Uluslararası Rezerv Düzeni Yeniden Şekilleniyor
KANAYAN YARAMIZ URUMÇİ
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AK Partililer de AKP’liler de Yanlış Yapıyor- 2
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
Özbekistan’da Müstakilliğin/Bağımsızlığın 35. Yılı Münasebetiyle Etkinlikler Yapılıyor: “Tek Vatan, Tek Halk”
İSLÂM İLE İNSAN ARASINDAKİ BÜTÜN ENGELLERİ KALDIRMAK İÇİN ÇALIŞMALIYIZ
KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI
ÇÖKEN BATI GÜVENLİK MİMARİSİNDEN KÜRESEL GÜVENLİK MİMARİSİNE GİDEN YOLUN KÖPRÜ BAŞI TÜRKİYE...
HADSİZLİK
MİZAHIN MİZANI
FASÜLYE Mİ NOHUT MU???
Yüksek Sesle Konuşmak ve Kötü Kokmak Caiz mi?
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Mevlana’nın Mesnevi’sin de anlatılan Aslan’la , Kurt ve Tilki’nin av paylaşımı çok dersler verir.
Önemine binaen hikayeyi kısaca anlatalım:
Aslan, kurt ve tilki av için dağa çıktılar.
Yardımlaşma için birbirlerinden söz aldılar.
O ki her avı rahatlıkla avlayabilen aslan idi.
Bu ortaklık pek zoruna gitti.
Cömertliğinin gereği sabretti.
Aslan dedi ki “Ey kurt yaklaş buraya,
Başla vekilim olarak avı paylaştırmaya.”
Kurt dedi ki
“Şahım yaban sığırı senin payındır.
İri gövdene, iri sığır hakkındır.
Orta gövdeli bana da, orta gövdeli keçi uyar.
Ey tilki senin payına da tavşan var.”
Aslan dedi ki “Ey kurt sen ne dedin?
Ben buradayken sen ve ben diye ikilik ettin? ”
Huzurumda kendini var gördün.
Benlik haline büründün.
Benim huzurumda fani olmadığın için,
Boynunu vurmak lazım geldi senin.
Aslan kurdun aklını başından aldı.
Pençesiyle derisini başından sıyırdı.
Sıra geldi tilkiye.
Tilki baktı kurdun haline.
Dedi ki ”Ey şahım ne ola ki benim payım.
Bu sığır kuşluk yemeğin.
Bu keçi de öğle yemeğin için.
Bu tavşan da akşam yemeğin için.”
Aslan dedi ki,
“Ey ulu kişi! Bu pay edişi nerden öğrendin.”
Tavşan,
“Ey şahım! Onu öğrendim kurdun halinden.
İbret aldım, kurdun halinden ben”
Hz. Adem’den son insana kadar geçerli olan dünya düzeninde kazanmak ve kaybetmenin kuralı, yöntemi, sistemi aynı, hiç değişmiyor.
Samimi olmak,çalışmak ve işin geriye kalan kısmını kainatın ve dünyanın sahibinin yetkisine bırakmak.
Samimi-içten çalışmak ve neticeye tevekkül etmek yani.
Bedir savaşını asıl kazananı; 350 sahabenin ve Peygamberimizin bu samimiyet ve çabasına kıymet veren kainat sahibinin gönderdiği 3000 melekti.
Ayetiyle bunu Rabbimiz herkese açıkça deklare etti.
‘’Siz, Bedir’de o kâfirleri kendi kuvvetinizle öldürmediniz. Lâkin Allah size yardım etmekle onları öldürdü. Ey Rasûlüm, düşmanların gözlerine bir avuç toprak attığın zaman da sen atmadın, ancak Allah attı; ve bunu, güzel bir ganimet ve zafer tecrübesi vermek için (yaptı) Muhakkak ki Allah, (söylenenleri) işiten, (her şeyi) bilendir.’’ Enfal,8/17
Bedir Savaşını bu samimiyetle kazanan sahabeler Uhud’ta özellikle okçular Peygamberimizce uyarıldıkları halde görev yerlerini ganimet arzusuyla terk etmeleri mağlubiyeti getirdi.
Bediüzzaman Said Nursi de ‘İman Tevhidi , Tevhid teslimi, teslim Tevekkülü, Tevekkül saadeti dareyni iktiza eder’ cümlesiyle konuya işaret eder.
Kainatın bu değişmez kuralını binlerce olayda gördük.
Çalışkan ve samimi olanların kazanmasını Kainata Sünnetullah olarak Rabbimiz yerleştirmiş.
Kainatın sahibi şifreleri doğru girene kapıları sonuna kadar açıyor.
Bu her işte böyle
‘’İnsana çalıştığından başkası yoktur.’’Necm,53/39
Ve çalışıp kazanıp gurur ve kibire bürünenin ise karizmasını derhal çekiyor.
Bu en masum bildiğimiz İslami hizmetlerde de böyle.
Çok hızla şöhreti yakalayan,okuyucu ve dinleyicileri hızla milyonlara ulaşan hocalar görüyoruz.
Eğer tevazu ve alçak gönüllükle yollarına devam ederlerse Rabbim güçlerine güç katıyor.
Gurur ve kibire bürünürlerse Kainatın sahibi edepsizliklerinin ve had bilmezliklerinin cezası olarak uçurumdan yuvarlıyor ve esameleri okunmuyor.
Hepimiz; doğru yöne döndüğümüz ve temiz tuttuğumuz oranda Rabbimizin isimlerini yansıttığımız ayinelerden ibaretiz sadece.Ne eksik ne fazla.
Rolümüzü,haddimizi,sınırımızı,konumumuzu,misyon ve vizyonumuzu iyi bilelim.
İyi bilelim ki Aslan’nın pençesini yemeyelim.
Zira Aslan çok sabırlı.
Ama pençeyi vurdu mu çoğu zaman geriye dönüş olmuyor.
Lütfen dikkat !!!
Yüksek Sesle Konuşmak ve Kötü Kokmak Caiz mi?
Cevher mi, Cüruf mu, Köpük müyüz?
Yardım Değil Destek!
Hey Gidi Günler Hey!
Beni Seviyorsanız Resulümün (s.a.v.) Ahlakını Kuşanın! (3/31)
İki Ayetle İman ve Salih Amel
İçimizdeki Putlardan Ne Haber?
Bir Eğitimciden Tavsiyeler
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Vasatlıktan Çıkış Nasıl Olur?