Tasavvuf, Tarikat ve Şeriat Dengesinde Bir Duruş-5-
ZENGİN FAKİR KAYNAŞMASINI YARDIMLAŞARAK SAĞLAYALIM
Çip kavgası İran savaşını öne mi çekti?
SAYGIYI KAYBEDEN TOPLUMUN GELECEĞİ OLUR MU?
Özbekistan’da 14 Şubat ve Babürlülerin Kurucusu Zahîrüddîn Muhammed Doğum Günü
SEÇİMİM BENİM
BU FUTBOL DEĞİL, ADALET TARTIŞMASI
PAYİTAHTA RUH VERENLER
Müzebzeb
FATMA NUR ÖĞRETMENİM ÖZÜR DİLERİM. SUÇ BENİM.
8 Mart’ın Hatırlattığı Büyük Hakikat: Veda Hutbesi
HAYATIMIZIN HER ANI RAMAZAN OLSUN RAMAZAN SADECE ORUÇ DEĞİL BİR AHLÂK İNKILABIDIR RAMAZAN SADECE İBADET DEĞİL BİR MEDENİYET İNŞASIDIR
Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
SENİN DÜNÜR
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
Dünya siyaset arenası tam bir satranç tahtasıdır. Dünya siyaseti ise satranç.
Tüm dünyada özellikle Orta-Doğu'da bir satranç oynanmaktadır.
İkinci Dünya Savaşı galiplerinin dizayn ettiği dünya sistemi, oyunun kurallarına uysun, ya da uymasın satrancın taşlarını istediği gibi yerleştirmektedir.
Uluslararası politika belirleyicilerin Orta-Doğu'da uyguladığı dört temel ilke vardır.
Birincisi ülkelerin başına halkın çoğunluğunun inancına aykırı yöneticiler getirmek.
Sünni Müslüman çoğunluğa sahip Suriye'nin başına Nusayri Esed ailesini getirmek gibi.
İkincisi, sınırları doğal ve demografik yönden probleme gebe olacak biçimde belirlemek.
Çok dinli, Lübnan'ın siyasi sistemi gibi. (Lübnan'da Cumhurbaşkanı Marunî Hristiyan, Başbakan Sünni Müslüman ve Meclis Başkanı Şii Müslüman olmak zorundadır.)
Üçüncüsü, azınlıkları çoğunluğa karşı örgütlemek ve desteklemek.
İslam Coğrafyasındaki Sünni çoğunluğa karşı Şii yayılmacılığını destelemek gibi.
Dördüncüsü, hep bir düşman üreterek müdahale etmek ve yön vermek için fırsat kollamak.
İran'ı, EL-Kaide'yi, DEAŞ'ı kendileri kurdurup, sonra da düşman olarak göstererek müdahale için bahane oluşturmak gibi.
İslam Ülkeleri bunun farkında olsalar da olmasalar da, isteler de istemeseler de dizayn edilen bu sistemin kuralları ile hareket etmek zorunda kalıyorlar.
İkinci Dünya Savaşı galiplerinin dizayn ettiği dünya sistemini bugünden yarına değiştirmenin mümkün olmadığı izahtan varestedir.
İslam Dünyası'nın kurtuluş reçetesi öncelikle bu oyunun farkında olmaktan geçer.
Sonra sabırla, akılla, birlik ve beraberlik ekseninde ilerleyerek siyasi, askeri, sosyal, ekonomik, dini, teknolojik vb. her alanda işbirliği geliştirilmelidir.
Galiplerin dizayn ettiği dünya sisteminin zayıf noktaları kaşınarak dünyada kamuoyu oluşturulmalıdır.
Mazlum ve sömürge geçmişi olan ülkelerle insani ve eşit şartlarda kazan-kazan politikasıyla ilişkiler geliştirilmelidir.
Bunlar yapılabilirse savaşlar, aynı zamanda İslam Dünyası için yeni fırsatlar doğurur.
Savaşlar ve sonrasında kartlar yeniden karılır. Satranç tahtası yeniden şekillenir. İslam Dünyası için yeni hamle fırsatları doğar.
İsrail'in Gazze'de yaptığı soykırım nedeniyle dünya kamuoyunda oluşan tepkiler İslam ülkeleri tarafından iyi değerlendirilmelidir.
Hatta bu tepkiler organize edilmeli, her türlü imkânlarla dünya kamuoyunun gündemine daha etkili biçimde taşınmalıdır.
Gayret bizden, Tevfik Allah'tandır…
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
İSRAİL’İN NİL’DEN FIRAT’A HAYALİ
AVRUPA BİRLİĞİ VE NATO CAN ÇEKİŞİYOR.
YENİ DÜNYA DÜZENİNDE GÜÇLÜ OLMAYA MECBURUZ.
“EPSTEİN DOSYASI” VE İSRAİL İSTİHBARATI
KANADA BAŞBAKANI CARNEY’İN FERYADI
PKK/YPG/SDG ÇÖP OLDU
İRAN’IN SON KULLANMA TARİHİ GELDİ
DÜNYA DÜZENİNİN ÇİVİSİ ÇIKTI.
ÖZGÜR ÖZEL FETVA VERİRSE…