Konya’yı uçuran başarının sırrı
Eyüpspor rüyasında görse inanmazdı
Altın fonları mı, Altın sertifikaları mı, Gram altın mı tercih edilmeli?
YOLUN SONU
KÜLTÜRE KAPI AÇANLAR
“Kalite” Anlaşılmak İçin “Zaman ve Sabra” İhtiyaç Duyar
Ankara’nın Konya Gibi Bir Modele İhtiyacı Var
ALLAH İŞLERİ EN GÜZEL ŞEKİLDE YAPMAYI EMREDER
İNSANOĞLUNUN EN BÜYÜK İMTİHANI, YAPAY ZEKÂ
BİRBİRİNE BENZER İKİ FARKLI ÜLKE: TÜRKİYE VE İRAN
İRAN’IN SON KULLANMA TARİHİ GELDİ
Belediyecilik CHP’nin işi
MESCİDİ HARAMDAN MESCİDİ AKSAYA, ORADAN DA SİDRETÜL MÜNTEHAYA YAPILAN KUTSAL YOLCULUK
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
Bahanesiz Maçtan Hüsran Çıktı
AHLAK VE VİCDANIN SESİ MISIRLI YAZAR MUSTAFA LUTFİ EL-MENFALUTİ
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
SAĞLIK BAKANINA MEKTUP
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Samsunspor ders verdi, Konyaspor izledi…
Milletin ekmeği ile oynamayın! Konya’da ekmek neden zamlandı?
Suriye savaşının kaybedeni Batı, kazananı İslam Alemi ve Türkiye’dir. Neden mi?
ABD, Rusya ve Avrupa ülkeleri silah gücü ile Suriye savaşında daha etkin olmuş olabilirler.
Suriye’de askeri üsler kurmuş, siyasi nüfuz elde etmiş, ekonomik çıkarlar da sağlamış olabilirler.
Ama unutulmamalıdır ki zafer; maddi çıkar sağlamak değil, gönülleri kazanmaktır.
Moğollar girdikleri ülkeleri yaktıkları, gönülleri yıktıkları için kalıcı olamamışlardır.
Ama Osmanlı gönülleri kazanmış, fethettiği ülkelere hizmet ve medeniyet götürmüş, dünyaya önder ve örnek olmuş, kalıcı izler bırakmıştır.
Suriye halkına ve mültecilere reva gördüğü zulümle Moğollaşan, “hayvana yem atar gibi, çaresiz insanlara bozuk para atıp eğlenen” Batı’nın maskesi düşmüş, “tek dişi kalmış canavar olduğu” ortaya çıkmıştır.
Batı’nın “demokrasi, insan hakları, özgürlük, eşitlik, hukukun üstünlüğü” gibi kavramları işine geldikçe ve insanlığı uyutmak için kullandığı anlaşılmış ve inandırıcılığı kalmamıştır.
İnsanlığın Avrupa Medeniyeti’nden örnek alacağı bir şey yoktur. Bu bağlamda Türkiye’nin AB'ye girme çabası da anlamını yitirmiştir.
Aksine, Avrupa’nın –kendisine benzettiklerinden değil- Kur’an ve Kur’an’ı hayatının merkezine koyan - uygulayan – Müslümanlardan öğrenecek çok şeyi vardır.
28 AB ülkesinin yapamadığını Türkiye tek başına yapmış, 2.5 milyon mülteciye kucak açarak dünyaya insanlık dersi vermiştir. Bu üstün vicdan ve yardımseverliğin temeli İslam kardeşliği ve anlayışıdır.
Şer gibi görünen Suriye savaşı, Müslümanlar için hayırlı sonuçlara vesile olmuştur/olacaktır.
Bu savaş elbet bir gün bitecek, mülteciler yurtlarına dönecektir.
2.5 milyon mülteci, en zor anlarında kendilerine kucak açan kardeşlerini elbet unutmayacaklardır.
Hayvanlar bile kendisine iyilik yapanla, eziyet edeni ayırabilecek fıtrattadır. Elbette insanlık da mazlumlara kucak açanlarla, maddi çıkarları için beş yüz bin masumun kanını akıtanları bir tutmayacaktır.
İnanıyor ve temenni ediyorum ki; Türkiye’nin bu tutumu İslam Alemi’nin kaynaşmasına, sosyal, siyasi ekonomik ve askeri ilişkilerinin gelişmesine, bu sevgi ve dostluğun nesilden nesile aktarılmasına vesile olacaktır.
Bu süreçte Suriyeli muhtaç kardeşlerimize yardım etme, onların çektiği acıları görüp halimize şükretme ve yüzlerce Suriyeli ile dost olma fırsatı bulduk.
Müslümanların yaşadığı bu “musibet bin nasihatten yeğ” oldu. Birlik olma zarureti yaşanarak görüldü.
Mevcut siyasi yelpazede bu güzel sonuçların hemen gerçekleşeceğini beklemek elbette hayalcilik olur. Unutulmamalıdır ki, tarihi değişimler on yıllar, yüz yıllar, sabır ve çalışma gerektirir. Necip Fazıl’ın söyleyişiyle:
“Mehmedim sevinin başlar yüksekte!
Ölsek de sevinin eve dönsek de!
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!
Yarın elbet bizim elbet bizimdir!
Gün doğmuş gün batmış ebed (sonsuz gelecek) bizimdir!”
İRAN’IN SON KULLANMA TARİHİ GELDİ
DÜNYA DÜZENİNİN ÇİVİSİ ÇIKTI.
ÖZGÜR ÖZEL FETVA VERİRSE…
YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR…
YAŞANMIŞ İBRETLİK BİR OLAY: “İKİ KARDEŞ BİLMEDEN EVLENDİ.”
SURİYE ZAFERİ’NİN 1. YILI VE DOHA ZİRVESİ
AİLE YILI BİTMEDEN AİLE BİTTİ
SUDAN’DA NELER OLUYOR?
“EĞLENCE İÇİN“ SİVİL ÖLDÜRMEK VE BATI’NIN DNA’SI
TRUMP-ŞARA GÖRÜŞMESİ VE DELİ SORULAR.