Bu adam ya çok zeki… ya da zır deli
İNSANLARI ŞİRKTEN KURTARAN DİN, MÜSLÜMANI ŞİRKLE SUÇLAYAN ZİHNİYET NEREDEN NEREYE GELDİK
Kripto Altınlar Güvenli mi?
PKK/YPG/SDG ÇÖP OLDU
İRFAN SOFRASINDA BULUŞMAK
Sanat linç içindir
DOĞRULUK KİŞİYİ İYİLİĞE, İYİLİKTE CENNETE GÖTÜRÜR
Eleştirmiyorum Gördüğüm Ürünü Anlatıyorum
Eyüpspor rüyasında görse inanmazdı
YOLUN SONU
“Kalite” Anlaşılmak İçin “Zaman ve Sabra” İhtiyaç Duyar
Ankara’nın Konya Gibi Bir Modele İhtiyacı Var
İNSANOĞLUNUN EN BÜYÜK İMTİHANI, YAPAY ZEKÂ
BİRBİRİNE BENZER İKİ FARKLI ÜLKE: TÜRKİYE VE İRAN
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
AHLAK VE VİCDANIN SESİ MISIRLI YAZAR MUSTAFA LUTFİ EL-MENFALUTİ
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
SAĞLIK BAKANINA MEKTUP
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Samsunspor ders verdi, Konyaspor izledi…
Samanoğulları Devleti'nin başkanı ehil bir danışmanını itikatta imamımız Ebu Mansur Maturidi (v.944)'ye bir konu hakkında fikrini almak üzere göndermişti.
Danışman Semerkant'a geldi ve imamın nerede olduğunu araştırdı.
Komşuları mevsim yaz olduğu için O'nun bağında çalıştığını ifade ettiler.
Tarif edilen bağa giden görevli danışman İmam Maturidi'ye yaklaştı selam verdi ve edep gereği şu cümleyi kurdu:
--Mevlana'mız siz misiniz?
Mevlana çok büyük zatlar için yaygın olarak kullanılan bir saygı ifadesiydi.
İmam Maturidi cevap verdi:
--Bizim tek bir Mevla'mız vardır; o da Allah'tır.
Bu cevap üzerine danışman saygıda kusur etmemek için ikinci sorusunu sordu:
--Hoca efendi siz misiniz?
İmam Maturidi bu soruya şöyle karşılık verdi:
--Bizim tek bir hocamız vardır; o da Hz. Muhammed (s.a.v.)'dir.
Danışman için protokol kuralları sona ermişti, resmiyet bitmişti. Mecburen üçüncü samimiyet içeren soruya geçti:
--Ebu Mansur siz misiniz?
İmam Maturidi'nin bu soru hoşuna gitmişti; keyifle cevapladı:
--Evet! Ebu Mansur bu yaşlı, fakirdir.
Aslında İmam Maturidi bu kısa konuşmada bile itikatta ne kadar etkin, derin ve konuyu özümsemiş ve bizzat kendi üzerinde yaşadığını ortaya koymuştu.
Ebu Mansur Maturidi kaleme aldığı "Kitab'ut-Tevhid” ve "Tevilat'ül-Kur'an” kitaplarıyla Emevilerin tazyikiyle kuzeye gelen ehli beyt'ten aldığı eğitimle; önceki inanç ve kültürüne çok uygun bulduğu için hızla İslam'ın kabul eden Türk Milleti'nin asırları aşan sağlam çizgisi "Hanefi-Maturidi-Yesevi” ekolünün oluşumuna büyük katkı vermiştir.
Ebu Mansur Maturidi yukarıda kısaca verdiğimiz konuşma ile;
Mümin/Müslüman için tek Mevla'nın aşkın varlığımız Rabbimiz Allah'a;
Mümin/Müslüman için tek Hoca Efendi Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)'e;
Sonrasında ise bu iki sağlam kaynağa dayanarak her Mümin/Müslüman'ın üzerine "farz- ayn” olan ilmi tahsil etmek, sonra o ilmi amele dönüştürmek, ameli sadece Allah rızası için ihlasla yapmak zorunluluğu olduğunu ortaya koymuştur.
İslam'da "din insanları sınıfı yoktur/la ruhbaniyete fi'l-İslam”.
Aslında Hristiyanlık ve Yahudilik'te de yoktu, kendileri uydurdular. (Hadid/57/27)
O halde her Mümin/Müslüman;
Tek Mevla'sı olarak Allah'ı,
Tek Hoca Efendi'si olarak Hz. Muhammed'i bilerek diğer okuduğu her kitabı ve dinlediği her kişiyi bu iki mihengi öğrenerek ve o ikisine vurarak değerlendirmeli; Kur'an ve sahih sünnete uyanları almalı, uymayanları reddedecek bir birikime sahip olmalıdır.
Sultan Mehmet (1432-1481)'i "Fatih” yapan sürekli cönkünde/çantasında yanında taşıdığı dört kitaptan biri olan "Miftah'ul-Gayb” kitabının müellifi İslam Ümranı'nın zirve dönemi, Altın Çağı olan 13. Yüzyılda yaşayan doğu ve batıyı birleştirmiş büyük allame Sadreddin-i Konevi (1209-1274)'nin konuyu destekleyen cümlesi ile bitirelim:
"Delilini Kur'an ve Sahih Hadis'ten almayan bir bilgi seni marifete götürmez.”
“Kalite” Anlaşılmak İçin “Zaman ve Sabra” İhtiyaç Duyar
Hangi Hazine Daha Değerli: Yeraltı mı, Yer Üstü mü?
Yol Arkadaşlığında “Hızır Ölçüsü”
“Canlı Yayında Konuşur Gibi” Konuşabilmek
Meşruiyetin Olmazsa Olmaz 3’lüsü
Dinle Neyden/Gönülden
Okyanus mu, Kuyu mu?
Acı mı, Tatlı mı?
Kötü Koku Kimden Geliyor?
Evde Oturan ERKEN Ölür!