla payidar olmamıştır ve kıyamete kadar da olmayacaktır.
Dünya tarihi bunun örnekleri ile doludur.
İsrail ve zalimler elbette yenilecek, Hakk nurunu tamamlayacaktır.
Ancak asıl mesele devletler ve fertler olarak bu imtihanın neresinde durduğumuz, yaşananlar karşısındaki duruşumuzla Hesap Günü'nde hesap verip veremeyeceğimiz noktasında düğümlenmektedir
Bu noktada hem fiili dua (her türlü yardım) hem de lafzi dua (Allah'tan zalimlerin kahrını, mazlumların muzafferiyetini dilemek) temel görevimiz olmalıdır.
Selam ve dua ile…
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
İSRAİL’İN NİL’DEN FIRAT’A HAYALİ
AVRUPA BİRLİĞİ VE NATO CAN ÇEKİŞİYOR.
YENİ DÜNYA DÜZENİNDE GÜÇLÜ OLMAYA MECBURUZ.
“EPSTEİN DOSYASI” VE İSRAİL İSTİHBARATI
KANADA BAŞBAKANI CARNEY’İN FERYADI
PKK/YPG/SDG ÇÖP OLDU
İRAN’IN SON KULLANMA TARİHİ GELDİ
DÜNYA DÜZENİNİN ÇİVİSİ ÇIKTI.
ÖZGÜR ÖZEL FETVA VERİRSE…