DURMADAN YAZIYORUM VE YAZACAĞIM
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Ali Özek Hatıratında; II. Abdülhamit, M. K. Atatürk, M. A. Ersoy, H. B. Çantay, Ö. N. Bilmen, Y. Nuri Öztürk v.d.
KÜRESEL SİYONİST OLİGARŞİNİN KAÇINILMAZ TASVİYESİ YOLUNDA TÜRK DEVLETİ’NİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI AĞIRLIĞI
Sağlık turizmi katma değeri yüksek bir sektör haline geldi
KARA GECE
DARBELERİN GÖLGESİNDEN 15 TEMMUZ DİRİLİŞİNE
Taşkent’te Tarihi Toplantı : 1. Uluslararası İslam Medeniyeti Forumu
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
15 TEMMUZ İHANETİNİ, İŞGAL GİRİŞİMİNİ UNUTMAYACAĞIZ VE UNUTTURMAYACAĞIZ!
YARIŞ
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
7. yüzyılda Mekke/Medine'de Hz. Peygamberin temellerini attığı İslam Ümranı, 6 asır sonra 13. Yüzyılda zirveyi Doğu'da Anadolu Selçuklu Devleti'nde Konya ve Batı'da Endülüs'te Kurtuba'da yaşadı.
Konya ve Kurtuba dünyanın her tarafından değerli insanları kendisinde topluyor ve tüm zaman ve mekanlara ulaşacak değerler üretiyorlardı.
Bugün dahi maddi/manevi beşeriyetin ulaştığı bütün değerlerde Konya ve Kurtuba'nın izlerini açılıkla görebiliriz.
İbn Tufeyl'in İbni Sina'dan alıp geliştirdiği, ontolojinin üzerine oturduğu epistemiyolojinin 2 temel kaynağı olan Nazar(akıl) ve Müşahede(kalp) yönteminin harika bir şekilde harmanlandığı Hay bin Yakzan'a; Batı ancak 18. Asırda Daniel De Foe'nin Hay bin Yakzan'ın kötü bir takliti olarak koyduğu Robertsone Crouse ile cevap vermeye çalıştı.
Batı reform ve rönesansı İslam dünyasından tercüme ettiği 60 bin ciltlik İslam literatürü üzerinde kurdu.
Kurtuba'yı ihya ve inşa etmemiz zaman alacağından ve Kurtuba'nın yeniden inşası Konya'nın diriliş ve ihyasına bağlı olduğundan biz 35 yıldır yaşadığımız şehir Konya üzerinde duracağız.
Konya 13. Yüzyılda; Maturidi ve Hoca Ahmet Yesevi gibi zatların ehli beytten alıp yoğurdukları İslam anlayışını Belh'ten gelen Mevlana Celaleddin Rumi, Tebriz'den gelen Şems-i Tebriz'i, Tiflis'ten gelen Hubeyş et-Tiflîsî, Semerkant'tan Şemşeddin Semerkandi, Sührevend'den Ebû Hafs Ömer Sühreverdî, Şiraz'dan Kutbuddîn Şîrâzî, Musul'dan Esîrüddîn el-Ebherî, Azerbaycan'dan gelen Siraceddin Urmevi ve Ekmeleddin Nahçevani, Malatya'dan gelen Sadreddin Konevi ile; Endülüs birikimini ise Muhyiddin'i Arabi ile birleştirmişti.
Bu birikim, Anadolu Selçuklu Devleti'nin başkentini siyasi, bilim, kültür ve sanat açısından dünyanın zirvesine yerleştirmişti. Konya 6 asırlık İslam birikiminin meyvelerini toplamış ve Osmanlı ile zirveyi sabitlemiş ve Toynbee'nin ifadesiyle yok edilemeyecek ancak durdurulabilecek bir ümranın ilkeleri ve temelleri atılmıştı.
Selçuklu başkenti Konya'da en önemli unsur olan 24 ciddi Medrese ile yapılan eğitim tamamen gönüllülüğe dayalı vakıf kültürü ve desteğiyle yapılıyordu. Bugün de modern dünyada da en iyi eğitim kurumları tamamen siyasetten bağımsız vakıf sistemiyle işliyor.
Selçuklu'nun başkenti Konya; Mekke'de dar-ul erkam, Medine'de ashab-ı suffe'den, Bağdat'ta beyt-ül hikmelerden, Kahire'de el-Ezher'den, Dımaşk'tan, Merv'den, Kayrevan'dan, Buhara'dan, Taşkent'ten, Çimkent'ten, Tirmiz'den, Serahs'tan, Keş'ten, Harizm'den, Nesf'den, Andican'dan, Farab'tan, Merağa'dan, Cend'den, Kurtuba, Toledo, İşbiliye, Gırnata, Maleka ve Nizamiyelerden aldığı tecrübeyi yoğurmuş ve hayat macunu haline getirip insanlığın dikkatine sunmuştu. Zira İslam dünyası 13. Yüzyılda ve diğer yüzyıllarda farklı siyasi devletlere sahip olsa da ilim, ümran ve sanat açısından tek bir ümmet gibi alışveriş içerisinde olmuştur.
İbn Haldun'un "ilim senedinin ittisali ümranın şartıdır” sözü fiilen yaşanmış, Hz. Peygamberin tamamladığı ümranın kodları zihin ve gönüller üzerinden asırlar arası taşınmıştır.
Eğitimde; Vakfın gelirleriyle harcamalar yapılıyor, mekanın teşekkülü tesis ediliyor, barınan öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılanıyor ve ders veren hocaların maaşları ödeniyordu.
Selçuklu medreselerinin nadide örnekleri; Konya'yı besleyecek şekilde teessüs etmiş, Erzurum, Amasya, Kayseri, Sivas, Tokat, Nevşehir, Aksaray, Afyonkarahisar ve Isparta'da da benzer örnekleri vardı.
Peki bugün Konya 13. Yüzyılda ulaştığı zirveyi görebilir mi?
Ben çok kısa sürede bu mirası yeniden ayağa kaldırıp dünyanın zirve şehri olacağımıza inanıyorum Bunun için önerilerimi sıralamak istiyorum:
Ali Özek Hatıratında; II. Abdülhamit, M. K. Atatürk, M. A. Ersoy, H. B. Çantay, Ö. N. Bilmen, Y. Nuri Öztürk v.d.
Top Çevirirken; Şeytanın İnananlara Sağ Taraftan Attığı Goller
Yüksek Sesle Konuşmak ve Kötü Kokmak Caiz mi?
Cevher mi, Cüruf mu, Köpük müyüz?
Yardım Değil Destek!
Hey Gidi Günler Hey!
Beni Seviyorsanız Resulümün (s.a.v.) Ahlakını Kuşanın! (3/31)
İki Ayetle İman ve Salih Amel
İçimizdeki Putlardan Ne Haber?
Bir Eğitimciden Tavsiyeler