Konya’yı uçuran başarının sırrı
Eyüpspor rüyasında görse inanmazdı
Altın fonları mı, Altın sertifikaları mı, Gram altın mı tercih edilmeli?
YOLUN SONU
KÜLTÜRE KAPI AÇANLAR
“Kalite” Anlaşılmak İçin “Zaman ve Sabra” İhtiyaç Duyar
Ankara’nın Konya Gibi Bir Modele İhtiyacı Var
ALLAH İŞLERİ EN GÜZEL ŞEKİLDE YAPMAYI EMREDER
İNSANOĞLUNUN EN BÜYÜK İMTİHANI, YAPAY ZEKÂ
BİRBİRİNE BENZER İKİ FARKLI ÜLKE: TÜRKİYE VE İRAN
İRAN’IN SON KULLANMA TARİHİ GELDİ
Belediyecilik CHP’nin işi
MESCİDİ HARAMDAN MESCİDİ AKSAYA, ORADAN DA SİDRETÜL MÜNTEHAYA YAPILAN KUTSAL YOLCULUK
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
Bahanesiz Maçtan Hüsran Çıktı
AHLAK VE VİCDANIN SESİ MISIRLI YAZAR MUSTAFA LUTFİ EL-MENFALUTİ
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
SAĞLIK BAKANINA MEKTUP
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Samsunspor ders verdi, Konyaspor izledi…
Milletin ekmeği ile oynamayın! Konya’da ekmek neden zamlandı?
Bütçe görüşmeleri sırasında iktidar ve muhalefet milletvekillerinin uslubu, birbirlerine yaptıkları ağır küfür ve hakaretler, hatta fiili saldırılar millet olarak hepimizi üzdü.
Toplumun aydınları ve elitleri kabul ederek oylarımızla temsil yetkisi verdiğimiz, milletvekillerinin birbirlerine küfür ve hakaret edebiliyor olması insanlık, özellikle de Müslüman bir toplum adına utanç verici. Belki tek tesellimiz insan onuru ile bağdaşmayan bu davranışları alışkanlık haline getirenlerin azınlıkta olması.
Sayın Arınç’ın ifade ettiği gibi bunlar “ne kendileri ederler rahat, ne aleme verirler huzur”
Sayın Başbakan’ın bu küfürbazlara TBMM'nin 10 Aralık 2013 tarihli 1. oturumda; konuşmasının bir yerinde "Edep ya, edep!.. Edep diyorum ya, yeter!.. Terbiyesiz herifler ya!.." şeklindeki hitabını yadırgadım.
Başbakan “Yasama sorumsuzluğunun” söylenen sözlerin “siyasi eleştirinin başka türlü yapılmasına imkan olmaması” ile sınırlı olduğunu biliyor.
Bu tahrikçilerin oyununa gelerek “Terbiyesiz herifler” demek yerine, “sizleri Allah’a ve Milletin vicdanına havale ediyorum.” dese daha doğru olmaz mıydı?
Halk, küfür ve hakaret edenleri terbiyesiz olarak niteliyor zaten. Malumun ilanına ne gerek vardı.
Bu durumda Sayın Başbakan’a Şeyh Edebalı’nın Osman Gazi’ye nasihatini hatırlatmak elzem oldu.
“Ey Oğul! Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana... Güceniklik bize; gönül almak sana.. Suçlamak bize; katlanmak sana.. Acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana.. Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana.. Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana... Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana.. Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, ..sana..
Oğul! Güçlü, kuvvetli, akıllı ve kelamlısın. Ama bunları nerede ve nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgarlarında savrulur gidersin.. Öfken ve nefsin bir olup aklını mağlup eder. Bunun için daima sabırlı, sebatkar ve iradene sahip olasın!.. Sabır çok önemlidir. Bir Bey sabretmesini bilmelidir. Vaktinden önce çiçek açmaz. Ham armut yenmez; yense bile bağrında kalır. Bilgisiz kılıç da tıpkı ham armut gibidir. Milletin, kendi irfanın içinde yaşasın. Ona sırt çevirme. Her zaman duy varlığını. Toplumu yöneten de, diri tutan da bu irfandır.
Açık sözlü ol! Her sözü üstüne alma! Gördün, söyleme; bildin deme!
Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir. Haklı olduğun mücadele den korkma! Bilesin ki atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli (korkusuz, pervasız, kahraman, gözüpek) derler.
En büyük zafer nefsini tanımaktır. Düşman, insanın kendisidir. Dost ise, nefsi tanıyanın kendisidir. İnsan bir kere oturdu mu, yerinden kolay kolay kalkmaz, kıpırdamayınca uyuşur. Uyuşunca laflamaya başlar. Laf dedikoduya döner. Dedikodu başlayınca da gayri iflah etmez. Dost, düşman olur; düşman, canavar kesilir!..
Sevgi davanın esası olmalıdır. Bağırarak sevilmez!.. Geçmişini bilmeyen, geleceğini de bilemez. Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın. Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın...”
Bütün yöneticilerin ve herkesin düstur edineceği, günümüze de ışık tutan ne güzel öğütler değil mi?
Bu öğüdü verenlerin ve uygulayanların neden büyük medeniyetler kurduğu, bu küfürbaz meclisle büyük medeniyetler kurmanın hayal ve başkalarının emrinde olmanın kaçınılmaz olduğu daha iyi anlaşılıyor.
Geçmişleri, yaşadıkları ve savundukları hayat tarzı belli, bu meclis küfürbazları Başbakan’ı tahrik etme gayelerini gerçekleştirmiş oldular. Onların görevleri ve varlık nedenleri bu.
Ama bari sen bunların oyununa gelme, Zira, “ Sen Başbakansın! Öfke bize; uysallık sana...”
İRAN’IN SON KULLANMA TARİHİ GELDİ
DÜNYA DÜZENİNİN ÇİVİSİ ÇIKTI.
ÖZGÜR ÖZEL FETVA VERİRSE…
YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR…
YAŞANMIŞ İBRETLİK BİR OLAY: “İKİ KARDEŞ BİLMEDEN EVLENDİ.”
SURİYE ZAFERİ’NİN 1. YILI VE DOHA ZİRVESİ
AİLE YILI BİTMEDEN AİLE BİTTİ
SUDAN’DA NELER OLUYOR?
“EĞLENCE İÇİN“ SİVİL ÖLDÜRMEK VE BATI’NIN DNA’SI
TRUMP-ŞARA GÖRÜŞMESİ VE DELİ SORULAR.