Uluslararası Rezerv Düzeni Yeniden Şekilleniyor
KANAYAN YARAMIZ URUMÇİ
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AK Partililer de AKP’liler de Yanlış Yapıyor- 2
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
Özbekistan’da Müstakilliğin/Bağımsızlığın 35. Yılı Münasebetiyle Etkinlikler Yapılıyor: “Tek Vatan, Tek Halk”
İSLÂM İLE İNSAN ARASINDAKİ BÜTÜN ENGELLERİ KALDIRMAK İÇİN ÇALIŞMALIYIZ
KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI
ÇÖKEN BATI GÜVENLİK MİMARİSİNDEN KÜRESEL GÜVENLİK MİMARİSİNE GİDEN YOLUN KÖPRÜ BAŞI TÜRKİYE...
HADSİZLİK
MİZAHIN MİZANI
FASÜLYE Mİ NOHUT MU???
Yüksek Sesle Konuşmak ve Kötü Kokmak Caiz mi?
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Bir toprağın, bir coğrafyanın fethedilmesinde, kazanılmasında, orada hâkimiyet kurulmasında kısaca gerçekten "vatan" haline getirilmesinde askeri güçten daha önemlisi gönüllerin fethedilmesi gerekliliğini insanlık tarihi bize defalarca göstermiştir.
Anadolu'nun Türkleşmesi ve İslamlaşmasında da en büyük pay askeri fetihlerden ziyade "gönüllü hareketler" tarafından yapılmış olan "gönül fetihleri" ne aittir. İslam'ın Anadolu'daki yayılışında - Aşık Paşazade'nin yaptığı dörtlü tasnif "şablon" olarak tarihçiler tarafından kullanılmıştır- dört grup etkili olmuştur. Bunlar:
1.Gaziyanı Rum,
2.Baciyanı Rum,
3.Ahiyanı Rum,
4.Abdalanı Rum'dur.
Bu dört grup 900'lü yıllardan itibaren Anadolu'ya gelmiş ve birbiriyle kardeşlik, dayanışma duyguları içinde faaliyet göstermişlerdir. Gaziler, Bacılar, Ahiler ve Abdallar Peygamberimizin Hz Ali'ye söylediği hadisi ideal olarak almışlar ve hiçbir zaman hadisin manasını unutmamışlardır. Resulullah Hayber'in fethiyle görevlendirdiği Hz Ali'ye şöyle demişti: "Vallahi senin vesilenle bir kişinin imana, hidayete ermesi, üzerine güneş doğan her şeyden daha hayırlıdır. "
Çoğu Türkmen olan bu gaziler Anadolu'daki İslami faaliyetleri "örgütlü davet" şeklinde yürütüyorlar ve bu dört grup birbirleriyle yardımlaşıyor, birbirlerinin eksiğini tamamlıyorlardı. Bunlar sosyal yardımlaşma müesseseleri kuruyor, toplumda yardıma ihtiyacı olan çocuk, yaşlı, borçlu, garip, misafir herkese merhamet kanalları oluşturuyor ve "kimsesiz ve muhtaç" herkese sahip çıkıyorlardı.
Anadolu Gazileri yıllar süren davet ve gayri nizamı gazalar sonucu ülfet peyda ettiği Anadolu'nun Rum halkıyla yaşamaya alışmışlardı. Zaten Gazilerin mücadele ettiği asilzadeler, toprak ağaları, tekfurlar ve Bizans yönetimi Anadolu halkını yıllardır sömürerek canlarından bezdirmişlerdi. İşte yıllarca zulümlerden bıkmış ve şefkat ve merhameti unutmuş olan halk bu gönüllü teşekküllerde aradıklarını buluyorlardı. Hiçbir menfaat beklemeden sadece Allah rızası için yapılan bu hizmetler insanların gönlünü fethetmişti.
Gaziyan, Ahiyan, Baciyan ve Abdalan hareketi bugünkü tabiriyle birer "gönüllü kuruluş" hüviyetinde idi. Kendisini İslam'a adayan fertlerin disiplinli, inanç, duygu, düşünce ve eylem birliğini bünyelerinde gerçekleştirdikleri cemaat hareketleriydi. Temelini istibdat ve maddi güce dayalı saltanatın değil, sevgiye, inanca dayalı kardeşliğin oluşturduğu bu cemaatlerde faziletlerin tümünü içine alan "fütüvvet" ilkesinin ayrıcalıklı bir yeri vardı. Cömertlik, mertlik, cesaret, kahramanlık, tevazu, hilm, şefkat, hoşgörü, ülfet, muhabbet, meveddet ve fedakârlık gibi tüm faziletleri bünyesinde toplayan "fütüvvet" in tarihi çok eskilere dayanmaktadır.
Tüm İslam topraklarında bir hasbi faziletliler ordusu olarak yaşayan fütüvvet teşkilatlarının Anadolu'daki uzantısı Ahilik olmuştur. Genellikle esnaf, tüccar, zanaatkârlar arasında yaygın bir meslek kuruluşları gibi de çalışan Ahiyanı Rum Gazilerin ekonomik kolu olarak faaliyet gösteriyorlardı. Baciyanı Rum Gazilerin hanımları olup onlarda İslami faaliyetlerini kadınlar arasında sürdürüyorlardı. Gazi, Ahi ve dervişler üçlü bir saç ayağı oluşturmuşlar ve Anadolu fethinin gerçek kahramanları olarak tarihe geçmişlerdir.
Tarihin bu gönül kahramanlarını kısaca hatırladıktan sonra "hayırlı bir bilgi"nin gereği olarak biz bu gün bu tarihi bilgileri nasıl okur, nasıl günceller, nasıl günümüze uygularız? gerçeği karşımıza çıkıyor. Çünkü bilgi insanlara bir fayda veriyorsa hayırlı bir bilgidir. Faydasız ilimden Allah'a sığınırız. İşte bu kısa tarihi gezintiden sonra günümüzdeki bir fütüvvet hareketine geçeceğim.
Böyle tarihi arka planı olan hatta göçmen kuşlar için dahi gönüllü kuruluşlar vakıflar kuran dedelerin torunlarından oluşan bu günkü toplumumuzda “gönüllülük” kavramına yönelik yeni bir farkındalık geliştirmek , gönüllü çalışmanın yaygınlaşmasını sağlamak, toplumsal kalkınmaya katkı sağlayacak insan kaynağı ihtiyacını güçlendirmek üzere hayata geçirilen “Toplum Kalkınmasında Gönül Elçileri Projesi”, 2 yıl sürecek olup toplam 5 aşamadan oluşmaktadır. Bunlar;
Koruyucu Aile
Kaliteli Yaşlanma ve Kuşaklar Arası Uyum
Engelli Hizmetlerine Erişim
Aile ve Yoksulluk
Kadın ve Güçlenme
Projenin ilk aşamasını Koruyucu Aile hizmetlerinin yaygınlaştırılmasıdır. Projede koruyucu aile için 6 aylık bir süre öngörülmektedir. Konya'da koruyucu aile talepleri konusunda 18 ailemiz sırada olup , 38 ailede ise 44 çocuğumuzun bakımı yapılmaktadır.
Kadınlar, Çocuklar , engelliler , yaşlılar , gaziler ve şehit aileleri , yoksullar , madde bağımlıları ve gönül elçilerinin yerel düzeyde öngördükleri gruplar la ilgi çalışmak isteyen tüm 'gönül erlerini' gönül elçisi olmaya çağırıyorum.
'Gönül elçisi' olmak isteyen Konya'da yaşayan vatandaşlarımız www.konyagonulelcileri.gov.tr adresine başvurup çalışmak istedikleri dezavantajlı grubu seçebilirler. Bu seçim sonucunda kendilerine dönülecek ve çalışmak istedikleri alanda kendilerine yardımcı olunacaktır.
Okuyucularıma gelin 'gönül elçimiz' olun. 'Bir gönülde siz koyun' davetimi yapıyor yazıma Mevlana Celalettin Rumi'nin sözüyle son veriyorum:
Allah kapısına binlerce altın torbası getirsen ,
Allah, 'bize getireceksen gönül getir' der.
Yüksek Sesle Konuşmak ve Kötü Kokmak Caiz mi?
Cevher mi, Cüruf mu, Köpük müyüz?
Yardım Değil Destek!
Hey Gidi Günler Hey!
Beni Seviyorsanız Resulümün (s.a.v.) Ahlakını Kuşanın! (3/31)
İki Ayetle İman ve Salih Amel
İçimizdeki Putlardan Ne Haber?
Bir Eğitimciden Tavsiyeler
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Vasatlıktan Çıkış Nasıl Olur?