Tekno-faşizim ekonomik bağımsızlığı tehdit ediyor
ALLAH VAR, ATEİZM YOK!
YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
‘Ben haklı değil mutlu olmak istiyorum’
Sözü için ‘şimdi haykırmak zamanı’ demiştik bir yazımızın başlığında.
‘Hak’ kavramının ön plana çıktığı ‘fazilet’ kavramının geride kaldığı bir çağdayız.
Üstadın ‘Mariz bir asır’ dediği 19. Yüzyıl bütün evrensel kavramları alt üst etti.
İnsanlar üzerinde düşündüğü ve anlaştığı kavramlar ters yüz olunca bütün hayatımıza yansıdı.
Batının ortaçağdan çıkışının şifrelerinden birisiydi ‘hak’ kavramı.
Konu çok ama çok geniş ben olaya sadece aile de hak kavramı üzerinden ele alacağız konuyu.
Peygamberimiz; ‘Münakaşadan hak lı bile olsa vazgeçmedikçe kişinin İMANI tamam olmaz’ der.
Bu gün toplumda ve onun çekirdeği ve aynası olan ailede en temel probleme kaynağı bu.
Ben hak lıyım , ben mağdurum , ben yük alanım , ben arka plana atılıyorum, ben itiliyorum , ben yeterince kale alınmıyorum , bana değer verilmiyor v.b.
Bizim kültürümüzde başa gelen olaylarda ilk yapılması gereken ÖZ ELEŞTİRİ dir.
Peygamberim Taif lilere tebliğde bulundu.
Onlar tebliği kabul etmek bir yana Alemlere Rahmet insanı taşladılar, yaraladılar.
Ama Peygamberim onları ASLA suçlamadı.
‘’Yarabbi NEFSİMİN aczini ve zaafını sana şikayet ediyorum’’ dedi.
Evlilik ve toplumdaki insanlarla ilişkilerimiz onlarla birlikte , beraber ip tutmak gibidir.
Herkes şöyle düşünmeli.
Bana düşen ipi germek değil daima ve sürekli gevşek tutmak olmalıdır.
Onlar çekse de , gerse de, asılsa da bize düşen ipi gevşetmek olmalıdır.
Bunu yaptığımızda gerçek huzur ve mutluluğu yakalarız aile de ve toplum da.
Bunun için ‘Aile Huzur Mutluluğu için 9 S’ de ana ‘S’ ler Sohbet,Sevgi ve Sabır.
Destek ‘S’ ler ise,seccade,sayfa,seyahat,samimiyet,sofra, ve sistem.
Gelin şu 3 günlük ve ne zaman sona ereceğini bilmediğimiz dünya hayatı için geren taraf olmayalım.
Allah rızası için , Peygamber hatırı için öfkelerimizi yutalım,insanları aff edelim (Al-i İmran,3/134) ve bize yapılan iyiliğe en güzel iyilikle cevap verelim.(fussilet,41/34)
Eşimizin , çocuklarımızın , arkadaşlarımızın ruhlarının aynası olan gözlerine YARIN ÖLEBİLECEKLERİ İHTİMALİYLE YİNE-YENİDEN bir kez daha bakalım.
Arkasından…
Mevlana’ya koca Pir’e kulak verelim;
‘’Yüz'de ısrar etme,Doksan da olur
İnsan dediğinde, Noksan da olur
Sakın büyüklenme,Elde neler var
Bir ben varım deme,Yoksan da olur
Hatasız Dost Arayan Dosttan da olur...’’
Ve halk adamı,bu toprakların şifresini çözen Yunus Emre ile bitirelim;
Gelin tanış olalım
İşi kolay kılalım
Sevelim sevilelim
Dünya kimseye kalmaz.
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Vasatlıktan Çıkış Nasıl Olur?
İslam’ı Zirveye Taşıyan Âlimler (7.Yüzyıldan 13.Yüzyıla)
Mikro Asrı Saadet’ten Makro Asrı Saadet’e (7.Yüzyıldan 13.Yüzyıla)
Değişim/Eğitim Sabır İster (Kaplumbağa Terbiyecisi Metaforu)
Kabil ve Karga
Hayırdan Şer, Şerden Hayır Çıkabilir! (Dijitalleşme Üzerine)
Cevher-Araz/Sünni-Şii
Kalem, insanın dünyada bıraktığı en uzun ve kalıcı ayak izidir
Müzebzeb