Uluslararası Rezerv Düzeni Yeniden Şekilleniyor
KANAYAN YARAMIZ URUMÇİ
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AK Partililer de AKP’liler de Yanlış Yapıyor- 2
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
Özbekistan’da Müstakilliğin/Bağımsızlığın 35. Yılı Münasebetiyle Etkinlikler Yapılıyor: “Tek Vatan, Tek Halk”
İSLÂM İLE İNSAN ARASINDAKİ BÜTÜN ENGELLERİ KALDIRMAK İÇİN ÇALIŞMALIYIZ
KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI
ÇÖKEN BATI GÜVENLİK MİMARİSİNDEN KÜRESEL GÜVENLİK MİMARİSİNE GİDEN YOLUN KÖPRÜ BAŞI TÜRKİYE...
HADSİZLİK
MİZAHIN MİZANI
FASÜLYE Mİ NOHUT MU???
Yüksek Sesle Konuşmak ve Kötü Kokmak Caiz mi?
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Basın; aynadır, bağdır, oksijendir, en fazla akupunktur iğnesidir.
Kur'an-ı Kerim'in 78 suresinin adı Nebe: "Haber” demek.
Hz. Muhammed (s.a.v.)'in bir ismi de Muhbir-i Sadık: "Hep doğru söyleyici, doğru haber verici” demek.
Ve 124 bin peygamber de aşkın varlıktan taşkın varlıklara haber taşımışlar asırlar boyu.
Kainattan süzülen insan yaratılışı gereği kainatla alakadar; bu yüzden her zaman her şeyi merak eder, her şeyle ilgilenir.
Sağlam ve doğru haber tertemiz aynadır insan için kainatta kendi yansımasını görür görmek isteyen.
Fertleri ve milletleri bağlayan bir bağdır basın, birbirleriyle irtibatlarını hatırlatır, tazeler, güçlendirir.
Karanlığa ışık, vücuda oksijendir; halkın gözüdür daima ve basının girmediği yer havasızdır, karbondioksitle doludur, karanlıktır ve öncelikle basına kapalı alanda yaşayanlar zarar görür.
Akupunktur iğneleri gibidir basın; evet öncesinde biraz acıtır ama sonrasında şifa sunar.
İlk vahiy Alak suresinde okumak(3), ikincisi Kalem suresinde yazmak(1), 3 ve 4. Müddessir ve Müzzemmil surelerinde temizlenmenin, dirilmenin ve uyarmanın en yalın halidir basın.
Daha çok şeyler yazılabilir ama arife işaret yeter!
Hayatın içinden, bir devi ayakta tutmaya çalışan bir vatanseverin tecrübelerinden basının fert, toplum ve devlet nazarında yerini öğrenmek için sözü ona bırakıyoruz.
"Basın hürriyeti ancak hatalarını düzeltmek istemeyen hükümetler için bir tehlikedir. Sizin hükümetiniz yurdun iyiliğinden başka bir şey düşünmüyor, o halde böyle ir hürriyet onun için nimettir. Bir milletin düşüncesini baskı altında tutmak, onu birtakım gizli yollar aramaya zorlar, eninde sonunda bulur bu yolları. Hürriyetsizlik her türlü fesadı kolaylaştırır. Devletin güveni tehlikeye girer, zora başvurmak gerekir. Basın hürriyeti kötülerle savaşmak ve faydalı olmak isteyen bir hükümetin tabii müttefikidir. Bugünkü idarede basın, Osmanlılar arasında zayıf bir bağ kurabiliyor. Amme menfaati, bilhassa taşrada meçhul; tek kaygı; özel çıkar. Basına ve genel olarak her nevi yayına geniş bir hürriyet verilmeli ki, Osmanlıları birbirine bağlayan bağ kuvvetlensin. Basın siyasi meselelerle uğraşacak, hükümetin yaptıklarını değerlendirecek ve ülkenin ihtiyaçlarını belirtecek, ihdasını istediğimiz genel komiserlerin işini kolaylaştıracaktır. Basın, millet meclisi kuruluncaya kadar bu meclisin yerini tutacaktır. Memleketi tanımayanlar boyuna millet meclisinden söz ediyorlar. Devlet işlerini tartışacak, denetleyecekmiş bu meclis, Eyaletlerden, hatta payitaht ahalisinden kurulacak böyle bir topluluk çok geçmeden acınacak acz içine düşer. Acele etmemeliyiz. Yapılacak iş, basını bütün engellerden kurtarmak ve tam bir hürriyete kavuşturmaktır.
Hükümette büyük bir gazete kurmalıdır. Bu gazete yerli ve yabancı makalelere cevap vermelidir. Hükümetin ve yurdun gerçek menfaatlerini müdafaa etmelidir. Kanunları, nizamnameleri, buyrukları yayımlayacak, halka hükümetin aldığı tedbirleri izah edecek, gerekçelerini anlatacaktır bu büyük gazete. Gazetenin yöneticileri hiçbir dalkavukluğa tenezzül etmeyecektir. Halk müdaheneden (yağcılıktan) iğrenir. Ona göre müdahene en acı hakikatten daha çirkindir. Bu gazetenin şiarı hakikat ve samimiyet olacaktır. ”
(Mehmet Emin Âli Paşa, Sadrazam, (1814-1871), Cemil Meriç, Ümrandan Uygarlığa, 42)
Yüksek Sesle Konuşmak ve Kötü Kokmak Caiz mi?
Cevher mi, Cüruf mu, Köpük müyüz?
Yardım Değil Destek!
Hey Gidi Günler Hey!
Beni Seviyorsanız Resulümün (s.a.v.) Ahlakını Kuşanın! (3/31)
İki Ayetle İman ve Salih Amel
İçimizdeki Putlardan Ne Haber?
Bir Eğitimciden Tavsiyeler
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Vasatlıktan Çıkış Nasıl Olur?