Emeklinin umudu Erdoğan
ÜÇ AYLAR, KANDİLLER VE ÜMMETİN HAFIZASINA YÖNELİK ZEHİRLİ SALDIRILAR
YIKILIŞINIZ YAKIN BE HEY ZALİMLER!
İş yapmayana oy vermek
Özel Sektörle Kamu Sektörü Arasındaki Ücret dengesizliği Ekonomik Büyümeyi Tehdit Ediyor
KAYGI
DÜNYA DÜZENİNİN ÇİVİSİ ÇIKTI.
HELÂL RIZIK PEŞİNDE KOŞUP HARAMLARDAN KAÇINMALI
ÜLLİMİNATİ VE MÜZİK PİYASASI
ABÂD OLMAZ
Yol Arkadaşlığında “Hızır Ölçüsü”
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
Veeeee nihayet! Güzel futbol güzel sonuç…
Bahanesiz Maçtan Hüsran Çıktı
AHLAK VE VİCDANIN SESİ MISIRLI YAZAR MUSTAFA LUTFİ EL-MENFALUTİ
CUMHURİYET OLMASA BİZ OLMAZ MIYDIK?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
SAĞLIK BAKANINA MEKTUP
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Samsunspor ders verdi, Konyaspor izledi…
Milletin ekmeği ile oynamayın! Konya’da ekmek neden zamlandı?
Alemlerin Rabni Allah cc hu ya hamd olsun.Yine bir Rahmet mevsimi üç aylar geldi.Receb'in coşkusu düştü gönüllere.Şaban'ın müjdesi çöktü kalplere.Ramazan'ın gölgesi ufukta belirdi.Ümmet, fıtratına uygun bir şekilde rahmete yönelirken, kalpler yumuşarken, eller semaya kalkarken, diller istiğfarla ıslanırken.Her yıl olduğu gibi yine aynı hurafe üreten sesler sahne aldı.Her sene hep aynı kişi ve hurafeci,oryantalist proflar.Aynı yüzler.Aynı unvanlar.Aynı cümleler.Sanki bir yerden düğmeye basılmış gibi, ezberlenmiş bir senaryo tekrar oynatılıyor.
Üç aylar yok.Mubarek geceler bid'attir.Mübarek gece diye bir şey yok.Bu cümleler masum değildir.Bu sözler ilmî bir tartışma değildir.Bu ifadeler tespit değil, tahriptir.Çünkü bu cümleler ümmetin manevî hafızasını, toplumun ortak ibadet refleksini ve nesiller arası iman aktarımını hedef alıyor.
Burada durup açık ve net sormak zorundayız,Bu sözler kime hizmet ediyor?
– Camiye mi? Hayır.
– Namaza mı? Hayır.
– Tövbe eden kalplere mi? Hayır.
– Gencin secdeyle buluşmasına mı? Hayır.
Aksine ne yapıyor?
– İbadeti törpülüyor.
– Manevî heyecanı söndürüyor.
– Gerek yok cümlesini normalleştiriyor.
– Dini hayattan ibadetin ruhunu çekip alıyor.
İlim,ibadet,zikir,şükür,tövbe kalbi diriltir.Bu sözler ise kalbi kurutuyor.İlim insanı Hakk'a yaklaştırır.Bu dil, insanı ibadetten uzaklaştırıyor.Öyleyse burada açık konuşmak şarttır.Bu, ilim dili değildir.Bu, manevî sabotaj dilidir.İlim, Allah'ın isimlerindendir.İlim, Peygamber mirasıdır.İlim, insanı edebe, huşûya ve sorumluluğa götürür.Ama bugün bazı ağızlardan dökülen bu sözler:
– Küfrü besliyor.
– Kibri besliyor.
– Halkı küçümsüyor.
– İbadeti hafife alıyor.
Bu, ilme yapılmış en büyük ihanettir.Çünkü ilim ibadeti azaltmaz, artırır.İlim insanı secdeden kaldırmaz, secdeyi derinleştirir.Resûlullah ﷺ buyurur:Allah'ın günlerinde rahmet esintileri vardır,o esintilere kendinizi arz edin.(Taberânî)
Bu hadis, İslam'ın ruhunu anlatır.Allah Teâlâ her zaman Rahmân'dır, Rahîm'dir. Ancak kul için bazı zamanlar vardır ki,kalp daha kolay yumuşar, günah daha ağır hissedilir, tövbe daha samimi olur.İşte üç aylar.İşte kandiller.İşte mübarek geceler.Bunlar rahmetin arttığı zamanlar ve rahmete yönelişin kolaylaştığı zamanlardır.Bunu inkâr edenler rahmete açılan kapıyı kapatmaktadır.
Bu hakikati eğip bükmeye gerek yok.
– Üç aylar vardır.
– Kandiller vardır.
– Regaib vardır.
– Miraç vardır.
– Berat vardır.
– Mevlid vardır.
Bunlar sadece birer özel gece değil, ümmetin ortak hafızasıdır.Bir şeyi yok saymak için yalnızca metin yetmez,hafızayı da silmeniz gerekir. Ama başaramazsınız.Çünkü bu hafıza sadece kitaplarda, sadece makalelerde, sadece akademik kürsülerde değil,secdede yaşayan bir hafızadır.Bu topraklar Kur'an,Sünnet,güzel ahlak,adab ve kandillerle yoğruldu, mevlidlerle ayağa kalktı, üç aylarla dirildi.Bir Anadolu köyünde kandil akşamını hatırlayın,Anneler çocuklarını erkenden yıkar.Evlerde helvalar kavrulur.Camiler dolup taşar.Bir ihtiyar gözyaşıyla dua eder.Bir çocuk ilk defa camiyle tanışır.Bir genç belki ilk defa secde eder.Bir günahkâr belki ilk defa tövbe eder.Şimdi soruyorum.Bu sahne İslam'a aykırı mı?Yoksa asıl aykırı olan, bu sahneyi küçümseyen kibirli küfür kokan diller midir?
Bugün bu saldırılar çoğu zaman sözüm ona bilimsel, akademik,objektif kılıkla geliyor.Ama dikkat edin.Bu dil asla Dini gerçeklerden yana değildir.Bu dil halkın ibadetini küçümser, dindarlığı küçük görür, gözyaşını duygusallık diye aşağılar.Bu, oryantalist bir bakıştır.Dili Müslüman, zihni müsteşriktir.
Bu tartışma Regaib gecesi var mı yok mu, Miraç hangi gece, Berat ne zaman meselesi değildir.Bu tartışma şudur:Ümmet ibadete teşvik edilecek mi,yoksa ibadetten soğutulacak mı?Kandili küçümseyen, üç ayları yok sayan, mübarek geceleri hafife alan her dil, seni ibadetten koparmak,seni gerek yok çizgisine çekmek ve seni ruhsuz bir dindarlığa alıştırmaktır. Sahabe-i Kirâm'ın yolu açıktı:
– Hayra kapı açmak.
– İbadeti teşvik etmek.
– Rahmete yönlendirmek.
Onlar hiçbir zaman az yapıyorsun, o hâlde hiç yapma demedi.Aksine dediler ki,az da olsa devamlı olan hayır, çoktur.Bir gecede tövbe eden bir insan milyon makaleden daha kıymetlidir.Bir kandil gecesinde secdeye kapanan bir genç yüzbin akademik tartışmadan daha değerlidir.Çünkü o secde hayat kurtarır.Bu saldırıların asıl hedefi bizi bir ve beraber yapan,topluca yapılan ibadet, ortak manevî iklim ve nesiller arası iman aktarımıdır.Çünkü bir toplum birlikte dua ederse, birlikte secde ederse, birlikte tövbe ederse, seküler hayat zayıflar,oryantalistler yaşam alanlarını yitirir,yok olur giderler, nefis geriler, iman güçlenir. Oryantalist kafalar, bunu istemiyorlar.
Bize ne deme.Herkesin fikri diyerek hakikati yanlız bırakma.Hakikate sarıl.Bu mesele bireysel bir tercih değil, ümmetin ruh meselesidir.Kim bu ruhu zayıflatıyorsa, kim bu hafızayı siliyorsa, kim bu heyecanı küçümsüyorsa, bilerek ya da bilmeyerek ümmete zarar veriyordur.
Ey oryantalistler,Siz ekranlardan konuşsanız da, makaleler yazsanız da, ilim kisvesiyle fitne,fücur,bidat,hurafe soğukluk üretseniz de;Minareler yine kandil kandil yanacak.Camiler yine dolacak.Üç aylar yine rahmet getirecek.Çünkü bu millet imanını müsteşrik dillerden değil, Kur'an ve Sünnet'ten, Sahabe-i Kirâm'dan, İslam âlimlerinden, secde eden ninelerden ve dedelerden, dua eden annelerden ve babalardan öğrendi.
Kandiller bizimdir.
Üç aylar bizimdir.
Bu dava bizimdir.
Ve kim ne derse desin:
Bu kandiller sönmeyecek.
Bu rahmet iklimi dağılmayacak.
Bu ümmet hafızasını teslim etmeyecek.
Bu ümmet Dinine,Diyanetine,Kuran ve Sünnete sahip çıkacak.
NOEL BİZİM NEYİMİZ OLUR? YILBAŞI BİZİM NEYİMİZE?
BU NAMAZLA ALAY EDEN NESİL Mİ, SESSİZ KALAN TOPLUM MU? BU ÜLKEDE BAŞKA DİNLERLE ALAY EDENİ GÖRDÜNÜZ MÜ?
REĞÂİB GECESİ BİR GECE DEĞİL BİR YÖN TAYİNİ
SOKAKLARIMIZ YABANCI, TABELALARIMIZ SUSKUN, KULAKLARIMIZ ESİR
Hazreti Pîr Mevlânâ’nın Şeb-i Arûsu, Bizim de Şeb-i Arûsumuz Olsun
Hz.Şems-i Tebrizi,Hz. Mevlânâ sema ve Biz
ŞEMS ve MEVLÂNÂ’NIN KARŞILAŞMASI
O Geliyor Konya’nın Kalbine Düşen Bir Nefes
Kadın istihdamımı? Aile istihdamı mı?
Lütuf ve İmtihan Vesilesi İrade