Kalbe Misafir Olmayı Bilmek
Adil Bir Emeklilik Sistemi İçin Zaman Daralıyor
BİZE KURÂN YETER SÖYLEMİ AYET VE HADİSLER IŞIĞINDA MEALCİLİĞİN ÇIKMAZI
ARINMA ZAMANI
Konya’dan bir Erdoğan geçti
Altın Yumurtlayan Tavuğu Kesmek
Galibiyet Yok Ümitler de Bitti
Konyaspor bina okur döner döner bir daha okur!
Özbekistan’da 14 Şubat ve Babürlülerin Kurucusu Zahîrüddîn Muhammed Doğum Günü
GÜNAH ADASININ ARKASINDA YATAN GERÇEKLER
MOTOSİKLET KAZASI!
YENİ DÜNYA DÜZENİNDE GÜÇLÜ OLMAYA MECBURUZ.
Yusuf Tekin istifa mı etsin?
Suriye çadır kent sorunu
MİHALGAZİ BELEDİYE BAŞKANI ZEYNEP GÜNEŞ AKGÜN YALNIZ DEĞİLDİR.
ANNECİĞİM
ŞEMSİYENİ AÇ
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Küçüklüğümde Trt de bir yarışma vardı.
Ortada bir su havuzu, havuzun içerisinde taş şekli verilmiş, üzerinde fazla durduğunuzda suya batan ya da bastığınızda şekli değişerek dengenizi bozan taş şeklinde boyanmış lastik dubalar vardı.
Yarışmacı o dubalara hızlı ve dengeli basarak suyun karşısına geçmeye çalışırdı.
Karşıya geçemediğinde ise suya düşer, ıslanır ve yarışmayı kaybederdi.
Yarışmada üç şey önemliydi.
Konsantrasyon, strateji ve seri hareket etmek.
Hedefiniz olan karşı kıyıya konsantre olacaksınız, dubalara uygun şekilde basacaksınız ve üzerinde asla uzun süre kalmayacaksınız.
Yoksa suya düşersiniz.
Ben insanın elestü bezminden ahirete geçerken uğradığı imtihan salonu dünyayı bu yarışmaya benzetirim.
İmtihan olunduğumuz her şey o su üzerinde duran lastik dubalara benziyor.
Hedefiniz ve konsantrasyonunuz yani; asıl hedefiniz cennete ulaşmak değilse;
O dubalara uygun şekilde basmayı bilmiyorsanız;
Ve o dubaların üzerinden seri geçmek yerine oyalanıyorsanız;
Sırattan geçemiyor, o yarışmada suya bu yolculukta ateşe, cehenneme düşüyorsunuz.
Kur'an-ı Kerim ve Sahih hadislerde dünyanın bu mahiyetine işaret eden binlerce hatırlatma ve ikaz var.
Dünya hayatı başka açıdan bakıldığında ise bisiklet sürmek gibidir.
Bisiklet sürmede de iki temel ilke vardır:
1. Tekere (dünyaya) değil ileriye, hedefe (ahirete/cennete) bakacaksınız.
2. Pedal çevirmeyi asla bırakmayacaksınız, durmayacaksınız.
Her gün etrafımızdan birilerine "kalemi bırak, senin süren doldu” denilen bir hayat içerisinde imtihan olunduğumuz geçici, kararsız, istikrarsız, su içerinde dalgalanan dubalara bel bağlamak, onlara fazlaca değer vermek, üzerinde oyalanmak bizi sırattan düşürür.
Akıllı insan; dünyanın şaşasının gözlerini kamaştırmasına müsaade etmez, dozunda ve kararında istifade ederek yoluna devam eder.
Her muhatap olduğu nimetin cennetin basit bir numunesi olduğunu hamd ve şükürle ondan dozunda, kararında istifade ettiğinde baki olarak yerleştirileceği cennette onların en mükemmelinin verileceği şuuruyla hareket eder.
Altın Yumurtlayan Tavuğu Kesmek
Deprem Fırsat mı, Tehdit mi?
Şehvet-i Kelam ve Kalem İçin Susturucu: Kabak
“Kalite” Anlaşılmak İçin “Zaman ve Sabra” İhtiyaç Duyar
Hangi Hazine Daha Değerli: Yeraltı mı, Yer Üstü mü?
Yol Arkadaşlığında “Hızır Ölçüsü”
“Canlı Yayında Konuşur Gibi” Konuşabilmek
Meşruiyetin Olmazsa Olmaz 3’lüsü
Dinle Neyden/Gönülden
Mevlana, Hoca Efendi ve Diğerleri…