Aydınlar Ocağı, İmam Birgivi’yi Konuk Etti!

Aydınlar Ocağı, her hafta Salı günleri birbirinden güzel, birbirinden ilgi çekici ve herkesin merakını uyandıran konularla; Kültür, sanat, edebiyat, tarih ve fikir adamlarının huzuruna çıkıyor. Salı sohbetleri rutin hale geldi. Mutlaka her Salı bir program vardır. Zira 23 yılı aşkındır, hiç aksatmadı, hiç inhiraf etmedi programlarında. Aylık program almayanlar olsa bile, her salıyı adet haline getirip, il halk kütüphanesi konferans salonuna saat 20.30 civarında uğrak vermesi yararlı olur. Bu hafta da ilgi çekici bir konu ile katılımcıların huzuruna çıktı. Konya il müftüsü değerli hocam Ahmet Poçanoğlu'nun ağzından İmam Birgivi'yi dinledik. Gerçekten çok değişik bir fikir ve düşünceye sahip, davasında, inancında kararlı bir âlimi can kulağıyla dinleme güzelliğine kavuştuk. Her zaman olduğu gibi bir kez daha Aydınlar Ocağı'na teşekkür ederim.

Vefatının 445. Yılında İmam Birgivî'yi anlatan Konya İl Müftüsü Ahmet Poçanoğlu, "İmam Birgivî son derece dürüst, bilgili ve davâsında samimi bir insandı. Birgivî'yi biz zamanın ve çağının keskin kılıncı olarak tanıyoruz. Yâni Kur'an ve Sünnete dönme, selefi salihin yolunda yürüme, bid'at ve hurafeler ile özellikle sem-i şerife uymayan hususlar konusunda hakikaten samimi bir keskin kılınç! Davâsında samimi bir insandı” dedi.

 

KONYA'DA TARİKAT-I MUHAMMEDİYYE DERSLERİ BAŞLIYOR

Konya Müftüsü Ahmet Poçanoğlu, İstanbul'a giderek Mehmet Emin Saraç Hoca'dan İmam Birgiv'i'nin Tarikat-ı Muhammediyye adlı eserini okuyarak icazet aldığını, "Tarikat-ı Muhammediyye” kitabının yakın zamanda Kapu Camii'nde cemaate ders olarak okutulacağını da ifade etti.

İmam Birgivî, 27 Mart 1523 tarihinde Balıkesir'de doğduğu ve 1573'te veba hastalığına yakalanarak İstanbul'da vefat etti. Camilerde vaaz veren Birgivî, halkı Kur'an ve Sünnet'e uymaya davet etti ve zamanında kabirler üzerine türbe yapılması, buralarda mum yakılması, ücret karşılığında Kur'an okunması gibi bid'atler ile bâtıl itikatlar ile kadılar arasında rüşvetin yaygınlaşması, zengin çocuklara ücretle ilmî payelerin verilmesi gibi meşru olmayan uygulamalara karşı mücadele etti.

PARA VAKIFLARI GÜNÜMÜZDE "FAKTORİNG” OLDU


Birgivî, Faiz ihtimalinden dolayı para vakfetmenin caiz olmadığını savunmuştur. Fıkıhta Hanefi, itikatta Maturidi olan ve günümüzdeki Selefi düşünceden ayrı bir görüşte olan Birgivî, para vakıflarıyla ilgili düşüncelerinden yola çıkarak şu ifadeleri savunuyor:

Poçanoğlu; "Mudarebe yoluyla paranın kâr etmesi mes'elesi, keşke devam edebilen bir müessese olsaydı da kanaatim odur ki; biz, zamanımızdaki kurumlardaki sistematiği Londra'dan ithal edeceğimize Osmanlı'dan aktarıp gelmiş olsaydık belki de daha yerli, daha üzerinde konuşulmuş daha anlaşılan bir sistemi de oturtmuş olurduk. Osmanlı'da Kanuni dönemindeki Para Vakıfları, günümüzde faktöring (borç verme ve destekleme)dediğimiz piyasaya paranın temin edilmesi vakıflarıdır.” Diye fikrini beyan etti.

 

TARİKAT-I MUHAMMEDİYYE 400 SENEDEN BERİ OKUTULUYOR


Halkın bid'atleri terketmesinden ümidini kesen İmam Birgiv'i, İstanbul'a giderek Bayramîye tarikatı Şeyhi Abdullah Karamanî'ye intisab edip, izdivaya çekilmiştir. Birgivî, ibadeti zorlaştıran her şeye bir tavır koymuş ve Osmanlı Sultanı II. Selim'in hocası Birgili Ataullah Efendi tarafından Birgi'de yaptırılan medreseye müderris olarak tayin edilen Birgivî, ilmî ehliyetiyle kısa zamanda meşhur olmuştur.

Birgivi'nin "Vasiyetname”si Türkçe bir ilmihal niteliği taşımaktadır. Arap gramerine dair yazdığı eserleri ile özellikle Tarikat-ı Muhammediyye” adlı eserinin dört yüz küsur seneden beri okunmuş ve günümüzde de hâlâ okunmaktadır.

Poçanoğlu ayrıca, Osmanlı'nın yıkılmasının belirtilerinin 17.yüzyılda ilmîye sınıfının itibarını kaybetmesiyle başladığını da sözlerine ekledi.

Güzel bir akşamdı. Kültürle, edebiyatla, tarihle dolu bir zaman geçirdik. Gönlünü, ruhunu doldurmak ve doyurmak, dilârâ tavırlara şahit olmak isteyenleri Salı günleri Aydınlar Ocağı'na bekliyoruz.


Yazarın Diğer Yazıları