Bir Kitap, Bir Dipnot ve Bir Medeniyet Meselesi
Özbekistan Mergilan Şehrinde Muhteşem Bir Merkez: Burhaneddin el-Marğinani İlim, Eğitim ve Turizm Külliyesi/ Kompleksi
AK Parti’nin Rantçı Şımarıkları
BEN İNSANIM
İSLÂMİ NATO’NUN AYAK SESLERİ
Türk Lirasıyla Yapılan Dış Ticarette Rekor Artış
ŞAKA MI, SAYGISIZLIK MI ???
Beşten Dördü Gitti, Biri Kaldı!
Mekke Anlaşması
ÇİN TİYATROSU VE BİZİM FİGÜRAN GAZETECİLER
ATA YURDU AYMANAS
OSMANLIDA BİR RAMAZAN NASIL GEÇERDİ?-2-
TÜRKİYE’NİN AFRO-AVRASYA’NIN BÜTÜN ENERJİ VE TEDARİK KORİDORLARINDA VE HATLARINDA YÜKSELEN GÜÇ ETKİSİNİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI MİMARİSİ DAHA DA DERİNLEŞİYOR.
GENÇLİĞİMİZİ ve GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDEN EN BÜYÜK TEHDİT UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI BELASI
TOPLUMSAL YOZLAŞMA VE OKUL MEZUNİYET PARTİLERİ
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
Ne Rüzgârıma tül,
Ne fırtınama talan lazım.
Ne tahtıma kul,
Ne bahtıma yalan lazım!
Bana bir ben,
Bir de beni anlayan lazım!
Dilruba, Farsça bir kelime olup; Anlamı: “Gönül kapan, gönül alan” demektir. 'Dil', Farsçada 'gönül' demektir. 'Ruba' ise 'hırsız'. İkisi birleşince; Gönül çalan, gönül kapan, gönül alan olur.
Buradan hareketle; insana hoş gelen, insanları birbirine kenetleyen, yakınlaştıran, dostluk bağlarını perçinleyen, moda tabirle barışı sağlayan, İslâm'ın aradığı bir insan modelidir.
Kâmus-ı Türkî'de Dilruba; “Gönül alan, gönül kapan, herkesi kendine âşık ve meftun eden.” anlamlarına gelir. Gönül, sadece fiziki olarak kadına yönelmez. Yalnızca herkesi kendine âşık ve meftun eden dilberler değildir. Ruh alemini süsleyen, ruha şifa veren, tabir yerindeyse terapi olacak kadar psikolojik açıdan insana rahatlama sağlayan insanlar, manzaralar, yaratılmışlar vardır.
Edebiyat dünyasında, tasavvuf aleminde, yaşadığımız atmosfer içinde o kadar “DİLRUBA”lar var ki! Yeter ki biz bunları tespit edip, ortaya çıkarabilelim.
Mesela Tasavvuf alemindeki “DİLRUBA”lardan söz edecek olursak, hz. Mevlana'yı, Şems-i tebrizi'yi, İbn-i Arabi'yi, Sadreddin konevi'yi ve bu değerlerin ışık aldığı sevgili peygamberimiz ve diğer peygamberleri hatırlamamak, onların nurlarından yararlanmamak, bir çeşit iksir olan güzel halleriyle gönlümüzü sislememek mümkün değildir.
Kur'anın şu ifadeleri, Dilrubaların çok sayıda olduğunu, insana bir sevinç, rahatlama ve mutluluk verdiğinin açık örnekleridir;
“O yedi göğü tabaka tabaka yaratandır. Rahman'ın yaratışında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Bir kere daha bak! Hiçbir çatlak ve düzensizlik görüyor musun? Sonra tekrar tekrar bak; bakışların aradığı çatlak ve düzensizliği bulamayıp, âciz ve bitkin halde sana dönecektir.” (MÜLK/3-4)
“Rahman, Kur'an'ı öğretti. İnsanı yarattı. Ona düşünüp ifade etmeyi öğretti. Güneş ve ay bir hesaba göre hareket etmektedir. Otlar ve ağaçlar Allah'a boyun eğerler. Göğü yükseltti ve ölçüyü koydu….” (RAHMAN/1-2-3-4-5-6-7)
“Allah yeri yaratıklar için var etti. Orada meyveler ve salkımlı hurma ağaçları vardır. Yapraklı taneler, hoş kokulu bitkiler vardır. O halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?” (RAHMAN/ 10-11-12-13)
“üstlerindeki göğe bakmazlar mı? onu nasıl bina ettik, nasıl donattık! Onda hiçbir düzensizlik ve eksiklik yoktur. Yeryüzünü de yaydık ve orada sabit dağlar yerleştirdik. Orada her türden iç açıcı çift bitkiler bitirdirk.”(KÂF/6-7)
“Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, gölgeler içinde ve pınar başlarındadırlar! Canlarının çektiği meyveler içindedirler! Yapkata olduğunuz şeyler karşılık âfiyetle yiyin. Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.”(MÜRSELAT/41-42-43-44)
“Şüphesiz Allah'a karı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş; bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır. Orada ne bir boş söz işitirler, ne de bir yalan!”(NEBE'/31-32-33-34-35)
“İman edip Salih amel işleyenlere gelince; onlara içinden ırmaklar akan cennetler vardır. İşte bu, büyük başarıdır.”(BURUC/11)
“(Cennette) boş söz işitmezler. Yalnızca meleklerin, “selam” deyişini işitirler! Orada sabah akşam rızıkları da vardır. İşte bu, kullarımızdan Allah'a karşı gelmekten sakınanlara miras kılacağımız cennettir!” (MERYEM/62-63)
“Her kim, O'na (Allah'a) Salih ameller işlemiş bir mümin olarak varırsa, işte onlar için en yüksek dereceler, içinden ırmaklar akan, içinde ebediyen kalacakları Adn cennetleri vardır. İşte bu, günahlardan sakınanların mükafatıdır!”(TÂ-HÂ/ 75-76)
“Bu, bir öğüttür. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için elbette güzel bir dönüş yeri, kapıları kendilerine açılmış olarak Adn cennetleri vardır! Onlar orada koltuklara yaslanmış olarak pek çok meyveler ve içecekler isterler! Yanlarında gözlerini kendilerinden ayırmayan yaşıt eşler vardır!”(SÂD/ 49-50-51-52)
“Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise güvenli bir yerdedir. Bahçelerde ve pınar başlarında! İnce ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyinerek karşılıklı otururlar! İşte böyle! Ayrıca onları iri siyah gözlü hurilerle evlendirmişizdir! Orada güven içinde her türlü meyveyi isterler!”(DUHAN/51-52-53-54-55)
ATA YURDU AYMANAS
MESELELERE KUR’AN PENCERESİNDEN BAKMAK
“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
DURMADAN YAZIYORUM VE YAZACAĞIM
YER GÖK ALBAYRAKTI!
RABBİM, ÜLKEMİZİ HER TÜRLÜ MUSIBETTEN MUHAFAZA EYLE!
KONYA’MIZIN KIRMIZI GÜLÜ
KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI
SEN SENİ BİL SEN SENİ
SELÇUKYA KÜLTÜR SANAT DERNEĞİ OLARAK BELEDİYELERDEN İSTEKLERİMİZ