SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
Şehir Diplomasisinde Tarihi Konya Zaferi
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
Cevher mi, Cüruf mu, Köpük müyüz?
BU ONUR KONYA’NIN, BU BAŞARI UĞUR İBRAHİM ALTAY’IN
IBAN hesaplarıyla ilgili yeni düzenleme yolda
TÜRKİYE’NİN ÇELİK ZIRHI: CUMHUR İTTİFAKI...
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
“İYİ Kİ VARSINIZ“
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
EN İYİ ARKADAŞIM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
Bir düşünür, mahkemeye düşmüş. Hakim; "Sen, dinin, devletten ayrılamayacağını, dinsiz devlet olamayacağını söylemişsin. Bu sözünle laikliğe aykırı konuşmuş, karşı gelmiş oluyorsun…” deyince, mütefekkir; "hakim bey, çayın içine şeker koymazsan bu nasıl bir çay olur?” Diye sorunca Hakim; "şekersiz çay” demiş. "Pekiyi, yemekte tuz olmazsa, ona nasıl yemek dersiniz?” diye ikinci soruyu sorunca, Hakim, "tabii ki tuzsuz yemek” cevabını vermiş. Mütefekkir; "O zaman siz söyleyin hakim bey, dini devletten ayırırsan, bu nasıl bir devlet olur?” diye sorunca hakim; "dinsiz devlet” demiş. Bu cevabı işiten mütefekkir; "valla hakim bey, siz de, "dinsiz devlet” dediniz. Benim suçum yok” cevabını yapıştırmış.
Konya Aydınlar Ocağında Salı sohbetleri programında Selçuklu Veziri Nizamülmülk ve Siyasetnâme'si anlatıldı. "Nizamülmülk, ünlü eserinde din ve devleti iki kardeş olarak kabul ediyor”.
Araştırmacı yazar Derya Karakaya, konferansında; "Selçuklu döneminin en önemli devlet adamlarından birisi olan Nizamülmülk, 10 Nisan 1018'de Horasan'ın eski kültür merkezlerinden Tûs şehrine bağlı Nukan kasabasında dünyaya geldi. Babasının Ali Bin İshak olduğunu ve annesini de çok ufak yaşlarda kaybetti. Asıl adı Hasan bin Ali bin İshak et-Tûsî olan Nizamülmülk, 11 yaşlarında hafız oldu ve Şâfi mezhebi üzerine fıkıh tahsilinde bulundu.
Nizamülmülk idareciliğe babasıyla birlikte Horasan'da başladı ve 1040 Gazneliler ile Selçuklular arasında yapılan Dandanekan Savaşından sonra Selçuklulara hizmet vermeye başladı.
ATABEK UNVANI İLK DEFA KULLANILDI
1063 yılında Alp-Arslan'ın veziri olan Hasan bin Ali'ye, Alparslan resmen tahta çıktıktan sonra 1064'te Halife tarafından "Nizamülmülk” ünvanı verildi. Alparslan döneminde her sefere katılan Nizamülmülk, Türklere Anadolu kapılarını açan 1071 Malazgirt Meydan Muharebesinde, Terken Hatun'la birlikte Hemedan'a askeri yardım toplamak için görevlendirildiği için katılamadı. Atabek ünvanını ilk kullanan vezir Nizamülmülk olmuştur.
Hilafet ile saltanatın birbirine karıştırılmamasına büyük gayret göstermiş Melikşah ile Nizamülmülk arasındaki ayrılıklar 1081'de başlamıştır.
Son derece ileri görüşlü olan Nizamülmülk, sultanın meşruiyetini her zaman halifeden önde tutmuş ve hilafet ile saltanatı birbirine karıştırmamış, hilafet ile saltanat arasındaki dengeleri korumak için siyasi evlilikleri desteklemiştir.
Nizamülmülk, devlet teşkilatında İslâm hukukuna uygun mahkemeler kurdurmuş, özellikle Büyük Selçuklu Devleti'nin kurulmasında ve fetihlerde göçebe Türkmenlerin, büyük faydası görüldüğünden dolayı eski yaşamlarına dönmemeli ve yerleşik hayata geçmeleri için İKDA sistemini geliştirmiştir.
Dinî ve ilmî çalışmalara büyük önem veren Nizamülmülk, bugünkü üniversitelerin temellerini atacak olan Nizamiye Medreselerini açmış, kütüphaneler ve ribatlar kurarak ilim ve tasavvuf erbabına maaşlar bağlamıştır.
"DİN VE DEVET İKİ KARDEŞTİR”
O dönemde Batınîlik ve Karmatîlik gibi İslâm dünyasına çok büyük zararları olan bâtıl tarikat, mezhep ve fikirlerle hem askerî yönden hem de ilmî açıdan büyük mücadele eden Nizamülmülk, dini açıdan şafi mezhebine bağlıydı ve bu mezhebin en parlak dönemi Nizamülmülk döneminde yaşanmıştır.
Karakaya, 1064'den 1092'ye kadar 29 sene Selçuklulara vezirlik yapan Nizamülmülk tarafından 1086'da yazılmaya başlanan "Siyasetname” adlı eserden de bahsetti.
"Sultan Alparslan tarafından kaleme alınması istenilen ve Selçuklular tarafından devlet yönetiminde müracaat edilen kaynaklardan birisidir. "Nizamülmülk, Siyasetnamesinde sadece nasihat vermekle yetinmiyor ve olayları naklediyor, Büyük Selçuklu Devletinin teşkilatını, işleyişi, askerî, siyasî, malî ve hukukî yapısını, aksayan taraflarını ve bu yönde alınması gereken tedbirleri, müesseselere işlerlik kazandırılması gereken düzenlemeleri ele alıyor. Halkın durumuyla ilgili bilgiler aktarıyor. Eserinde sultanı din ve dünyevî otorite olarak görüyor ve din ile devleti iki kardeş kabul ediyor. Sultanı halifeye karşı savunmakla beraber dini işlerde o işin uzmanlarına danışmasını tavsiye ediyor. Nizamülmülk 16 Ekim 1092'de vefat ediyor.”
SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
BİLMEK YETMİYOR
DÜNYAYA GELMEKLE İŞ BİTMİYOR
UBUNTU
ULUSLARARASI İSLÂMÎ İSTİŞARE
MÜSLÜMANIN HAYATI HİCRETTİR
HAYATIMIZI NASIL GEÇİRİYORUZ?
HAYAT DEDİĞİMİZ
ACI BAŞLANGIÇ, HAYIRLI SONUÇ!
YAZMAK, DÜNYANIN EN MUTLULUK VEREN İŞİ