SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
Şehir Diplomasisinde Tarihi Konya Zaferi
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
Cevher mi, Cüruf mu, Köpük müyüz?
BU ONUR KONYA’NIN, BU BAŞARI UĞUR İBRAHİM ALTAY’IN
IBAN hesaplarıyla ilgili yeni düzenleme yolda
TÜRKİYE’NİN ÇELİK ZIRHI: CUMHUR İTTİFAKI...
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
“İYİ Kİ VARSINIZ“
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
EN İYİ ARKADAŞIM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
"Her nefis ölümü tadacaktır” buyurur rabbimiz.
"Kabirleri ziyaret ediniz. Kabirler insana ölümü hatırlatır, kalbi yumuşatır”,
"Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalışın”
"Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin”
der sevgili peygamberimiz.
Mezarlara girince ne hissedersiniz? Ölüm denilince nasıl bir his içine girersiniz? Mutlaka; annenizi, babanızı, kardeşinizi, eşinizi, çocuğunuzu, sevdiğinizi…mezara götüren olmuştur, hem de kendi elleriyle. Hiç kabir taşı okudunuz mu? Neler yazdığını hafızanıza nakşettiniz mi?
Sevdiklerimizi kabirlere gönderdikten sonra başaımızı ellerimizin arasına alıp derin derin düşündük mü? Düşünüyor muyuz? Bu dünyanın geçici olduğu, her doğanın mutlaka öleceği ve mezara gömüleceği, dünyada iken yaptıklarının hesabını vereceği, kabrin ya cennet bahçesi veya cehennem çukuru olacağı anlayışıyla tefekküre dalıyor muyuz? Ölümden ibret alıyor muyuz? Ölümün her an bizimle olduğuna kafa yoruyor muyuz?
Ölümün; yaşı, rengi, ırkı, cinsiyeti, dini, makam ve mansıbı yoktur. Mearlara girdiğimiz zaman dünyaca zenginlerin de, yüksek makam sahiplerinin de, Firavunların, Nemrutların, Şeddadların, Ebrehelerin, Ebu cehillerin, Dermesillerin…de mezara gittiğini mezarların; zalimlerle dolu olduğunu görürüz. Önemli olan mezarda rahat etmemiz için; Allah'ın emir ve direktifleri doğrultusunda hareket etmek, dünyayı cehenneme çevirmemek, soykırım yapmamak, zulme çanak tutmamak gerekir.
Baktığımız zaman insanların; makamlarını kullanarak insanlar üzerinde tahakküm kurduklarını, makamlarından güç almaya ve dolayısıyla bulundukları konumlarını kötüye kullandıklarını görüyoruz. Sanki hiç ölmeyecek, dünyada ebedi kalacaklarını sanıyorlar. Ama şunu unutuyorlar; her canlı mutlaka Allah'ın huzuruna gidecek ve yaptıklarının hesabını verecektir. Dünyada hoş bir seda bırakmak isteyenlerin; Allah'ın yolunda doğru dürüst gitmesi gerekir.
Kabir Taşları!
Mezarın yazısı, her bir hecesi,
Alanlara mesaj, kabir taşları,
Ya aydınlık bahçe, ya da gecesi,
Kalanlara mesaj, kabir taşları!...
Sessizdir sakini, sinde yatanlar,
Hayatta idiler, bitti o anlar,
Bir şey fısıldıyor, dilsiz mekânlar,
Bulanlara mesaj, kabir taşları!...
Dünyaya gelen can, bir gün ölecek,
Kaçış mümkün değil, herkes gelecek,
İyi yaşayana, müjde olacak,
Bilenlere mesaj, kabir taşları!...
Ârifin alimin taşları farklı,
Çocuğun annenin yaşları farklı,
Şehidin gazinin işleri farklı,
Gelenlere mesaj kabir taşları!
Ölüm Dediğin
Ezan sala arası kısacık an,
Saatler çalıyor geçiyor zaman,
Gelenler gidiyor dönüyor devran,
Her tarafta bulur ölüm dediğin!
Doğanlar şahittir bunu biliyor,
Yazılmış ahittir canı alıyor,
Bak güneş batıyor akşam oluyor,
Yaşayanı alır ölüm dediğin!
Makama mansıba aldanma sakın,
Ensende soluyor vakit çok yakın,
Ahlaklıca yaşa şerlerden sakın,
Tüm evlere dalar ölüm dediğin!
Değişmez gerçektir cinsi dengi yok,
Dini anlayışı ırkı rengi yok,
Avazı soluğu hiç ahengi yok,
Ömrümüzü eler ölüm dediğin!
Tahtları sarayı hep bıraktırır,
Şanları şöhreti bir gün yaktırır,
Hak bilmeyenlere yaşlar döktürür,
Hep acılar salar ölüm dediğin!
Saçları ağartır dişi döktürür,
Ayakların tutmaz beli büktürür,
Gözlerin seçemez gözlük taktırır,
Gençliğini çalar ölüm dediğin!
Herkes binecektir o tahta ata,
Vedalar ettirir tüm saltanata,
"Şeb-i arus”larla en son vuslata,
Sevdiğine güler ölüm dediğin!
Yüzüme baktım da, çizgiler olmuş,
Gözlerin feri yok, morlukla dolmuş,
Şakaklarım çökmüş, benzim de solmuş,
Gece gündüz gelir ölüm dediğin!
Boşa geçirmişim, bunca zamanı,
Gelmeyecek sandım, Hakkın fermanı,
Kalmadı, tükendi dizin dermanı,
Zamanını bilir ölüm dediğin
SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
BİLMEK YETMİYOR
DÜNYAYA GELMEKLE İŞ BİTMİYOR
UBUNTU
ULUSLARARASI İSLÂMÎ İSTİŞARE
MÜSLÜMANIN HAYATI HİCRETTİR
HAYATIMIZI NASIL GEÇİRİYORUZ?
HAYAT DEDİĞİMİZ
ACI BAŞLANGIÇ, HAYIRLI SONUÇ!
YAZMAK, DÜNYANIN EN MUTLULUK VEREN İŞİ