Emeklinin umudu Erdoğan
ÜÇ AYLAR, KANDİLLER VE ÜMMETİN HAFIZASINA YÖNELİK ZEHİRLİ SALDIRILAR
YIKILIŞINIZ YAKIN BE HEY ZALİMLER!
İş yapmayana oy vermek
Özel Sektörle Kamu Sektörü Arasındaki Ücret dengesizliği Ekonomik Büyümeyi Tehdit Ediyor
KAYGI
DÜNYA DÜZENİNİN ÇİVİSİ ÇIKTI.
HELÂL RIZIK PEŞİNDE KOŞUP HARAMLARDAN KAÇINMALI
ÜLLİMİNATİ VE MÜZİK PİYASASI
ABÂD OLMAZ
Yol Arkadaşlığında “Hızır Ölçüsü”
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
Veeeee nihayet! Güzel futbol güzel sonuç…
Bahanesiz Maçtan Hüsran Çıktı
AHLAK VE VİCDANIN SESİ MISIRLI YAZAR MUSTAFA LUTFİ EL-MENFALUTİ
CUMHURİYET OLMASA BİZ OLMAZ MIYDIK?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
SAĞLIK BAKANINA MEKTUP
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Samsunspor ders verdi, Konyaspor izledi…
Milletin ekmeği ile oynamayın! Konya’da ekmek neden zamlandı?
Dünya siyaset arenası tam bir satranç tahtasıdır. Dünya siyaseti ise satranç.
Tüm dünyada özellikle Orta-Doğu'da bir satranç oynanmaktadır.
İkinci Dünya Savaşı galiplerinin dizayn ettiği dünya sistemi, oyunun kurallarına uysun, ya da uymasın satrancın taşlarını istediği gibi yerleştirmektedir.
Uluslararası politika belirleyicilerin Orta-Doğu'da uyguladığı dört temel ilke vardır.
Birincisi ülkelerin başına halkın çoğunluğunun inancına aykırı yöneticiler getirmek.
Sünni Müslüman çoğunluğa sahip Suriye'nin başına Nusayri Esed ailesini getirmek gibi.
İkincisi, sınırları doğal ve demografik yönden probleme gebe olacak biçimde belirlemek.
Çok dinli, Lübnan'ın siyasi sistemi gibi. (Lübnan'da Cumhurbaşkanı Marunî Hristiyan, Başbakan Sünni Müslüman ve Meclis Başkanı Şii Müslüman olmak zorundadır.)
Üçüncüsü, azınlıkları çoğunluğa karşı örgütlemek ve desteklemek.
İslam Coğrafyasındaki Sünni çoğunluğa karşı Şii yayılmacılığını destelemek gibi.
Dördüncüsü, hep bir düşman üreterek müdahale etmek ve yön vermek için fırsat kollamak.
İran'ı, EL-Kaide'yi, DEAŞ'ı kendileri kurdurup, sonra da düşman olarak göstererek müdahale için bahane oluşturmak gibi.
İslam Ülkeleri bunun farkında olsalar da olmasalar da, isteler de istemeseler de dizayn edilen bu sistemin kuralları ile hareket etmek zorunda kalıyorlar.
İkinci Dünya Savaşı galiplerinin dizayn ettiği dünya sistemini bugünden yarına değiştirmenin mümkün olmadığı izahtan varestedir.
İslam Dünyası'nın kurtuluş reçetesi öncelikle bu oyunun farkında olmaktan geçer.
Sonra sabırla, akılla, birlik ve beraberlik ekseninde ilerleyerek siyasi, askeri, sosyal, ekonomik, dini, teknolojik vb. her alanda işbirliği geliştirilmelidir.
Galiplerin dizayn ettiği dünya sisteminin zayıf noktaları kaşınarak dünyada kamuoyu oluşturulmalıdır.
Mazlum ve sömürge geçmişi olan ülkelerle insani ve eşit şartlarda kazan-kazan politikasıyla ilişkiler geliştirilmelidir.
Bunlar yapılabilirse savaşlar, aynı zamanda İslam Dünyası için yeni fırsatlar doğurur.
Savaşlar ve sonrasında kartlar yeniden karılır. Satranç tahtası yeniden şekillenir. İslam Dünyası için yeni hamle fırsatları doğar.
İsrail'in Gazze'de yaptığı soykırım nedeniyle dünya kamuoyunda oluşan tepkiler İslam ülkeleri tarafından iyi değerlendirilmelidir.
Hatta bu tepkiler organize edilmeli, her türlü imkânlarla dünya kamuoyunun gündemine daha etkili biçimde taşınmalıdır.
Gayret bizden, Tevfik Allah'tandır…
DÜNYA DÜZENİNİN ÇİVİSİ ÇIKTI.
ÖZGÜR ÖZEL FETVA VERİRSE…
YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR…
YAŞANMIŞ İBRETLİK BİR OLAY: “İKİ KARDEŞ BİLMEDEN EVLENDİ.”
SURİYE ZAFERİ’NİN 1. YILI VE DOHA ZİRVESİ
AİLE YILI BİTMEDEN AİLE BİTTİ
SUDAN’DA NELER OLUYOR?
“EĞLENCE İÇİN“ SİVİL ÖLDÜRMEK VE BATI’NIN DNA’SI
TRUMP-ŞARA GÖRÜŞMESİ VE DELİ SORULAR.
YASAL KUMAR (!), YASA DIŞI KUMAR.