Tasavvuf, Tarikat ve Şeriat Dengesinde Bir Duruş-5-
ZENGİN FAKİR KAYNAŞMASINI YARDIMLAŞARAK SAĞLAYALIM
Çip kavgası İran savaşını öne mi çekti?
SAYGIYI KAYBEDEN TOPLUMUN GELECEĞİ OLUR MU?
Özbekistan’da 14 Şubat ve Babürlülerin Kurucusu Zahîrüddîn Muhammed Doğum Günü
SEÇİMİM BENİM
BU FUTBOL DEĞİL, ADALET TARTIŞMASI
PAYİTAHTA RUH VERENLER
Müzebzeb
FATMA NUR ÖĞRETMENİM ÖZÜR DİLERİM. SUÇ BENİM.
8 Mart’ın Hatırlattığı Büyük Hakikat: Veda Hutbesi
HAYATIMIZIN HER ANI RAMAZAN OLSUN RAMAZAN SADECE ORUÇ DEĞİL BİR AHLÂK İNKILABIDIR RAMAZAN SADECE İBADET DEĞİL BİR MEDENİYET İNŞASIDIR
Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
SENİN DÜNÜR
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
Allah insanı yaratmış, ona çeşitli nimetler vermiştir. Akıl, sağlık, zaman, evlat, her türlü gıda…v.s.
Bu nimetlerin hepsi birbirinden değerlidir. Her biri için çok şey söylenebilir, yazılabilir. Ama ne söylense, ne yazılsa bu nimetleri anlatmaya kelimeler yetmez.
Bunların değerini kaybedince daha iyi anlarız. Anlama kavrama ve anlatmadaki acizliğimiz, aynı zamanda nimet veren yaratıcının sonsuz kudretini gösterir.
Zamanı doğru anlamayı ve yönetmeyi farklı bir pencereden ele almaya çalışacağız.
Zamanı kabaca “geçmiş zaman”, “an” ve “gelecek zaman” olarak tasnif edebiliriz.
Zamanı iyi anlamak, doğru yönetmek hayatın vazgeçilmezi, mutlu veya mutsuz olmanın temel faktörüdür.
Mutsuz olanları gözleyin… Geçmişi çok düşünürler. Ona takılıp kalmışlardır.
Halbuki zaman geçmiş, onu geri döndürme veya üzerinde tasarruf etme imkanı kalmamıştır. Bunun için de geçmişi çok düşünmek insana bir şey kazandırmaz. Ama çok şey kaybettirir. “Neden böyle oldu?, şöyle olsaydı olmaz mıydı?, Keşke şöyle yapsaydım.” diye sabahtan akşama, akşamdan sabaha düşünerek ancak beynimizi yorar, fiziksel ve ruhsal sağlığımızı yitirir, ama bir şey kazanmayız.
Geçmişi düşünenler, çamura saplanmış arabaya benzerler. Motor yıpranır, yakıt boşa gider, lastik eskir. Ama araç bir metre yol almaz. Hatta çıkmak istedikçe batar.
Geçmiş zaman, tecrübe kazanmak ve yaşananlardan dersler çıkarmak için elzemdir. Anı doğru yaşamak ve geleceği aydınlatmak için çok gereklidir. Ama o kadar.…
Kötü olan; geçmişe takılı kalmak, anı doğru yaşayacak ve geleceği aydınlatacak dersleri çıkaramamaktır.
Yakın gelecek neyse! Ama yıllar sonrasını düşünmek ne kadar gereksiz. “gelecek” bilinmeyen, hatta tıpkı “geçmiş” gibi hakim olunması mümkün olmayan zaman dilimidir. “Acaba şöyle mi olacak?, böyle olur mu?, böyle olursa ne yaparım?” gibi düşünceler beynimizi kemirir. Ama hiçbir sonuca varamayız.
Geleceği Allah’tan başkası bilmediğine göre bu zaman dilimini çok düşünmemiz de mutsuzluk nedenidir.
Hakim olunabilen, üzerinde tasarruf edilebilen, zaman dilimi yaşadığımız “an” dır. Zira; Allah’ın verdiği cüz’i iradeyi kullanmak, görev ve sorumluluklarımızı yerine getirmek, halen yaşanılan zaman dilimi için mümkündür. İrade doğru kullanılmaz, anın imkanları değerlendirilmezse zaman geçer, geri getirilemez.
Hatıra olur. Artık geçmişi düşünmek, pişman olmak, keşke demek bir fayda vermez.
O halde zamanı iyi anlamak, geçmişi düşünmemek, ama edinilen tecrübelerden yararlanarak geleceği planlamak, sonra da “tevekkül etmek” hayat düsturumuz olmalıdır.
Eski sekreterim Fatma; geçmişi çok düşünen, her şeyi kendine dert edinen, özellikle meslek edinmekle ilgili geleceğe dair endişeleri olan naif, zarif hanım bir kızdı.
Zaman konusundaki sohbetlerimiz ile kendine güveni arttı, daha neş’eli ve hayat dolu oldu. Konuşulanları öyle özümsemiş ve içselleştirmiş ki; “geçmiş geçmişte kaldı, geleceği Allah biliyor. O halde anı yönet ve değerlendir” diye vecize haline getirmiş.
Böyle yapmazsak sınırlı irade ve gücümüzle bir şeyleri değiştiremediğimizi gördüğümüz, sonuç alamadığımız için mutsuz oluruz.
Zamanı iyi anlamak ve doğru yönetmek mutlu olmanın temel sırlarındandır.
Bu sırları hayata uygulayarak mutlu olmanız arzu ve temennisiyle…
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
İSRAİL’İN NİL’DEN FIRAT’A HAYALİ
AVRUPA BİRLİĞİ VE NATO CAN ÇEKİŞİYOR.
YENİ DÜNYA DÜZENİNDE GÜÇLÜ OLMAYA MECBURUZ.
“EPSTEİN DOSYASI” VE İSRAİL İSTİHBARATI
KANADA BAŞBAKANI CARNEY’İN FERYADI
PKK/YPG/SDG ÇÖP OLDU
İRAN’IN SON KULLANMA TARİHİ GELDİ
DÜNYA DÜZENİNİN ÇİVİSİ ÇIKTI.
ÖZGÜR ÖZEL FETVA VERİRSE…