Tekno-faşizim ekonomik bağımsızlığı tehdit ediyor
ALLAH VAR, ATEİZM YOK!
YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
O, davranış ve eylem bakımından hanginizin daha güzel amel edeceğini sınamak için ölümü ve (ve her iki âlemde) hayatı yarattı. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır. (Mülk, 67/2)
Elest bezminde imtihan talebine karşılık "bela:eyvallah” sözüyle cevap veren her insanın yazılımına imtihanın gereği olarak "kin=gıll” yerleştirilmiştir.
"Kin=gıll” herkese ve her şeye karşı insanı büluğ çağından son nefese kadar sürekli zorlayan acımasız/tavizsiz, en ciddisinden bir imtihan aracıdır.
Her gün insan olmak ya da her gün insan kalmak için en çok dikkat edeceğimiz husus bu "kin=gıll”i doğru yönetebilmek, onun önce kendimize sonra da çevremizde kimseye zarar vermemesi için imanla takviye ettiğimiz akıl ve kalbimizi etkin kullanarak her tür tedbiri alabilmektir.
İnsan bir düdüklü tencere; "kin=gıll” de içinde fokur fokur kaynayan yemek gibidir.
Kulun imtihanın cenderesinden geçip hamdım-yandım-piştim aşamalarını tamamlayabilmesi demek aslında; tencerenin düdüğü gibi son nefese kadar sabır, itina, teenni ve dikkat ile buharı yöneterek Rabbinin huzuruna çıkacak temizliğe, saflığa, olgunluğa ulaşması için ağır ağır kısık ateşte pişmektir.
Bir ömür sadece boyuna değil enine de yaşamak ve kısık ateşte ağır ağır pişmektir.
"Kin=gıll” alemlerin rabbi tarafından kendisine yüklenen bu işlevini tamam edince, imtihan değil de mükafat yeri olan cennette insanın yazılımından silinecektir:
"Biz onların (cennet halkının) göğüslerindeki kin ve nefret (gıll) duygularını söküp çıkardık. (Şimdi birbirini seven ve hep iyilik düşünen) Kardeşler olarak, cennet koltukları üzerinde karşılıklı (sohbet ve saadet ortamındadırlar).” Hicr, 15/47.
O halde dünyada cenneti, ahirette de cenneti istiyorsak, yazılımımızdaki "kin=gill” duygularını düdüklü tencere gibi hapsedip, dışarıya yumuşak huy ve tatlı sözümüz, güzel davranışlarla süslediğimiz olgun buharları göndermeliyiz.
Allah bir ayette gıll'i yönetmenin formülünü şöyle verir:
"Onlar bollukta ve darlıkta sarfederler, öfkelerini yenerler, insanların kusurlarını affederler. Allah iyilik yapanları sever.” (Al-i İmran, 3/134)
İşin özü: Gıll'i tanıyan ve ona hâkim olan kurtulur.
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Vasatlıktan Çıkış Nasıl Olur?
İslam’ı Zirveye Taşıyan Âlimler (7.Yüzyıldan 13.Yüzyıla)
Mikro Asrı Saadet’ten Makro Asrı Saadet’e (7.Yüzyıldan 13.Yüzyıla)
Değişim/Eğitim Sabır İster (Kaplumbağa Terbiyecisi Metaforu)
Kabil ve Karga
Hayırdan Şer, Şerden Hayır Çıkabilir! (Dijitalleşme Üzerine)
Cevher-Araz/Sünni-Şii
Kalem, insanın dünyada bıraktığı en uzun ve kalıcı ayak izidir
Müzebzeb