Uluslararası Rezerv Düzeni Yeniden Şekilleniyor
KANAYAN YARAMIZ URUMÇİ
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AK Partililer de AKP’liler de Yanlış Yapıyor- 2
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
Özbekistan’da Müstakilliğin/Bağımsızlığın 35. Yılı Münasebetiyle Etkinlikler Yapılıyor: “Tek Vatan, Tek Halk”
İSLÂM İLE İNSAN ARASINDAKİ BÜTÜN ENGELLERİ KALDIRMAK İÇİN ÇALIŞMALIYIZ
KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI
ÇÖKEN BATI GÜVENLİK MİMARİSİNDEN KÜRESEL GÜVENLİK MİMARİSİNE GİDEN YOLUN KÖPRÜ BAŞI TÜRKİYE...
HADSİZLİK
MİZAHIN MİZANI
FASÜLYE Mİ NOHUT MU???
Yüksek Sesle Konuşmak ve Kötü Kokmak Caiz mi?
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
"Oku!” denildi insana ilk önce, hem de iki kez "oku!”
"Yaz” denildi üçüncüsünde kaleme yemin edilerek…
Kâinatı oku, kendini oku ve yazarak okumanı gözden geçir.
Okuduğunu yaz, yazdığını yaşa, yeniden oku, yeniden yaz.
Bu serüvende ihtiyaç olursa da; arada zorunda kalırsan konuş!
Okumak üretimdir, yazmak üreticiliktir, yaşamak üretimdir, konuşmak tüketim.
İnsan bir bal arısı gibi; kâinattan, insanlardan ve kitaplardan derlediği nektarları bal yapmak için kovanına sık sık çekilmeli.
İnsanın nektar için kâinat, insanlar ve kitaplardan derlemek için ayırdığı vakit %49'u geçmemeli.
Başka bir ifade ile toplanan nektarlardan bal yapabilmek için en az %51 vaktini kovanında, kendi iç dünyasında geçirmelidir.
"İlim ilim bilmektir,
İlim kendin bilmektir.
Sen kendini bilmezsen,
Bu nice okumaktır.”
Sözleriyle Yunus Emre bu sırra işaret etmektedir.
Günümüzde bazı insanlar ağzı ishal olmuşçasına konuşuyor.
Dağarcıkta bir şey olmayınca kişiliğinden, şerefinden, namusundan, haysiyetinden, vakarından, saygınlığından kısaca; insanı insan yapan değerlerden harcayarak konuşuyor.
Çok konuşan okuyamaz!
Okuyan çok konuşamaz!
Çok konuşan yazamaz!
Yazan çok konuşamaz!
Çok konuşan düşünemez!
Düşünen çok konuşamaz!
"Ya hayır konuş ya sus!” en çok hatırlamamız geren İslam'ın emri.
Yüce Allah insanın hangi sınırlarda okuyup, yazıp konuşabileceğini şöyle anlatıyor.
"Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme! Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan (o peşine düştüğün şeyden) sorumlu tutulacaktır.” İsra, 17/36.
Eğitimde, siyasette, ticarette, sporda, kısaca hayatın her alanında çok konuşanlar değil, çok okuyan, yazan ve yaşayanlar başarılı oluyorlar…
Afrika'daki eşi Taranta-Babu'ya mektup yazan biri çok konuşan, durmadan konuşan Mussolini'yi bakın nasıl anlatmış;
"Mussolini çok konuşuyor Taranta-Babu!
Tek başına yapayalnız
karanlıklara
bırakılmış bir çocuk gibi
bağıra bağıra
kendi sesiyle uyanarak,
korkuyla tutuşup
korkuyla yanarak
durup dinlenmeden konuşuyor.
Mussolini çok konuşuyor Taranta-Babu!
çok korktuğu için
çok konuşuyor!”
O halde iki okumadan, bir yazmadan üç düşünmeden konuşmayacağız.
Konuşursak! Değerlerimizi harcar, kendimizi harcar, mahvoluruz.
Hz. Peygamber bu tehlikeye şu sözüyle dikkat çekti:
"Senin en zararlı düşmanların iki dudağın arasındaki dilin ve iki bacağın arasındaki şehvetindir.”
Yüksek Sesle Konuşmak ve Kötü Kokmak Caiz mi?
Cevher mi, Cüruf mu, Köpük müyüz?
Yardım Değil Destek!
Hey Gidi Günler Hey!
Beni Seviyorsanız Resulümün (s.a.v.) Ahlakını Kuşanın! (3/31)
İki Ayetle İman ve Salih Amel
İçimizdeki Putlardan Ne Haber?
Bir Eğitimciden Tavsiyeler
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Vasatlıktan Çıkış Nasıl Olur?