YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
OSMANLI’YI KONYA KURDU
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
Ev gençleri sorunu ekonomik beka meselesidir
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Güneşin doğuşuyla daha yoğun başlar, bitmek bilmeyen koşturmaca…
Gazete demek, yirmidört saatlik meslekler karması demek. Gazete, muhabirinden nakliyecisine el değiştiren bir bayrak demektir. İlkeli, tutarlı, fedakâr ve cefakâr çalışanlar yumağı demektir.
Sokaklarda insana dair ne olursa önce bize ulaşır. Lüks ofislerden semt pazarlarına kadar her yerde haberler vardır. Gündem, ekonomi, siyaset derken bilim-sanat, spor diye sürer insanın öyküsü…
Günün akışı zihninden hızlıca geçer. Kartlar dağıtılır pazıllar yerleştirilmeye çalışılır.
Bilinir ki gazetecilikte hiç bir şey planlandığı gibi olmaz:
Çünkü haber, insanı hep şaşırtır.
Çünkü haber günü kendi belirler.
Anlık her olay, belki bütün hayatımızı değiştirebilir. Nice hayatlara dokunuruz farkedilmez.
Bunu bile bile bir yol boyu konuşur durur beynimiz. Bizler sorumluluğu ağır işçileriz.
Herkesin perspektifi, iş yapışı farklıdır. Ancak gazetecinin ekseni her zaman insandır. Örneğin ben daima "Rabbiyessir” ile masaya otururum. Besmeleyle bilgisayar açar ve kalbime gelen tüm güzel dilekleri sıralarım.
Rengârenk sayfalar şenlikle, ödüllerle, güzel haberlerle dolsun duasıyla başlarım hep. Gün içinde binbir duyguya bürünürüm. Halden hale geçer hem beynim hem yüreğim…
Bazen tüylerim diken diken olarak, elim bir kazanın haberini yazarım. Bir annenin yerine koyarım kendimi, bir asker olurum, bir doktorum, bir öğretmen…
Bazen sevinçten yerinde duramam bazen gurur duyarak ağlarım. İçimde gizli bir korkuyla "n'olur şehit haberi yapmayalım” diye kendi kendime fısıldarım…
En güzel fotoğraf karesini bulmak için, sanki ömrümü onlarca fotoğrafla harcarım. Birine takılır "yok artık böyle de güzel yakalanmaz ya!” derim. O an o fotoğrafla saniyelik aşk yaşarım. Zaman kısıtlıdır gazetede. Hemen cayarsın o aşktan. Çünkü yeni bir aşka bekler kapıda…
En uygun başlık olsun diye dudaklarımı kemirir, sürekli kahvemi soğuturum. Hele o zalım çay hiç sıcak içilmez. Çünkü daha sıcak kelimeler vardır yazılması gereken. Yazayım o zaman:
Bugün Konya'nın yaşayan hafızası Yeni Konya Gazetemizin 73. kuruluş yıl dönümü!
Konya'nın yaşayan en eski gazetesi nice talebeler yetiştirdi. O günden bu güne nice kıymetli isimler, kalemler geldi geçti, bayrağı bize ulaştırdılar. Aramızdan ayrılan tüm´basın emektarlarını bu vesileyle saygı ve hürmetle yâd ediyorum. Şu an hayatta olan tüm meslektaşlarımı da gönülden selamlıyorum.
Dün olduğu gibi bugün de Yeni Konya Gazetesi, yıllara damga vuran yayımcılığı ile Konya'dan bütün milletimizle haber paylaşmaya devam ediyor. Okuyucumuzdan aldığımız daimi destekle, geleceğe yürüyecek, daha aydınlık bir Türkiye için çalışacağız. İyi ki doğdun, iyi ki varsın değerli Yeni Konya Gazetemiz…
Konya’ya Bahar Geldi
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Efsanelerin Yemişi
Sessiz Tanık / Saatli Cami
Kommagene’nin Kalbi PERRE
Mehir’le Kurulan Yüz Yuva
Konya’nın Yüreğine Ateş Düştü
Tarsus’ta Bir Nefeslik Yol Hikayesi
Perdeler Anılar Kapılar
GÖKLERDE BİR DESTAN: KONYA’DA ANADOLU KARTALI-2025