Hiç Biriniz Masum Değilsiniz

Yılın ilk saatlerinde, yeni bir yıla girme arifesinde terör, kirli yüzünü yine gösterdi. Terör, nedense hep Türkiye’de arzı endam ediyor. Hep, ülkemizi hedef alıyor. Bu yönüyle Türkiye; hep kahır çekiyor! Etraftan sırtlanlar, canavarlar, it sürüleri, ihanet odakları…saldırmaktan uzak kalmıyor.
Bütün terör örgütlerinin üssü, dışarısı. Dışarıdan dizayn ediliyor, dışarıdan planlanıyor, dışarıdan senaryolaştırılıyor. “Tel’in ediyoruz, kınıyoruz” sözlerine benim karnım tok. Bakınız yine aynı saçmalıkları yaptılar;   
İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, İstanbul Ortaköy'de “terörizme karşı çıkmayıp ortadan kaldırmadığımız sürece bir virüs gibi kimseye acımayıp herkesi müptela edeceğini göstermiş oldu" dedi.
"ABD ve Türk kurumları terörle mücadelede yakın istişare içindedir,  buna terör tehdidi şüphelerine ilişkin bilgi paylaşımı da dahildir. Bu iş birliği, bizler ortak terör tehdidiyle mücadele ederken sürecektir."
Ortaköy saldırısı ABD ve Avrupa'daki saldırılara benziyor….
ABD’li yetkilinin; “bu iş birliği, bizler ortak terör tehdidiyle mücadele ederken, sürecektir.” Cümlesine dikkat edin. Bu sözün mefhumu muhalifi; “Bizlerle ortaklığı bitirirseniz, biz de her türlü terör faaliyetlerini başınızdan eksik etmeyiz” anlamı taşır. 
Yut dışından birçok kınama mesajları var. O mesajları siz, kendinize saklayın. Tatlı dil kullanır görünüp, dilin arkasındaki ihanet acılığına son vermedikçe, hepiniz teröristlerin elinden silahları almadıkça, teröristlere destek vermeyi bırakmadıkça, insanlar yanında; “hainsiniz, teröristsiniz, ihanete ortaksınız.” 
Yüze gülerek kuyu kazmayı bırakın artık. Dost görünüp, hainlik etmeyin. Şirinlikler yapmayın. Böyle yaptığınız için burnunuz, Pinokyo burnu gibi uzuyor. Sözleriniz, uygulamalarınızla çelişiyor!    
Diyanet İşleri Başkanının sözlerini benimsiyorum. Evet bu, bir vahşettir. Ama bu tür vahşetler durmadan işleniyor, durmadan; hiçbir şeyden haberi olmayan masum insanlarımızın kanına giriliyor.  
 
YOLLAR!
 
Yollar var; ince uzun,
Yollar var doğru düzgün!
Yollar var, yare götürür,
Yollar var; yara getirir! 
Yollar, sılaya gider;
Dosta selam götürür!
Yollar var; girildiği gibi bitmez;
Sarp, yokuşlu, beş para etmez...
Gideceğin yere salimen gitmez!
Yol; bir ömür, yol; bir an...
Yol; vuslat, yol; hicran...
 
 
Hasret Kaldık!
 
Artık güneş neşesiz, ay durgun,
Yıldızlar küskün, hepsi dargın,
Sabah olmuyor, vakitler yorgun.
Kıpkırmızı dünya, yeşile hasret kaldık,
Gülmeyi unuttuk, kin gayyasına daldık!
Neden selamlaşmıyor millet? 
Kim, kime ne etti? 
Riyanın kol gezdiği zamanda insanlık bitti!
Hasret kaldık dostluğa, insanlık arıyorum;
Gözlerim kapalı, karanlıkta yürüyorum…
Bir cılız ışık var, sönecek sanıyorum.
Umut denen nedir, yenir mi bilmem,
“Beklemeye” sabır denir mi bilmem! 
El attığım her şey elimde kaldı,
Güvendiğim dağları çoktan karlar aldı!
Gülmek mi? O da ne? 
Aklım iflas etmiş daha ne?

Yazarın Diğer Yazıları