Uluslararası Rezerv Düzeni Yeniden Şekilleniyor
KANAYAN YARAMIZ URUMÇİ
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AK Partililer de AKP’liler de Yanlış Yapıyor- 2
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
Özbekistan’da Müstakilliğin/Bağımsızlığın 35. Yılı Münasebetiyle Etkinlikler Yapılıyor: “Tek Vatan, Tek Halk”
İSLÂM İLE İNSAN ARASINDAKİ BÜTÜN ENGELLERİ KALDIRMAK İÇİN ÇALIŞMALIYIZ
KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI
ÇÖKEN BATI GÜVENLİK MİMARİSİNDEN KÜRESEL GÜVENLİK MİMARİSİNE GİDEN YOLUN KÖPRÜ BAŞI TÜRKİYE...
HADSİZLİK
MİZAHIN MİZANI
FASÜLYE Mİ NOHUT MU???
Yüksek Sesle Konuşmak ve Kötü Kokmak Caiz mi?
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Amerikalı muzip bir balıkçı, arkadaşlarına bir şaka yapıyor.
Balıkçı arkadaşlarının avladıkları balıkları depoladıkları su tankına onlardan habersiz gece vakti Baracuda isimli balıkla beslenen canavar balığı atıyor.
Normal şartlarda akşama su tankına konan balıkların %90'nı ertesi sabah ölüyor.
Şakacı balıkçının attığı Baracuda balığının atıldığı gecenin sabahında su tankındaki balıkların %90'nın yaşadığı görülüyor.
Balık yiyen canavar balık Baracuda'nın su tankında dolaşıp gezmesi bütün balıklarda stres oluşturmuş ve onların yaşama gücünü artırmıştı.
"Baracuda” örneğinin tam tersi "Atlantisia” kuşu için gerçekleşmişti.
İsveçli uzmanlar Atlantik Okyanusu'nun en ücra noktası "Ulaşılmaz Ada”da yaşayan dünyanın en küçük uçamayan kuş türü Atlantisia'nın uçamayışının gizemini araştırdı.
Araştırmaya göre Atlantisia türü, adaya Güney Amerika'dan 1.5 milyon yıl önce ulaşmış ve burada kendisini avlayacak bir düşman olmadığını anlayınca uçmaya gerek duymamıştı. Uçma yeteneklerini bu yüzden 1.5 milyon yıl içinde yavaş yavaş kaybettiler.
Sisal bitkisi Abd'de sert ve verimsiz topakta; soğuk, rüzgar ve sıcak güneş altında yetişen bir bitki. Yaprakları çok elyaflı, dokumada kullanılıyor. Elyafın kıymeti nedeniyle, bu bitkiyi daha verimli topraklarda, daha iyi iklim şartlarında yetiştirmeyi deniyorlar. Bitki yetişiyor ve daha çok, daha büyükçe yaprakları çıkıyor, fakat bakıyorlar içinde elyaf yok. Sonra anlaşılıyor ki bitkinin kötü toprak, soğuk rüzgar ve sıcak güneşle mücadelesi, onun lifli yapısını meydan getiriyormuş; yani içindeki cevheri geliştiriyormuş.
İşte insan içindeki cevher de zorluklara katlanma ve mücadele ile gelişmektedir.
İyi yönetildiğinde hayatın akışı içerisinde stres yapan zorluklar bir tutam tuz/biber gibidir. Gönlünüz bir su bardağı gibi dar ve küçük ise tadınızı bozar, sizi alt üst ederler; yüreğiniz bir göl gibi genişse size sadece değer ve zenginlik katarlar.
Özellikle anne/babalara bir çağrıda bulunmak istiyorum.
Çocuklarınızın hayatın tuzu/biberi zorluk ve stresle erken dönemden itibaren muhatap olmasına müsaade edin.
Bırakın düşsün, kalksın, acısın, kanasın; ama kendi tecrübe etsin ve öğrensin.
Başa çıkma kabiliyeti ancak kendileri hayatı deneyimlediklerinde gelişebilir.
Süreli koruyup kollama, olur olmaz destekleme onları güneşten uzak gölgede çürüyen ürünler gibi, ruhen ve fiziken hastalıklı, içi-dışı çürük, özgüvensiz, zavallı, yarı-felç bir birey haline getirecektir.
Allah şeytan ve nefsi bizim kabiliyetlerimizi ortaya koyabilmemiz için bize musallat etti.
"Sabır boyun eğmek değil, mücadele etmektir” der Hz. Ömer(r.a.)
Ne kadar erken mücadele sahasına tek başlarına çıkarsa çocuklar, o kadar sağlam yetişirler.
Çocuklarımız ömür boyu başarıları için gerekli özgüven, zihni arka plan ve sosyal çevre bizden bağımsız hareketleriyle, deneyimleriyle edinebilirler.
"İnsanın ihtiyacı olan gerilimsiz bir hayat değil, kendisine yakışır bir amaç için çabalamak ve mücadele etmektir” der Viktor Frankl.
Bağımlılığın temeli ailede anne babanın çocuklarıyla ilişkileriyle atılır, orada başlar ve gelişir.
Onlara vereceğinizi bir an evvel verin, doyurun ve çekilin, çekilmelerine izin verin, cesaretlendirin.
En iyi anne-baba, en iyi eğitimci, köprü olup kendini en kısa sürede geçersiz hale getirendir.
Yüksek Sesle Konuşmak ve Kötü Kokmak Caiz mi?
Cevher mi, Cüruf mu, Köpük müyüz?
Yardım Değil Destek!
Hey Gidi Günler Hey!
Beni Seviyorsanız Resulümün (s.a.v.) Ahlakını Kuşanın! (3/31)
İki Ayetle İman ve Salih Amel
İçimizdeki Putlardan Ne Haber?
Bir Eğitimciden Tavsiyeler
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Vasatlıktan Çıkış Nasıl Olur?