Uluslararası Rezerv Düzeni Yeniden Şekilleniyor
KANAYAN YARAMIZ URUMÇİ
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AK Partililer de AKP’liler de Yanlış Yapıyor- 2
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
Özbekistan’da Müstakilliğin/Bağımsızlığın 35. Yılı Münasebetiyle Etkinlikler Yapılıyor: “Tek Vatan, Tek Halk”
İSLÂM İLE İNSAN ARASINDAKİ BÜTÜN ENGELLERİ KALDIRMAK İÇİN ÇALIŞMALIYIZ
KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI
ÇÖKEN BATI GÜVENLİK MİMARİSİNDEN KÜRESEL GÜVENLİK MİMARİSİNE GİDEN YOLUN KÖPRÜ BAŞI TÜRKİYE...
HADSİZLİK
MİZAHIN MİZANI
FASÜLYE Mİ NOHUT MU???
Yüksek Sesle Konuşmak ve Kötü Kokmak Caiz mi?
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Zihinsel engelliler başta olmak üzere birçok engelli grubundan insanlarımızı görünce hep bu gerçeği müşahede etmişimdir.
Bunlar ‘direk Allah’a bağlı insanlar’ diyorum. Gerçekten o kadar şirin, o kadar tatlı , o kadar samimiler ki insan Yüce Allah’ın birçok esmasını direk onların simaları ve hareketlerinde görmek mümkündür.
Rabbime bu ‘direk Allah’a bağlı’ insanlara hizmet etme lütfunda bulunduğu için nihayetsiz hamd ve şükürler olsun.
Bu samimiyet ve tatlılıktır ki birkaç gün önce iki engellimizin yaptığı düet başta Fatma ŞAHİN ve Binali YILDIRIM bakanlarımız olmak tüm salonu ağlattılar.
Dünyada tüm insanların aradığı ve gerçekleşmesini isteği ortak değer adâlet ilkesidir. (Hud, 11/18; Şûra, 42/40; Mâide, 5/8.) İslâm’da fertler arasında ırk, renk, soy, sop, makam, mevki, fakirlik, zenginlik, şan, şöhret gibi hususlarda üstünlük yoktur. (Bkz. Tevbe, 9/24–25; Kehf, 18/28,32–43; Taha, 20/131; Kasas, 28/76–82; Sebe, 34/35; Abese, 80/1–12).
Adalet ilkesi konusunda en çok dikkat etmemiz gereken gruplar dezavantajlı gruplardır. Bunlar ; Çocuklar , engelliler , kadınlar , yaşlılar ,hastalar , musibetzedeler, yoksullar , kimsesizler , işsizler , yetim ve öksüzlerdir.
Kuran-ı Kerim’de Yüce Allah ve Hadisleriyle Peygamberimiz yukarıda saydığımız tüm gruplara davranışlarımız konusunda özellikle bizleri uyarmıştır. Rabbimiz bu konular için Kuran-ı Kerim’in bir çok yerinde çok hassas bir şekilde ikazlarla bizlerin dikkatini çekmiştir. Mesela yetim hakkı konusunu bahsederken ‘Yetimin hakkına riayet edin’ yerine daha şiddetli bir ikaz ile ‘yetimin malına yaklaşmayın’ (Yetimin malına da yaklaşmayın. Ancak rüşdüne (yaşına) erişinceye kadar en güzel şekilde (malını koruyup çoğaltmak için) yaklaşabilirsiniz. Bir de ahdi (yapılan sözleşmeyi) yerine getirin, çünkü verdiği sözden cayan (kıyamet günü) sorumludur.) İsra/17,34 uyarısını yapmıştır.
Kuran-ı Kerim dezavantajlı gruplara iyi davranmayı , onlarla ilgilenmeyi , onlara bakmayı ‘sarp yokuş’ olarak nitelendirmiş ama o yokuşu aşanları cennetle müjdelemiştir. ’’Sarp yokuşun ne olduğunu sen ne bileceksin?, O tutsak bir boynu çözmek (köle azat etmek)tir, Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.’’ Beled,90/12-16
Engellilik hesaplanabilen, beklenen , istenen bir durum değildir dostlar.
Hepimizin her an yaşayabileceği bir durumdur. Bu anlamda toplumun gerçek refahı da sunulan tüm hizmetlerin dezavantajlı kesimi içine alan şekilde gerçekleştirilmesiyle mümkündür.
Günümüzde bir toplumun çağdaşlık göstergeleri arasında yer alan sağlık, eğitim ve ekonomik gelişmişlik kavramları içinde olduğu kadar insan haklarına ,özellikle dezavantajlı kesime ilişkin göstergeler içinde de engellinin durumu önem kazanmıştır.
Engelliliğin önlenmesi, rehabilitasyonu ve fırsat eşitliğini sağlanması amacıyla politikaların belirlenmesi, programların planlanması, yürütülmesi ve değerlendirilmesinde güvenilir engelli istatistiklerinin olması temel koşul halini almıştır. Bu anlamda ASPB Engelli ve Yaşlı Hizmetleri GM engellilerimize yönelik Koruyucu ve Önleyici ,hem de tedavi ve rehabilite edici hizmetlerde önemli adımlar attığını biliyor ve izliyoruz.
Biz biliyoruz ki engellilik bir hayatı dolu dolu yaşamak için mazeret değil. Engellilerimizin de bunu çok iyi bildiği ve yaşadığı kanaatindeyiz. Her şeye rağmen bir şeyler yapmak, bir şeyler üretmek insanın azmiyle ,yaşam sevinciyle alakalı olan bir husustur.
Onun için son söz olarak diyoruz ki asıl engel yaşama sevincini , sevme ve sevilme duygusunu kaybetmek , kısaca ümidini kaybetmektir. Bu anlamda engellilerimizin tüm talep ,istek ve ihtiyaçları için sosyal devletimizin yanlarında olduğunun mutluluğu ve gönül rahatlığı içindeyiz.
Yüksek Sesle Konuşmak ve Kötü Kokmak Caiz mi?
Cevher mi, Cüruf mu, Köpük müyüz?
Yardım Değil Destek!
Hey Gidi Günler Hey!
Beni Seviyorsanız Resulümün (s.a.v.) Ahlakını Kuşanın! (3/31)
İki Ayetle İman ve Salih Amel
İçimizdeki Putlardan Ne Haber?
Bir Eğitimciden Tavsiyeler
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Vasatlıktan Çıkış Nasıl Olur?