Tekno-faşizim ekonomik bağımsızlığı tehdit ediyor
ALLAH VAR, ATEİZM YOK!
YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
İlkokulda çizgi-resimler eşliğinde okuduğum ve en çok etkilendiğim öğretici masallardan birisidir altın yumurtlayan tavuğu kesmek.
Kısaca hatırlayalım yoksulluktan zenginliğe geçişi ve akabinde hırsın ağır bedelini.
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zamanlarda bir vakit şirin bir köyde yoksul bir köylü çiftçi yaşarmış. Bu çiftçi tavukları çok severmiş, her gün tavukları beslermiş ama bir tavuğu varmış ki çok özelmiş. Özelliği ise altın yumurtluyor olmasıymış, çiftçi her gün altından olan yumurtayı şehre götürüp kuyumcuda bozdururmuş.
Bu böyle giderken yoksul çiftçi giderek zenginleşmeye başlamış, zenginleştikçe çiftçi değişmiş artık para kazanıp geçinmek için çalışmaya gerek duymuyormuş. Çiftçi her gün altın yumurtlayan tavuğun yumurtasını satarak geçiniyormuş. Çok geçmeden çiftçi gereksiz şeylere harcamaya başlamış bu parayı ve bir süre sonra yetmemeye başlamış.
Çiftçi artık tavuğu sevip okşamıyor ona eskisi kadar değer verip sevmiyormuş. Çiftçi zamanla tavuğun karnında bir hazine olduğunu düşünmeye başlamış. Eğer tavuğu kesip karnındaki hazineyi alırsa ömür boyu zengin yaşayacağını düşünmüş.
Çiftçi açgözlü olmaya başlamış ve bir gün elinde bir bıçak ile kümese girmiş. Tavuk çiftçiyi öyle görünce kaçmaya başlamış. Çiftçi kararlıymış, tavuğu yakalamış ve anında kesmiş.
Hemen tavuğun karnını kesip merak için karnına bakmış ama bir de ne görsün? Tavuğun karnı ne altın doluymuş ne de hazine varmış. Aç gözlülük yaptığını o anda anlamış ve pişman olmuş. Fakat tavuk öldüğü için iş işten geçmiş.
İnanan her insan dünyanın pay ahiretin payda olduğunu bilir ve bütün hesabı dünya üzerine yapmaz.
Mümin dünyadan tabii ki nasibini unutmaz (Kasas, 28/77) ama asıl hayatın ve istikbalin ahiret hayatı (Ankebut, 29/64) olduğunu da unutmaz.
İmtihan için bize emanet olarak verilen her bir nimet aslında "altın yumurtlayan tavuk” gibidir dostlar.
Onları sabırla besler, iyi bakar, gönülden sever, değer ve emek verirseniz son nefesinize kadar dünya gözüyle gördüğünüz kadar size "altın yumurta” yumurtlamanın yanında; siz vefat ettikten sonra da kıyamete kadar altın yumurtaları büyüterek yumurtlamaya devam ederler.
Kanaatsizlikle, hırsla ve aceleyle tavuğun içinde hazine bulunduğu zannıyla onları keserseniz dünya ve ahiretiniz ziyan olur.
Size verilen bedeniniz dâhil her nimete bir de buradan bakın olur mu?
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Vasatlıktan Çıkış Nasıl Olur?
İslam’ı Zirveye Taşıyan Âlimler (7.Yüzyıldan 13.Yüzyıla)
Mikro Asrı Saadet’ten Makro Asrı Saadet’e (7.Yüzyıldan 13.Yüzyıla)
Değişim/Eğitim Sabır İster (Kaplumbağa Terbiyecisi Metaforu)
Kabil ve Karga
Hayırdan Şer, Şerden Hayır Çıkabilir! (Dijitalleşme Üzerine)
Cevher-Araz/Sünni-Şii
Kalem, insanın dünyada bıraktığı en uzun ve kalıcı ayak izidir
Müzebzeb