Tasavvuf, Tarikat ve Şeriat Dengesinde Bir Duruş-5-
ZENGİN FAKİR KAYNAŞMASINI YARDIMLAŞARAK SAĞLAYALIM
Çip kavgası İran savaşını öne mi çekti?
SAYGIYI KAYBEDEN TOPLUMUN GELECEĞİ OLUR MU?
Özbekistan’da 14 Şubat ve Babürlülerin Kurucusu Zahîrüddîn Muhammed Doğum Günü
SEÇİMİM BENİM
BU FUTBOL DEĞİL, ADALET TARTIŞMASI
PAYİTAHTA RUH VERENLER
Müzebzeb
FATMA NUR ÖĞRETMENİM ÖZÜR DİLERİM. SUÇ BENİM.
8 Mart’ın Hatırlattığı Büyük Hakikat: Veda Hutbesi
HAYATIMIZIN HER ANI RAMAZAN OLSUN RAMAZAN SADECE ORUÇ DEĞİL BİR AHLÂK İNKILABIDIR RAMAZAN SADECE İBADET DEĞİL BİR MEDENİYET İNŞASIDIR
Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
SENİN DÜNÜR
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
PKK’nın çekilmesiyle oluşacak yeni süreci , PKK’yı kurduran/kullanan güçlerden ayrı düşünmek mümkün değil.O halde ;bu süreci doğru okumak ve doğru çıkarımlar yapmak zorundayız.
PKK yıllardır stratejisini ““silahlı mücadele, siyasi mücadele ve devletleşme” olarak ilan etti.Bu noktada PKK’nın silahlı mücadeleyi tamamlayıp siyasi mücadeleye geçtiği ,Kürdistan’ı kurmak için Kandil’de nadasa çekildiği anlaşılıyor.
Muhatap alınarak meşruiyet kazanması, PKK için en büyük kazançtır.PKK’nın şiddeti bırakarak sınır dışına çekilmesi bir son değil, taleplerini ‘meşru zeminde, meşru araçlarla’ çok daha güçlü gündeme getireceği bir dönemin başlangıcıdır.“Tam demokratik” Türkiye’nin meşru zemindeki taleplere direnmesi teröre direnmesi kadar zordur.
Barış sadece silahların susmasıyla sağlanamaz.Çözüm sürecinin püf noktası budur.
Mevcut süreç nereye gider, bilemeyiz. Ama demografik, sosyolojik, ekonomik faktörler PKK lehinedir. Zira bölge nüfusu ,hızlı artışı ile 2025'te genel nüfusun yarısına ulaşacaktır.Kürt kardeşlerimizi temsil etmeyen PKK (etnik-sosyalist Kürt milliyetçiliği) milletvekili sayısını artıracaktır.Kürt kardeşlerimiz bu kirli oyundan kurtarılmalıdır.
Bütün bu gelişmeler nihai tahlilde asıl meselenin alt başlıklarıdır. Asıl mesele şudur :Kürdistan Bölgesel Yönetimi 45 milyar varil petrol, 3,5 trilyon m3 gaz rezervine sahip.Bu Azeri-Türkmen rezervinin altı katıdır. Bu gerçek karşısında süreci, enerji siyasetinden ayrı düşünmek mümkün değildir.
ABD ve Batı siyasi-ekonomik hakimiyetini, Çin ve Hindistan büyümesini, Rusya sıcak denizler ve global aktörlük hedefini sürdürmek için denklemde olmak zorundadır. Bu enerji ihtiyacı Ortadoğu’yu önemli kılmaktadır.
ABD -AB-İsrail ittifakı ; 1.Dünya Savaşı sonrası İngiltere’nin bölgede kurduğu statükonun biriktirdiği etnik-mezhep gerilimini “Ortadoğu haritasını değiştirerek yönetmek” istiyor.Projenin adı BOP ve Arap baharı.
Yeni ve ihtilaflı sınırlarla yeni krizler üretmek emperyalistlerin ana metodudur. Böylece bölge halklarını ve devletlerini sürekli gerilimli tutarak; oluşan krizlere müdahale imkanı bulurlar. Bölgedeki gerilimin asıl nedeni budur.
Bu denklemde Türkiye, global siyasi aktörler ve taşeron teşkilatlar (PKK, PDK ve YNK)ın menfaatleri barış sürecinde örtüştü. Menfaat denklemi değiştiğinde ABD ve Batı PKK’yı tehdit unsuru olarak kullanmak, yeniden başımıza bela etmek için- rezerv terör tehdidini- Kandil’de beslemeyi sürdürecek.
Aysel Tuğluk “Suriye’de bir süre, İran’da yakın gelecekte tekrar silahlı mücadeleyi sürdüreceğiz” diyor. Yoruma gerek var mı? PKK, silahı ortak düşmanları Suriye ve İran’a doğrultursa, İran merkezli Şii bloku zayıflar.
BOP artık Ortadoğu’da sınırları belli, bağımsız devletler yerine etnik, dini ayrılıkları öne çıkarıyor.
BOP ileride 75 milyonluk İran’ın ,25-30 milyonunu oluşturan Şii İran Azerilerini de İran’dan koparacaktır.
ABD -Batı-İsrail ittifakı,Kürt coğrafyasının PKK, PDK, YNK ,Hizbullah vb örgütlerle kontrol ederek Türkiye’nin başında Demokles’in kılıcını sallandırmayı İran’ı tehdit etmeyi ve istikrarını engellemeyi amaçlamaktadır.
Sünni bloku, Türkiye, S.Arabistan ve Katar üzerinden örgütleyen ABD, “siz yeni Osmanlısınız” gazı ile Ortadoğu’yu yeniden şekillendirmek için Türk ordusunu operasyon gücü olarak kullanmak istiyor. Karşılığında Türkiye’yi destekliyor. ABD , Arap sermayesini Türkiye’ ye transfer ettiriyor. Dünyada ekonomik kriz varken Türkiye ekonomisinin canlılığının nedeni - dinamik ekonomi ve dış politikalar yanında -bu kaynak transferleridir.
Resmi ideoloji ; dini, etnik kimlikleri ve farklılıkları dışlayarak, tek tipleştirme politikasıyla, insanımızı mutsuz etmiştir. Sebep olduğu sorunları görmek ve çözmek yerine inkar politikalarıyla kafasını kuma sokmuştur.Devletin sahip çıkamadığı ve mutlu edemediği bu milletin fertleri, suni ayrımlarla fikren, etnik ve toprak olarak bölünmek birbirine düşman edilmek ve global siyasi aktörlerin piyonu haline getirilmek istenmektedir. Bu oyunlara gelmeyelim.Birlik ve dirliğimizin kodları şanlı tarihimiz, medeniyetimiz ve dinimizde saklıdır.
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
İSRAİL’İN NİL’DEN FIRAT’A HAYALİ
AVRUPA BİRLİĞİ VE NATO CAN ÇEKİŞİYOR.
YENİ DÜNYA DÜZENİNDE GÜÇLÜ OLMAYA MECBURUZ.
“EPSTEİN DOSYASI” VE İSRAİL İSTİHBARATI
KANADA BAŞBAKANI CARNEY’İN FERYADI
PKK/YPG/SDG ÇÖP OLDU
İRAN’IN SON KULLANMA TARİHİ GELDİ
DÜNYA DÜZENİNİN ÇİVİSİ ÇIKTI.
ÖZGÜR ÖZEL FETVA VERİRSE…