Bir Kitap, Bir Dipnot ve Bir Medeniyet Meselesi
Özbekistan Mergilan Şehrinde Muhteşem Bir Merkez: Burhaneddin el-Marğinani İlim, Eğitim ve Turizm Külliyesi/ Kompleksi
AK Parti’nin Rantçı Şımarıkları
BEN İNSANIM
İSLÂMİ NATO’NUN AYAK SESLERİ
Türk Lirasıyla Yapılan Dış Ticarette Rekor Artış
ŞAKA MI, SAYGISIZLIK MI ???
Beşten Dördü Gitti, Biri Kaldı!
Mekke Anlaşması
ÇİN TİYATROSU VE BİZİM FİGÜRAN GAZETECİLER
ATA YURDU AYMANAS
OSMANLIDA BİR RAMAZAN NASIL GEÇERDİ?-2-
TÜRKİYE’NİN AFRO-AVRASYA’NIN BÜTÜN ENERJİ VE TEDARİK KORİDORLARINDA VE HATLARINDA YÜKSELEN GÜÇ ETKİSİNİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI MİMARİSİ DAHA DA DERİNLEŞİYOR.
GENÇLİĞİMİZİ ve GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDEN EN BÜYÜK TEHDİT UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI BELASI
TOPLUMSAL YOZLAŞMA VE OKUL MEZUNİYET PARTİLERİ
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
Aymanas
Yeşile boyanmış bahçesi bağı,
Sevdiğim mahalle şirin Aymanas,
Herkesi sarıyor dostluğun ağı,
Sevdiğim mahalle şirin Aymanas!
Dostluk bahçelerinde koşuyorduk,
Konya lehçeleriyle coşuyorduk,
Saf çocukluğumuzu yaşıyorduk,
Sevdiğim mahalle şirin Aymanas!
Tozlu sokaklarda oyun oynadık,
İksirli suyunu içtik doymadık,
Komşumuzdan kötü sözler duymadık,
Sevdiğim mahalle şirin Aymanas!
İlgiyle büyüdük bu yörelerde,
Büyüğe saygı vardı törelerde,
Arıyorum her an acep nerelerde?
Sevdiğim mahalle şirin Aymanas!
Bahar aylarında çiçek açardı,
Rengarenk gülleri koku saçardı,
Bülbül aşka gelir serden geçerdi,
Sevdiğim mahalle şirin Aymanas!
Tüm çocukluğuma el âlem tanık,
Verdiğim emeğe melalim tanık,
Camiler ezanlar hilalim tanık,
Sevdiğim mahalle şirin Aymanas!
Aymanas (Aya Mannis veya Aya Manos), Osmanlı döneminde bir köydür. Manosya isimli bir Hıristiyanın isminden dolayı bu semte; "Aymanas” adı verilmiştir. "Manosya” olarak da söylenir. Semt, Büyük Aymanas ve Küçük Aymanas olarak ikiye ayrılmaktaydı. Halk;
-"Aymanas” ismi,"Ayminas” isimli bir gayri Müslimden dolayı bu ismi almış” diyor.
Aymanos, XV. Yüzyılda Konya'ya bağlı bir köydü. Ahalisi, XVI. Yüzyılda, öşürden muaf olmak için Konya merkezine göç etti. Bu nedenle Aymanos, Konya'nın sayfiyesi haline geldi. Nitekim XVIII. Yüzyılda bağ ve bahçeleri ile meşhur bir yöre idi. Sonradan Konya ile birleşerek bir semt haline gelmiştir.
Küçük Aymanas; Kalfalar Mahallesi olarak isimlendirildi. Hacı kaymak Camiinin ilerisinde yol ikiye ayrılır. Sağdaki yoldan Hasan Köy'e gidilir. Hasan Köy; bugün mahalle olmuştur.
Kerpiçten, iki katlı, Önünde seki, avlu ve küçük bir bahçesi olan evde dünyaya geldim. Arka tarafta; büyük bir üzüm bağı ve meyve ağaçları bulunuyordu. Her türden meyve mevcuttu.
Üzüm bağı, benim mekânımdı. Bağdaki ağaçlar, sıcaktan koruyan şemsiye görevi görüyordu. En sakin, en asude yerdi bağ. Havası temiz, yeşiller arasında, şırıl şırıl suyun aktığı bir ortam. Cennetten bir köşe sanki. Huzuru, sükunu bağda, ağaçların altında bulurdum.
Yaz gelip havalar ısındığında çıplak ayakla dolaşır, dikenler, taşlar ayağımı yaralardı. Buna rağmen ben, hiç aldırmaz hiçbir şey olmamış gibi davranırdım. Oyuncaklarımı kendim yapardım; telden ve gazoz kapaklarından şakşak araba yapmayı severdim.
Velespit, en çok sevdiğim bir binekti. Ama alacak paramız yoktu. Evimize gelen misafirlerin velespidini kaçırmak, gizli gizli binmek çok hoşuma giderdi.
Bağ bozumunda evde ve komşularda büyük bir telaş başlardı. Mahallede imece usulüyle kışa hazırlık için kayısılar kurutulur, reçeller yapılır, pekmez kaynatılır, turşu kurulurdu…
Sabah erkenden kalktım. Babam ve annemle birlikte Sabah namazını kıldıktan sonra bağa gittik pekmezlik üzümleri küfelere koymaya başladık. Küfeler dolunca sırtlayıp çaraşlara döküyordum. Çaraşta üzümleri çiğnemeye bayılırdım. Yorulmuştum. Keşke bu çalışmada annem de olsaydı. O da çok istiyordu böyle zevkli bir işte çocuklarıyla birlikte olmayı. Hastalık yıpratmış, yerinden kalkamaz hale getirmişti. Daha önceleri, sağlığı yerindeyken çocukları ile birlikte arı gibi çalışır, yardım etmeye gayret ederdi. Havuzdan çıktım, ağacın altına geçip uzaklara dalıp gittim. Bir anda gözlerim doldu ve;
"Nerdesin anam? Senin olmadığın yerde işler tatsız, yaşamamın manası yok.” gözyaşlarıma hakim olamıyordum.
Vakit ilerlemişti. Yapacak iş çoktu. Bu günün işini yarına bırakmamalıydım. İşleri tamamen babama bırakıp gitmek olmazdı. Hemen yerimden doğruldum, tekrar çaraşa indim, üzümleri çiğnemeye başladım. Üzümler çiğnendikçe çaraşın musluğundan akan şıralar, kaplarla büyük kazanlara dökülüyordu. Ateşin üstünde pekmez kıvama gelinceye kadar yardımcı olan komşular hep birlikte;
Bağa girdim üzüme
Diken battı dizime
Eğildim çıkartmaya
Yar göründü gözüme
Bağa girdim nar için
Gül kopardım yar için
Gece gündüz dolaştım
Kara gözlü yar için
Bağa girdim budanmış
Bağa bülbül dadanmış
Ben sevdim alamadım
Yari yad eller almış
Bağa girdim nar için
Gül kopardım yar için
Gece gündüz dolaştım
Kara gözlü yar için türküsünü mırıldanıyorlardı
ATA YURDU AYMANAS
MESELELERE KUR’AN PENCERESİNDEN BAKMAK
“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
DURMADAN YAZIYORUM VE YAZACAĞIM
YER GÖK ALBAYRAKTI!
RABBİM, ÜLKEMİZİ HER TÜRLÜ MUSIBETTEN MUHAFAZA EYLE!
KONYA’MIZIN KIRMIZI GÜLÜ
KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI
SEN SENİ BİL SEN SENİ
SELÇUKYA KÜLTÜR SANAT DERNEĞİ OLARAK BELEDİYELERDEN İSTEKLERİMİZ