Tasavvuf, Tarikat ve Şeriat Dengesinde Bir Duruş-5-
ZENGİN FAKİR KAYNAŞMASINI YARDIMLAŞARAK SAĞLAYALIM
Çip kavgası İran savaşını öne mi çekti?
SAYGIYI KAYBEDEN TOPLUMUN GELECEĞİ OLUR MU?
Özbekistan’da 14 Şubat ve Babürlülerin Kurucusu Zahîrüddîn Muhammed Doğum Günü
SEÇİMİM BENİM
BU FUTBOL DEĞİL, ADALET TARTIŞMASI
PAYİTAHTA RUH VERENLER
Müzebzeb
FATMA NUR ÖĞRETMENİM ÖZÜR DİLERİM. SUÇ BENİM.
8 Mart’ın Hatırlattığı Büyük Hakikat: Veda Hutbesi
HAYATIMIZIN HER ANI RAMAZAN OLSUN RAMAZAN SADECE ORUÇ DEĞİL BİR AHLÂK İNKILABIDIR RAMAZAN SADECE İBADET DEĞİL BİR MEDENİYET İNŞASIDIR
Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
SENİN DÜNÜR
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
Toplum bir haftadır, Sayın Başbakan’ın aynı evi kızlı-erkekli paylaşanların denetlenmesi ile ilgili açıklamasına kilitlendi. Sanki dünyada ve Türkiye’de konuşulacak başka bir konu veya olay yokmuş gibi…
Basının bir anda gündem değiştirilebilmesi demokrasinin yumuşak karnıdır. Siyasi liderler zaman zaman bunu kullanırlar. Sayın Başbakan bu konuyu “gündem değiştirmek için mi?” ortaya attı bilmiyorum. Ama eğer öyle değilse çok yersiz, zamansız, plansız ve “dayanağı sağlam olmayan” bir açıklama.
Elbette, “nikahsız birlikteliği” toplumun ve ahlak sahibi hiçbir insanın tasvip etmesi mümkün değil.
Ama, aynı evi paylaşanların denetlenmesi, hukuk devleti , anayasa, kanuni düzenleme, Türkiye’nin imza koyduğu uluslararası anlaşma ve hukuki metinlerle güvenceye alınmış ”özel hayat alanına” müdahale anlamı taşır. Böyle bir uygulama ile gerek içte, gerek dışta malum çevrelere önemli bir koz verilmiş olur.
Zira; hem AB’ye girmeye can atacak, bunun “medeniyet projesi” olduğunu söyleyecek, AB yasalarına uyum için “zinayı suç olmaktan çıkaracak” , hem de aynı evi nikahsız paylaşanlara karşı çıkacak, toplumun ahlak anlayışı ve dini değerlerini de referans göstereceksiniz. Her ikisini birden savunmak açık çelişki ve tarihi yanılgıdır.
AB’ye girmeyi bir medeniyet projesi olarak kabul etmek, topluma buna göre yön ve şekil vermekle, toplumumuzun ahlak anlayışı ve dini değerleri elbette örtüşmez. Bugün örtüşmüyor, gelecekte de örtüşmeyecek.
Hatta, toplumsal değerlerimiz geri plana itilip, Batı kültürü hakim oldukça “koluna sevgilisini takarak istediği gibi yaşamayı” özgürlük olarak gören gençlere “reşittir” diye aileler de karışamayacak, iki medeniyet arasında sıkışmış aileler ile gençler yakın bir gelecekte daha büyük “kuşak çatışmaları” yaşayacaklardır.
Batıda olduğu gibi, bizde de “eşcinsel ilişki ve evliliğin” hak ve özgürlük olarak savunulması, bunun için gösteri ve yürüyüşler yapılması yakındır.
Hem AB kriterlerini esas alıyor, hem de “nikahsız birliktelikten” rahatsız oluyorsanız sizde “kafa karışıklığı ve fikri aidiyet problemi” var demektir. O zaman acilen “safınızı belirleyin ve kafa karışıklığınızı giderin” tavsiyesinde bulunmak zorundayım. Çünkü; bir zihinde birden çok doğru ve inanç olmaz.
Hukuk, bir hayat tarzı formudur. Batılı hayat tarzına Batı hukukunu referans alarak karşı çıkamazsınız.
“Kızlı-erkekli aynı evde kalanlar, devletin özel hayata müdahale etmemesi hak ve hürriyetini, -sınırları dışına çıkarak- genel ahlakı, genel güvenliği tehdit etmek için kullanıyorlar. Devlet olarak hakkın özüne zarar vermeyecek biçimde gerekli tedbirleri alıyoruz” derseniz, bu izah mevcut hukuk sistemi içinde anlaşılabilir.
İslam’ı ve onun ilkeleriyle yoğrulmuş toplumun ahlak anlayış ve değerlerini referans alır, “İslam’da NESLİ KORUMA hakkı, hayat hakkı, din seçme, inanma, onu yaşama hakkı, aklı koruma hakkı, malı koruma hakkı vazgeçilmez beş temel haktır. Temel haklar herkes içindir ve herkese karşı korunur. Zina, enses ve eşcinsel ilişkiler vb. nesli bozduğu , nesli koruma temel hakkını ihlal ettiği için yasaklar ve denetlerim” derseniz, o zaman medeniyet özlerimize , fıtrata, hakka, hakikate uygun bir dayanağınız olur ve bu millet sizi alnınızdan öper.
Son iki yüz elli yıldır tüm toplumsal, sosyal ve siyasi sorunlarımızın temelinde bu kafa karışıklığı var.
Batılı mıyız, Doğulu mu? Referansımız Batılı değerler mi, İslam mı?
Bu hayati kararı veremezsek sorunlarımızı çözmek bir yana, hep sorunlarla boğuşuruz.
Bu hayati tercihi yapamazsak bu olayda olduğu gibi en haklı olduğumuz hususları savunurken sağlam dayanağımız olmaz veya temelsiz dayanaklar da ayağımıza dolaşır.
Hak ve doğru, ancak Hak’ka dayanarak savunulabilir…
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
İSRAİL’İN NİL’DEN FIRAT’A HAYALİ
AVRUPA BİRLİĞİ VE NATO CAN ÇEKİŞİYOR.
YENİ DÜNYA DÜZENİNDE GÜÇLÜ OLMAYA MECBURUZ.
“EPSTEİN DOSYASI” VE İSRAİL İSTİHBARATI
KANADA BAŞBAKANI CARNEY’İN FERYADI
PKK/YPG/SDG ÇÖP OLDU
İRAN’IN SON KULLANMA TARİHİ GELDİ
DÜNYA DÜZENİNİN ÇİVİSİ ÇIKTI.
ÖZGÜR ÖZEL FETVA VERİRSE…