Bir Kitap, Bir Dipnot ve Bir Medeniyet Meselesi
Özbekistan Mergilan Şehrinde Muhteşem Bir Merkez: Burhaneddin el-Marğinani İlim, Eğitim ve Turizm Külliyesi/ Kompleksi
AK Parti’nin Rantçı Şımarıkları
BEN İNSANIM
İSLÂMİ NATO’NUN AYAK SESLERİ
Türk Lirasıyla Yapılan Dış Ticarette Rekor Artış
ŞAKA MI, SAYGISIZLIK MI ???
Beşten Dördü Gitti, Biri Kaldı!
Mekke Anlaşması
ÇİN TİYATROSU VE BİZİM FİGÜRAN GAZETECİLER
ATA YURDU AYMANAS
OSMANLIDA BİR RAMAZAN NASIL GEÇERDİ?-2-
TÜRKİYE’NİN AFRO-AVRASYA’NIN BÜTÜN ENERJİ VE TEDARİK KORİDORLARINDA VE HATLARINDA YÜKSELEN GÜÇ ETKİSİNİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI MİMARİSİ DAHA DA DERİNLEŞİYOR.
GENÇLİĞİMİZİ ve GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDEN EN BÜYÜK TEHDİT UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI BELASI
TOPLUMSAL YOZLAŞMA VE OKUL MEZUNİYET PARTİLERİ
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
Her ümmet, cemaat ve topluluk içinde, inancı farklı olduğu halde bunu açığa vurmayan, inanmış görünerek durumu idare eden ve amacına ulaşmayı hedefleyen insanlar vardır. Nifak danilen bu davranış biçiminin sebebi; ya kişinin ve grubun zayıf olması veya taktik ve yöntem olarak bunu tercih etmesidir.
Hz. Peygamber ve Müslümanlar, Mekke döneminde müşriklerle mücadele ettiler. Medine’ye göç edince müşriklere iki sınıf inkarcı daha katıldı: Yahudiler ve Münafıklar. Müslümanlar medine’ye gelmeden önce oradaki halka üstünlük sağlamış bulunan ve onları sömüren Yahudiler, Hz. Peygamber ve ashabının oraya intikalinden sonra üstünlüklerini kaybedip, giderek azınlık durumuna düştüler.
Bunu kendileri veya menfaatleri için uygun bulmayan bir kısım Yahudiler, sözle Müslüman olduklarını ifade etmiş, İslam toplumunun içine girmiş, topluma zarar vermek ve onu içerden çökertmek için ellerinden geleni de geri koymamışlardır. Resulullah medine’ye geldiği sırada, buranın yöneticiliğine hazırlanan Abdullah bin Übey de benzer bir beklenti içine girmiş, ancak bu beklentisi gerçekleşmeyince, Hz. Peygamber’e ve Müslümanlara kin beslemiş, fakat inkarcı olarak kalması halinde onlara fazla zarar veremeyeceğini anlayıp, bedir savaşı sonrasında Müslüman olduğunu açıklamıştır.
Ölünceye kadar nifak hareketinin, münafıklığın başını çeken Abdullah bin Übey, Müslümanlar aleyhine her türlü; entrika, hile, ayak oyunları, yalan, düzmece haberler üretmiştir. Allah, Hz. Peygamber’e, münafıkları açıkladığı halde, bunlar görünürde Müslüman oldukları, çevre onları Müslüman bildiği için Hz. Peygamber, “Muhammed, arkadaşlarını da öldürüyor” şeklinde bir propagandanın yayılmasını önlemek için münafıkları teşhi etmemiş ve suçları sabit olmadıkça cezalandırmamıştır.
İman yönünden münafıklık yanında bir de ahlak yönünden münafık vardır. Hz. Peygamber, müminlerin bundan da sakınmalarını istemiştir. Bu konuda şöyle buyurur;
“Münafığın üç alameti vardır: Haber ve bilgi verdiğinde yalan söyler, söz verdiğinde yerine getirmez ve kendisine bir şey emanet edildiğinde hıyanet eder.”
Kalbi bozuk olan münafıklar, Allah’ın peygamber’e ve müminlere çeşitli lütuflarını gördükçe, İslamın adım adım tamamlanarak yerleştiğini müşahede ettikçe haset ve kinleri artmakta, bu da bozuk kalplerini daha bozuk hale getirmektedir.
Münafıklık, iki yüzlülük bir ahlaksızlıktır. Nifak devam ettikçe bozukluk da nicelik ve nitelik yönünden artarak devam eder.
Nifak, fitne, yalan, iftira, küfür, insanlara kumpas kurmak… birer toplumsal hastalıktır. Altında; menfaat, çıkar, maddiyat, makam hırsı, tahakküm ederek yönetme hasleti, hınç, öfke, intikam yatmaktadır. Böyle hastalığa tutulanlar, devletin her kademesine sessizce sızıp, zamanla güçlenip, kuvvet bulunca amaçlarına ulaşmak için en yakınını bile harcamaktan çekinmemektedir!
Allah, Müslümanları uyarmakta, münafıkların şerrine uğramamak için mücadele edilmesini istemektedir. “Allah yolunda her şeyinizle cihat ediniz” ifadesi içinde bu da vardır. Cihad’ı sadece; kılıçla, savaşla, kavgayla, kırarak, dökerek… şeklinde anlamamalıdır. Hayat bir cihattır, yaşadığımız sürece nefsimizle mücadele bir cihattır, hem de en büyük cihat!
ATA YURDU AYMANAS
MESELELERE KUR’AN PENCERESİNDEN BAKMAK
“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
DURMADAN YAZIYORUM VE YAZACAĞIM
YER GÖK ALBAYRAKTI!
RABBİM, ÜLKEMİZİ HER TÜRLÜ MUSIBETTEN MUHAFAZA EYLE!
KONYA’MIZIN KIRMIZI GÜLÜ
KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI
SEN SENİ BİL SEN SENİ
SELÇUKYA KÜLTÜR SANAT DERNEĞİ OLARAK BELEDİYELERDEN İSTEKLERİMİZ