Konyaspor bina okur döner döner bir daha okur!
Özbekistan’da 14 Şubat ve Babürlülerin Kurucusu Zahîrüddîn Muhammed Doğum Günü
Sanal Kumar Ekonomi ve Gençliğimiz İçin Beka Meselesidir
GÜNAH ADASININ ARKASINDA YATAN GERÇEKLER
MOTOSİKLET KAZASI!
YENİ DÜNYA DÜZENİNDE GÜÇLÜ OLMAYA MECBURUZ.
Yusuf Tekin istifa mı etsin?
AKLINI VE ALNINI TERLETENLER
Suriye çadır kent sorunu
CHP’nin Eksiye Yürüyüşü
MİHALGAZİ BELEDİYE BAŞKANI ZEYNEP GÜNEŞ AKGÜN YALNIZ DEĞİLDİR.
ANNECİĞİM
ŞEMSİYENİ AÇ
Galibiyet Yine Yok ama Çok Yakın
Deprem Fırsat mı, Tehdit mi?
BİREYSELCİLİKTEN MEALCİLİĞE
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
'İslam garip başladı. Garip devam edecek. Ne mutlu o gariplere…' demişti garip Peygamber. Garip , miskin , yetim ve garipleri iyi anlaması onlarla hemhal olması , empati kurması için Yüce Yaratıcı onlar gibi bir hayat sürmesini irade etti.
Medine'de devletini kurup devlet başkanı olarak görev yaparken odasına bir bedevi girdi. Bedevi heyecan ve korkuyla karışık titriyordu. Peygamber bu hali görünce Bedeviye :'Rahat ol , sakin ol. Ben de senin gibi kurutulmuş et yiyen kadının oğluyum' dedi. Kurutulmuş et yemek sadece garibanlara has bir davranıştı o zamanda.
Şimdi bırakın devlet başkanı olmaya küçük bir masa sahibi olan her Müslüman kendini bu konuda sorgulamalıdır. Hz. Adem'le başlayan imtihan dünyasında nimeti şükürle karşılamak , musibeti sabırla karşılamaktan her zaman daha zor olmuştur.
Hz. Mevlana 25.000 beyitlik Mesnevi'sinin ilk 18 beytinde ney metaforu üzerinde Adem babamız ve Havva annemizle başlayan ana vatan cennetten ayrılışı , dolayısıyla dünyadaki gurbetimizi ve garipliğimizi anlatıyor.
Bu sebeple her biri ayrı bir imtihan başlığı olan nimetlerin (mal , makam , şan , şöhret v.b.) Müslümanlara doğru aktığı bir zamanda her bir Müslüman kendini yeniden gözden geçirmeli , hesaba çekmeli , esas duruşunu kontrol etmelidir. Bu noktada 'mümin müminin aynasıdır' kaidesince birbirimize ayna olma vazifesini yerine getirmeliyiz.
Garibanlığı ömrü boyu üzerinde iftiharla ve hakkıyla taşıyan Hz. Ebu Zer'den bir rivayetle bu konuyu tamamlayalım.
Hz. Ebu Zer , dostum bana yedi şey tavsiye etti:
1.Fakirleri sevip aralarına karışmayı,
2.Dünya için benden daha zengine değil , daha fakir olana bakmayı,
3.Hiç kimseden bir şey istememeyi ,
4.Beni arayıp sormasalar bile hısım akrabayı gözetmeyi,
5.Acı da olsa daima hakkı gözetmeyi,
6.Allah yolunda hiçbir tenkitçinin kınamasından korkmamayı,
7.Arşın altındaki hazinelerden şu kelimeleri sık sık tekrar etmeyi :'La havle kuvvete illa billah'
Deprem Fırsat mı, Tehdit mi?
Yürüyün, Durmayın! Durursanız Sırat’tan Düşersiniz.
Şehvet-i Kelam ve Kalem İçin Susturucu: Kabak
“Kalite” Anlaşılmak İçin “Zaman ve Sabra” İhtiyaç Duyar
Hangi Hazine Daha Değerli: Yeraltı mı, Yer Üstü mü?
Yol Arkadaşlığında “Hızır Ölçüsü”
“Canlı Yayında Konuşur Gibi” Konuşabilmek
Meşruiyetin Olmazsa Olmaz 3’lüsü
Dinle Neyden/Gönülden
Mevlana, Hoca Efendi ve Diğerleri…