Tasavvuf, Tarikat ve Şeriat Dengesinde Bir Duruş-5-
ZENGİN FAKİR KAYNAŞMASINI YARDIMLAŞARAK SAĞLAYALIM
Çip kavgası İran savaşını öne mi çekti?
SAYGIYI KAYBEDEN TOPLUMUN GELECEĞİ OLUR MU?
Özbekistan’da 14 Şubat ve Babürlülerin Kurucusu Zahîrüddîn Muhammed Doğum Günü
SEÇİMİM BENİM
BU FUTBOL DEĞİL, ADALET TARTIŞMASI
PAYİTAHTA RUH VERENLER
Müzebzeb
FATMA NUR ÖĞRETMENİM ÖZÜR DİLERİM. SUÇ BENİM.
8 Mart’ın Hatırlattığı Büyük Hakikat: Veda Hutbesi
HAYATIMIZIN HER ANI RAMAZAN OLSUN RAMAZAN SADECE ORUÇ DEĞİL BİR AHLÂK İNKILABIDIR RAMAZAN SADECE İBADET DEĞİL BİR MEDENİYET İNŞASIDIR
Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
SENİN DÜNÜR
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
Dünya’da iki tür devlet vardır. Oyun kuranlar ve kurulan oyuna uyan/uymak zorunda kalanlar.
Oyun kuranlar dünyayı yöneten, diğerleri yönetilen devletlerdir.
Türkiye, kurulan oyuna uyacak/uymak zorunda kalacaksa; buna denecek bir şey yoktur.
Bulunduğu coğrafya, temsil ettiği halkın medeniyet ve inanç kodları gereği Türkiye, oyun kuran olmaya, bu oyunlara daha akılcı ve kapsayıcı oyunlarla karşılık vermeye mecbur ve mahkumdur.
Devletler/insanlar büyük resmi görerek, ayrıntılarda boğulmadan siyasi olayları tahlil etmek zorundadırlar.
Batı eksenli müesses nizam SSCB/Varşova Paktı dağıldıktan, dünya tek kutuplu hale geldikten sonra “İslam etiketli kötü modeller” ile İslamafobya-İslam korkusu-oluşturup, insanlığın İslam’a kaymasını engelleme gayreti içine girdi.
Fransa’da beslenen Humeyni’ye İslam devrimi (!) adıyla kurdurulan devlet İslam kılıflı kötü bir model idi. İran’ın İslam ile bağdaşmayan uygulamaları İslam anılınca “İran mı olalım?” tepkilerini doğurdu. İstenen tam da buydu.
Hizbullah, El kaide, IŞİD ve benzerleri de aynı projenin versiyonlarıdır.
Dikkat edilirse hepsinin ortak yönü, “Allah-ü Ekber” diyerek acımasızca cinayet işlemeleridir.
Hizbullah’ı kurduran Şii İran İslam Devleti’dir. İran-ABD ile düşmanlığı da aldatmacadır. ( Bkz. İran - ABD dost mu?)
El kaide ve onun uzantısı An-Nusra’yı kurduran ABD’dir. El kaide lideri Usame Bin Laden de CIA ajanıdır.
IŞİD’i kurduran, O’na asker, silah, mühimmat, para ikmal ve iaşe sağlayan ABD, İngiltere ve Fransa’dır.
IŞİD'in komutanı Fransız istihbarat ajanı bir general. ABD ve İngiltere'de eğitilmiş. Arap asıllı, iyi Arapça biliyor. Çok yetenekli. Lakabı “hayalet.” Afgan'da Fransa ordusunun, şimdi de İŞİD’in patlayıcı ve taktik uzmanı. IŞİD'in Rakka, Musul, Kerkük, Ramadi ve Mumbuc’u almasını sağlayan O. Fransız istihbaratı DGSE Başkanı B.Bajolet, O’ndan aldığı bilgilerle politika ürettiklerini söylüyor. İspanyol El Pais gazetesi IŞİD içinde 1.600'ü batılı 1.700 ajan olduğunu yazıyor.
Eğer IŞİD Irak ve Suriye’de devlet kurarsa, O’nu “esas büyük lokma Türkiye’nin” başına bela edeceklerdir.
IŞİD’in bütün eylemleri ile brent petrolü 106 $’dan 114 $’a kadar yükseldi. Fiyatların yükselmesinden ve yüksek kalmasından Rusya, İran, petrol ticareti yapan Amerika ve Avrupa şirketleri kazançlı çıkıyor.
Petrolün varil fiyatı 100 $’ın altına inerse Rusya ve İran ekonomileri için tehlike çanları çalmaya başlar.
Petrol fiyatlarının yükselmesinin Türkiye’ye maliyete yaklaşık 7 milyar $. Bölgedeki gerginliğin ticaret ve yatırım hacmini daralacağı da açık. Bu, IŞİD’in Türkiye ekonomisinin büyümesini % 1 azaltacağı anlamına geliyor.
Yani, IŞİD aynı zamanda petrol fiyatlarıyla oynayan bir “enerji oyuncusu.”
Batılı devletler bu kadar ağır silahları vermese IŞİD’in bunları temin etmesi imkansız.
Müesses nizam, sınırları yeniden çizdikten, istediği kukla rejimleri getirdikten sonra barış havarisi (!) kesilip, yıkılan ülkeleri imar için yardım (!) kuyruğuna girecek, kredi adıyla bu ülkeleri faiz batağına düşürerek esir edecek.
Sanki kurduran kendileri değilmiş gibi IŞİD’i büyük tehlike olarak gösteriyor, BM’leri toplayıp yüz küsur ülke ile ittifak kuruyorlar. Türkiye’yi oluşturdukları bataklığın içine çekerek İsrail’in güvenliğini sağlamayı amaçlıyorlar.
Türkiye’den gerekli tavizi alamamış olacaklar ki, “Kobani”yi bahanesi ve PKK piyonuyla karışıklık çıkarıyorlar.
Sonuç olarak, İslam’ı dünyaya korkulacak din olarak tanıtıyorlar. Oluk oluk Müslüman kanı akıtıyorlar.
Silah ticaretinden yüz milyarlarca dolar kazanıyorlar.
Petrol gelirlerini artırırken, Türkiye gibi enerjiye bağımlı ülkelerin ekonomilerine zarar veriyorlar.
Yıkılan ülkeleri imar adı altında müteahhitlik hizmetleriyle yüz milyarlarca doları kasalarına indirecekler.
Müslüman ülkeler ve halkları arasına “kalıcı kin tohumları” ekiyor, Onlar’ı siyaseten “esir” hale getiriyorlar.
Bu durumda “Bir taşla iki kuş” tabiri yetersiz kalıyor. Bir taşla tüm kuşları vuruyorlar.
“Kuş mu, avcı mı?”, ya da; “oyun kuran mı, oyuna uyan mı olacaksınız?” Bütün mesele bu…
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
İSRAİL’İN NİL’DEN FIRAT’A HAYALİ
AVRUPA BİRLİĞİ VE NATO CAN ÇEKİŞİYOR.
YENİ DÜNYA DÜZENİNDE GÜÇLÜ OLMAYA MECBURUZ.
“EPSTEİN DOSYASI” VE İSRAİL İSTİHBARATI
KANADA BAŞBAKANI CARNEY’İN FERYADI
PKK/YPG/SDG ÇÖP OLDU
İRAN’IN SON KULLANMA TARİHİ GELDİ
DÜNYA DÜZENİNİN ÇİVİSİ ÇIKTI.
ÖZGÜR ÖZEL FETVA VERİRSE…