İMAN NEDİR BİLİR MİSİNİZ?

İman; “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” sorusuna; çekinmeden, şüphe etmeden; “evet Rabbimizsin” diyebilmektir.

İman; görünmeyene bağlanmak, O’nun dediklerini eksiksiz yapmaktır.

İman: özgür olmak, kendi aklını kullanmaktır.

İman; Cennete giren Âdem’in, yasak ağaçtan yedikten sonra cennetten kovularak yeryüzüne indirilmesi sonunda pişman olarak; “Rabbimiz! Biz nefsimize zulmettik. Eğer bizi mağfiret etmez, merhamet te bulunmazsan,  zalimlerden oluruz!” diyerek, gözyaşı dökmek,  gönlün yanması ve sol yanın ağrı hissetmesidir.

İman; suyun olmadığı zamanda gemi yapabilmek, alay edenlerin alayına aldırmamaktır.

İman: Hz. İbrahim'in, ateşe atıldığı zaman gösterdiği metanettir! Hz. Hacer'in, kuş uçmaz, kervan geçmez Mekke'ye, oğlu İsmail ile tek başına bırakıldığı zaman sabretmesi ve Allah'a tevekkül etmesidir! Hz. İsmail'in, babası, İbrahim tarafından kurban edilmek üzere yere yatırılınca; "babacığım! gözlerimi bağla, ola ki, merhamete gelir de kesmekten vazgeçersin" diye, Allah'tan gelen emre bağlı kalması ve babasına itaat etmesidir!

İman: Peygamberlerin, gerçek insanların tevhit mücadelesi, “La”dan, “illa”ya yükseliş, “La” yı inkâr, “illa”yı tasdiktir.

İman: Hz. Hatice'nin, sevgili peygamberimizin tebliğine, hiç tereddüt etmeden "evet" demesidir! 

İman; zalimin karşısında, Hakkı haykırmak; "Ey kafirler, ben sizin taptığınıza tapmam, siz de, benim taptığıma tapmazsınız. Sizin dininiz size, benim dinim banadır" diyebilmektir! 
İman: Allah yolunda, canıyla, malıyla, kanıyla mücadele etmek, dik durmak, dosdoğru olmaktır!

İman: Sözün bittiği yer. İman, yaşanan bir olaydır. İmanda söz, yerini sükuta bırakır.  Görelim Mevla neyler, neylerse güzel eyler diyebilmektir.

 İman, Elif olmak, emir olunduğu gibi dosdoğru davranış sergilemektir.

İman; yalnız başına, karanlıkta, kimse görmediği halde; kendini oto kontrole tabi tutmak, bir gözetleyen var diyebilmektir.

İman; vicdanın sesini dinlemek, yanımızda çalıştırdıklarımızı kendi çocuklarımız gibi görerek hak ihlali yapmamaktır.

İman; aklımızı, cinsiyet organımıza bağlamamak, kadınları sadece cinsi bir obje olarak görmemektir.

İman; devlet mumunu devlet işinde, kendi mumunu kendi işinde kullanmak, kalp ile, beyni birlikte çalıştırmaktır.

İman; Kur’anın bütün hükümlerini, şüpheye düşmeden kabul etmek, bütün peygamberleri benimsemektir.

İman: Denizin yarılıp, geçilecek bir yol olacağına inanmak, ay’ın yarılacağı, yıldızların döküleceği, güneşin ışığının kaybolup karanlıkların basacağı, dağların yürütüleceği, ölülerin mezarlarından, sabahleyin yataklarından kalktıkları gibi kalkacaklarına inanmaktır.

İman. Allah’tan başka ilah olmadığına, Hz. Muhammed (SAV)’in O’nun kulu ve elçisi olduğuna kalben inanıp, dil ile söylemek, her daim bunu uygulamaya koymaktır.

İman; tagut’a bel bağlamamak, şeytanların yolunda gitmemek, puta, insana, mala, mülke tapınmamak, dünyanın üstümüze binmemesi, dünyanın üstüne binmektir. Dünyaya kullandırılmamak, dünyayı kullanmaktır. 

İman: Nemrutlara, Firavunlara, zalimlere, kafirlere, Allah’a kafa tutanlara kafa tutmaktır.

İman; Din, Kur’an, Ezan, kutsal değerler, ırz, namus ve vatan söz konusu olduğunda gözünü budaktan sakınmamaktır.

İman: Allah’ın dinini savunmak, yaşamak ve yaşatmak için hicret etmek, gönülleri fethetmektir.

İman; yaratanın; dünyayı direksiz, dayanaksız, insanlar için yarattığını, güneşi, ayı, geceyi ve gündüzü insanların hizmetine sunduğunu bilmek, bu güzellikleri hep akılda, gönülde tutmak, her an Allah’ı hatırlamaktır.

İman: bir damla sudan insanın yaratıldığını düşünmek, bu sudan; gözler, kulaklar, eller, ayaklar, saçlar ve düşünebilen akıl yaratıldığının idraki içinde olmaktır.

İman: İnsan olmak, medeni olmak, aklını, beynini, düşüncesini, fikrini… Sadece Allah için kullanmaktır.


Yazarın Diğer Yazıları